İran basınından seçmeler
İran basınından ele alacağımız ilk gazete Risalet gazetesi.
Risalet gazetesinde Suud rejimi savaş uçaklarının Yemen'i bombardıman etmeyi sürdürmesi, Siyonist rejim askerlerinin Batı Şeria'da Filistin'li protestoculara baskın düzenlemesi, Bahreyn'de dikta Halife rejimine karşı halk ayaklanmasının devam etmesi gibi haberlere yer verilirken, Suudi Arabistan'ın Yemen'de işlediği cinayetleri konusunda Batı'nın sessiz tavrına karşı Amerika'lı analist James Jatras'ın değerlendirmesini konu eden bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:
...***
Amerikalı analist James Jatras Batı'nın, Suudi Arabistan'ın Yemen'deki cinayetlerine sessiz kalmasının nedenleri ile ilgili değerlendirmelerde bulunarak, Amerika, Fransa ve İngiltere'nin bu cinayetlerindeki rolüne dikkat çekti.
Amerikalı analist bu bağlamda şu ifadeleri kullandı: Asıl rezalet şudur; Amerika, İngiltere ve diğer ülkeler Suudi Arabistan'ın ne yaptığını çok iyi biliyorlar ancak hiçbir şey yapmadıkları gibi hatta onları destekliyorlar. Suudiler, Yemen'de ciddi anlamda battılar ve hedeflerine ulaşamadan hem itibarlarını hem de büyük paralar kaybettiler.
Suud rejimi Yemen'deki sivil halktan birçok grubu tahrip edilmiş evlerin enkazı altında gömmüştür ve bu uygulamayı halen devam ettirmektedir.
Söz konusu analist, Suud rejiminin Yemen'de işlediği cinayetlerinden dolayı uluslar arası mahkemelerde yargılanması gerektiğini sözlerine ekledi.
...***
Risalet gazetesinde BM'nin Bahreyn'de insan hakları durumunun kaygı verici olduğunu duyurması, Siyonist rejim cezaevlerindeki bir Filistin'li esirin şehit düşmesi gibi haberler ön plana çıkarılırken, Bahreyn'de halife rejiminin halka yönelik uyguladığı hak ihlallerine karşı uluslararası af örgütünün tepkisini konu eden bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:
...***
Uluslararası Af Örgütü Bahreyn’deki en önemli Şii gruplardan olan El-Vifak Hareketinin tasfiye edilmesini kınadı.
Uluslararası Af Örgütünün araştırma bölümü müdürü Philip Luther bu bağlamda yaptığı açıklamada şöyle dedi: El-Vifak’ın tasfiye edilme kararının onaylanması açık bir şekilde ifade özgürlüğüne saldırı ve Bahreyn hükümetinin küstahça eleştirileri bastırmaya çalışması demektir. Bahreyn yetkilileri, El-Vifak Hareketinin barışçıl eylemlerden öte bir faaliyette bulunduğuna dair hiç bir belge sunmamıştır. Bahreyn Hükümetinin baskıcı eylemlerinin daha da yayılmasıyla birlikte, El-Vifak Hareketi de bu ülkede reformlar yapılmasını istemiştir.
Bahreyn Adalet Bakanlığı daha önce 14 Haziran 2016’da El-Vifak Hareketinin faaliyetlerini askıya almıştı.Bahreyn’deki mahkeme aynı zamanda El-Vifak Hareketinin mal varlığına el konulması ve Halife rejiminin hazinesine gönderilmesi kararını vermişti.
El-Vifak Hareketi 2001 yılında Bahreyn’de Şiiler tarafından kurulmuştur. Bu hareket Bahreyn meclisinde Şiilere ayrılan 18 sandalyeyi 2010 yılında almayı başarmıştır.El-Vifak Hareketinin tasfiye edilme kararı, BM Genel Sekreteri Ban Ki Moon ve Bahreyn’in Washington ve Londra’daki müttefiklerinin eleştirisine neden olmuştur.
Bahreyn rejimi son aylarda baskıcı eylemlerine devam ederek, El-Vifak Hareketi Genel Sekreteri Şeyh Ali Salman’ın cezasını iki katına çıkarmış bulunuyor.
...***
Fars haber ajansı internet sitesinde 4 İsveç'li ziyaretçinin Mutahhar Rezevi Türbe'de İslam dinini benimsemesiyle ilgili bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:
...***
4 İsveç'li ziyaretçi, Mutahhar Rezevi Türbe'ye gerçekleştirdikleri ilk ziyarette, şehadet kelimesini dile getirerek, Şia fıkhı uyarınca İslam dinini benimsedi.
Astan News'un bildirdiğine göre söz konusu İsveç'li ziyaretçilerden biri olan Lif Yuns Epelgern, İslam dinini benimsemesiyle ilgili muhabirimize verdiği demeçte, "İslam dinini seçmemin asıl sebeplerinden biri, geçen sene Müslüman olan eşimin, İslam dinini seçmem konusunda bana yardımcı olmasıydı"dedi.
Kendi ülkesinde güvenlik güçlerinde danışmanlık görevinde bulunduğunu kaydeden yeni Müslüman olmuş İsveç'li ziyaretçi, "birçok genci doğru yolda hidayete erdirmeye çalışıyorum. Allah Teala da bu yolda değerli hidayet nimetini bana bahşetti."ifadesini kullandı.
İsveçli ziyaretçi Epelgern açıklamasını şöyle sürdürdü:İslam dini insanın derinden değişime uğraması ve maneviyata bürünmesine neden oluyor. Birçok tarihi kitap ve Kur'an-ı Kerimi dikkatle okudum ve ardından Müslüman olmaya karar verdim.