İran basınından seçmeler
İran basınından ele alacağımız ilk gazete Cumhuri İslami gazetesi.
Cumhuri İslami gazetesi haftalık siyasi yorum yazısında geçen hafta boyunca dünya genelinde en önemli gelişmeleri okuyucularla paylaşıyor. Suud rejimi savaş uçaklarının Yemen’in çeşitli bölgelerine saldırılarını sürdürmesi, Siyonist rejimin Gazze’ye saldırı düzenlemesi, Suriye ordusunun ülkenin Batı bölgelerinde teröristlere ağır darbe indirmesi gibi haberlere değinilen yazıda, Bahreyn gelişmelerini konu eden satırlar ön plana çıkarılıyor. Konuya ilişkin kısaca şunları okuyoruz:
...***
Bahreyn’li aktivist Şeyh Ali El-Kerbabadi Bahreyn’de yas merasimi sırasında Aşura sembollerine yapılan saldırının Suudilerin emriyle gerçekleştiğini ve Halife rejiminin bu konuda pek fazla otoritesi olmadığını vurguladı.
Halife rejiminin geçmiş yıllardaki gibi Aşura ve Muharrem yas merasimlerinin sembollerine saldırmaya başladığını kaydeden Bahreyn’li aktivist şöyle dedi: Geçmiş yıllarda Halife rejimi Camilerde konuşma yapan ve yas merasimini icra eden kişileri sorguluyordu. Olay öyle bir boyuta vardı ki, kişiler hatta üzerinde Aşura ile ilgili mezhebi sloganların yazıldığı bayraklar nedeniyle bile sorgulamaya tabi tutulmaya başladı.
Halife rejiminin halka diz çöktürmenin, halkın dini ve Aşura değerlerini hedef alarak mümkün olabileceğine inandığını kaydeden söz konusu aktivist, bu yüzden her yıl Muharrem ayında mezhebi merasimlerin hedef alındığına şahit olunduğunu söyledi.
Halife rejiminin son yıllardaki eylemelerinin Suudilerin yeşil ışık yakmasıyla arttığını kaydeden aktivist, şöyle dedi: Bahreyn’in mezhebi dosyasının Suudilerin elinde olduğunu ve Al-ı Halife’nin bunun üzerinde pek fazla otoritesi olmadığını söyleyebiliriz. Suudiler bölgedeki mezhebi çatışmaların temel nedenidir ve Bahreyn’deki mezhebi konular hakkında onlar karar almaktır.
Bahreyn’li aktivist, Halife rejiminin Siyonist rejim ile olan ilişkisi hakkında ve Bahreyn Dışişleri Bakanının Şimon Peres’in ölümü nedeniyle bu işgalci rejime başsağlığı mesajı göndermesiyle ilgili olarak şunları söyledi: Bahreyn âlimleri bu konuda uygun bir bildiri yayınladı ve Bahreyn halkının Siyonist rejim ile ilişkileri normalleştirme ve bu rejimi resmi olarak tanıma hakkındaki görüşünü çok iyi bir şekilde açıkladı. Bazı Arap rejimlerin geçmişte de Siyonist rejim ile ilişkisi bulunmaktaydı ama bu ilişki gizliydi ve Katar’lılar ya da başka yollarla sağlanmaktaydı ama bugün bu ilişki aleni hale geldi.
...***
Cam-ı Cem gazetesinde Bahreyn’de despot Halife rejimine karşı protesto gösterilerinin devam etmesi, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’un, ABD ile yaptıkları Suriye anlaşmalarının Washington'un tutumundaki belirsizlik nedeniyle askıya alındığını söylemesi gibi haberler göze çarparken, Türkiye’nin Irak’taki askeri varlığına karşı Irak halk güçlerinin tepkisini konu eden bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:
...***
Irak halk güçleri komutanları, Irak topraklarında maceracılık peşinde olan Türk askerlerine karşı koyabilecek güçte olduklarını vurguladı.
Irak halk güçleri komutanlarından Cevad Talibavi bir kez daha halk güçleri Irak ordusunun yanında Musul’u kurtarma operasyonuna katılacağını belirtti.
Musul’un bölünmesi ile ilgili spekülasyonları değerlendiren Talibavi, Irak halk güçleri bu kentin bölünmesine yönelik her türlü komploya karşı duracağını ve gerektiğinde komplocuları yok edeceklerini ifade etti.
Talibavi ayrıca Irak’ta Amerikalı müsteşarların sayısının artmasını da şaibeli bir durum niteledi.
...***
Fars haber ajansı internet sitesinde tekfirci teröristlerin bölgedeki varlığıyla ilgili Lübnanlı Siyasi Araştırmacı Enis Nakkal’ın açıklamasını konu eden bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:
...***
Lübnanlı Siyasi araştırmacı Enis Nakkal, tekfirci örgütlerin bölgedeki faliyetlerine dikkat çektiği açıklamasında tekfirci örgütlerin siyasi mantığının bölgenin geleceğinde hiçbir şekilde yeri olmadığı, bu örgütler hedeflerine ulaşma konusunda başarılı olamayacaklarını söyledi.
Nakkal, Fars Körfezi ülkelerine ait medya kuruluşlarından birçoğunun tekfirci örgütlere destek verdiğine işaret ederek sözlerini şöyle sürdürdü: Bizim tek zayıf noktamız şudur; Arap medyasının birçoğu Fars Körfezi ülkelerinin dolarlarıyla beslenmektedir ve bununla birlikte bizim medya savaşımız eşit şartlarda değildir ancak kesinlikle bu savaşta zafer bizim olacaktır; çünkü bu savaş hakkın batıla karşı bir savaşıdır ve kesinlikle hak tarafı kazanacaktır.