İran basınından seçmeler
İran basınından ele alacağımız ilk gazete Cumhuri İslami gazetesi.
Cumhuri İslami gazetesinde İslami Şura Meclisi Başkanı Ali Laricaninin, Mina faciası, Suud rejiminin kifayetsizliğini ortaya koyduğunu vurgulaması, İran Cumhurbaşkanı Ruhaninin Katar Emiri Şeyh Tamim bin Hamd Al-i Sani ile telefon görüşmesinde Kurban bayramını kutlaması, Polonyalı rafineri yöneticilerinin talebi üzerine bu ülkenin İran’ın en büyük Avrupalı petrol alıcısı konumuna geleceğinin duyurulması, Rio’da devam eden Paralimpik oyunlarında İranlı atlet Seccad Muhammedianın gülle atmada gümüş madalya kazanması gibi haberlere yer verilirken, İran İslam Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Behram Kasıminin, İran’ın her zaman Suriye’de ateşkesi desteklediğini ve o ülke halkının tümünün insani yardımlardan yararlanmasını desteklediğini söylemesini konu eden bir yazı dikkatimizi çekiyor. Yazıda kısaca şunları okuyoruz:
...***
Kasımi yaptığı açıklamada, ABD ve Rusya arasında Suriye’de ateşkes yapılmasına dair anlaşmalarına değinerek, ‘Bu ateşkes IŞİD, El Nüsra Cephei ve ondan ayrılan yeni gurupları kapsamamakta ve uluslararası camia tekfirci, radikal terörizmle ciddi ve şartsız mücadelesine devam etmeli’’ dedi.
Kasımi, ‘Son birkaç aydaki tecrübelere dayanarak, ateşkesin kalıcı ve uygulanabilir olması ve teröristlerin güç toplanması için bir fırsat olarak değerlendirilmemesi gerekir. Suriye hükümetinin belirttiği gibi, tekfirci-terörist gurupların ateşkese bağlı kalmamaları geçmiş ateşkes faaliyetlerini başarısız kılmıştır ve kalıcı bir ateşkes sınırların kontrolü ve teröristlerin yanı sıra mali ve silah yardımların geçişlerine izin verilmemesine bağlıdır’’ dedi.
Kasımi, ateşkes zamanında insani yardımların tüm Suriye’ye dağılması gereğini vurguladı.
...***
Hemşeri gazetesinde, düzenin Yararını Teşhis Konseyi Başkanı Ali Ekber Velayetinin, Suriye’deki ateşkesin teröristlerin güçlenmesi yönünde kullanılmaması gerektiğini ifade etmesi, güvenilir bir kaynağın, Van’da yaşanan patlama olayında 8 İranlının yaralandığını bildirmesi, Yemen inkılap komiteleri komutanlarından Ali Hamzaninin, Necran’da düzenlenen özel operasyonda Suud ordusunun iki istihbarat subayı esir alındığını belirtmesi gibi haberler göze çarparken, Tahranda Ayetullah Ahmet Hateminin, Kurban Bayramı Namazı hutbelerinde Al-i Suud’un Haremeyn’i yönetmeye layık olmadığı vurgusunu yaptığını konu eden bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:
...***
Tahran’daki Kurban Bayramı Namazı Ayetullah Seyyid Ahmet Hatemi’nin imamlığında eda edildi.
Bayram Namazı hutbelerinde İslami mezheplerin yakınlaşması konusuna değinen Ayetullah Hatemi, Şii ve Sünni müslümanların ortak düşmanları ABD karşısında durarak, “Kahrolsun Amerika” sloganı atmaları gerektiğinin altını çizdi.
Mina’daki faciaya da işaret eden Ayetullah Hatemi, “Bu faciada 7 bin müslüman ‘Lebbeyk’ diyerek, Al Suud’un cinayetleri ateşinde yandı. İnkılap Rehberi’nin hac merasimi mesajında zaten bu konu en iyi şekilde açıklanmıştır” dedi.
Ayetullah Ahmet Hatemi, “Mina’daki faciada Suud yönetimi hem suçlu hem de canidir. Hacılara su bile ulaştırmadılar. İran Kızılay Kurumu mensuplarının da imdat için devreye girmesine mani olarak, büyük cinayet işlediler. Bu caniler İslami mahkemede yargılanmalıdır” ifadelerinde bulundu.
Ayetullah Hatemi, “Mina faciası Al Suud’un Haremeyn-i Şerifeyn’e ihanet ettiğini gösterdi. Onlar hac merasimini yönetmeye layık değildir. Dinsiz Suudi müftülerinin cinayetleri Suudi yetkililer karşısında o kadar da küçük kalmaz. Bu müftüler Suud yönetimi cinayetlerini yanlış ve mantıksız açıklamalarla örtbas etmeye çalışıyor” diye söyledi.
Mina’da hayatını kaybedenlerin arasında 37 İslam ülkesinden hacıların bulunduğunu hatırlatan Ayetullah Hatemi, “İran’dan başka hiçbir ülkeden itiraz sesi yükselmedi. Bu kadar da mı dünyaperestlik olur. İslam ülkeleri bu facia karşısında sus payı aldı” diye konuştu.
...***
İRNA haber ajansı internet sitesinde düzenin yararını teşhis konseyi stratejik araştırmalar merkezi başkanı Ali Ekber Velayetinin Suriye'deki ateşkesin teröristlerin güçlenmesi yönünde kullanılmaması gerektiğini ifade etmesine dair bir yazı dikkatimizi çekiyor. Yazıda kısaca şunları okuyoruz:
...***
Velayeti yaptığı açıklamada, barışın, ateşkes ve savaşın durdurulmasının herkes tarafından istendiğini belirterek, ateşkesten Suriye devleti ve milletinin düşmanlarının kötü niyetli yararlanması durumunda bu ateşkesin yararlı olmayacağını belirtti.
Ateşkesin tüm tarafların anlaştığı takdirde yararlı olacağını ifade eden Velayeti, bu hususta özellikle asıl taraf olan Suriye’nin görüşlerinin ve onayının önemli olduğunu ayrıca İran ve Hizbullah ve Suriye’ye yardım eden diğer müttefiklerinin de fikirlerinin önemli olduğunu söyledi.
Geçen sefer yapılan ateşkeste olduğu gibi bu sefer ateşkesin terörist gurupların güçlenmesi için kullanılmaması gerektiğini ifade eden Velayeti, bu ateşkesin asıl hedefinin teröristlerin muhasarasında bulunan insani yardıma ihtiyaç duyan halka yardımın ulaştırılması olduğunu söyledi.