İran basınından seçmeler
İran basınından ele alacağımız ilk gazete Cumhuri İsalmi gazetesi.
Cumhuri İsalmi gazetesinde, İslami İran Milli Güvenlik Yüksek Konsey Sekreteri Ali Şemhani’nin Suudilerin Yemen'e tecavüzünde Amerika'nın ortak olduğunu ve cevap vermesi gerektiğini söylemesi, Suudi Arabistan savaş uçaklarının Yemen’e hava saldırılarını sürdürmesi, Irak Meclisi Yüksek İslam Konseyi Başkanı Ammar el-Hekim’in, Türkiye dahil hiç bir yabancı gücün Musul'un kurtarılış operasyonuna müdahale hakkına sahip olmadığını söylemesi gibi haberlere yer verilirken, Suud rejiminin Yemen’e saldırılarına dair Lübnan Hizbullah Hareketi Yürütme Konseyi Başkan Yardımcısı Şeyh Nebil Kavuk’un açıklamasını konu eden bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:
...***
Lübnan Hizbullah Hareketi Yürütme Konseyi Başkan Yardımcısı Şeyh Nebil Kavuk, Arabistan tarafından Yemen’de işlenen cinayetlerin Siyonist rejimin Gazze’de işlediği cinayetlerden daha fazla olduğunu belirtti.
Lübnan ve Lübnan’ın geleceği tekfirci terörizm ile Suriye’de mücadeleye bağlandığını kaydeden Şeyh Nebil Kavuk, şöyle dedi: Bizim tekfirci projeye karşı zaferimiz Lübnan içindir. Çünkü bu zaferle tekfircilerin tehlikesinden güvende olacağız.Tekfirci proje; Amerika, Arabistan ve Siyonist İsrail tarafından desteklenmektedir ve Direniş eksenini hedef alan bu proje, bu ekseni zayıflatıp kuşatma altına almaya odaklanmıştır. Bizim Suriye’de savaşmamız bu projenin başarısız olması anlamına gelmektedir ve Lübnan’ı tehlikeden korumaktadır.
Şeyh Nebil Kavuk konuşmasının devamında; Arabistan’ın Yemen’deki ablukasını kınayarak, bu ablukanın Siyonist İsrail’in Gazze’ye karşı uyguladığı ablukadan daha fazla olduğunu ve Arabistan’ın Yemen’de işlediği cinayetlerin de Korsan İsrail’in Gazze’de işlediği cinayetlerden daha çok olduğunu söyledi.
Arabistan’ın eli, Suriye, Irak ve Yemen’de masum insanların kanına bulnadığını kaydeden Şeyh Kavuk, şöyle dedi: Suudi Arabistan bölgedeki bazı Arap ülkelerin koalisyonu ile birlikte, Yemen’in istifa eden Cumhurbaşkanı Mansur Hadi’yi yeniden iktidara geçirebilmek için, 26 Mart 2015’ten itibaren Yemen’e karşı geniş çaplı saldırılar başlattı.
Suudi Koalisyonu tarafından düzenlenen bu saldırılarda şimdiye kadar aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu binlerce Yemenli hayatını kaybetti ve on binlerce kişi de mülteci durumuna düştü.Bu saldırılarda Yemen’in altyapı ve sağlık hizmetlerinin yüzde 80’i de zarar gördü.
...***
Risalet gazetesinde Siyonist işgalcilerin Batı Şeira’da 10 Filistin’liyi gözaltına alması, Suud rejiminin Yemen halkına yönelik işlediği vahşi cinayetlerine karşı Yemen din alimlerinin Suud rejimine karşı genel seferberlik çağrısında bulunması gibi haberler göze çarparken, Bahreyn güvenlik güçlerinin ülke genelinde Muharrem merasimlerini bastırmasıyla ilgili bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:
...***
Bahreyn’de dikta Halife rejiminin halka yönelik baskıcı politikalarının devamında Bahreyn güvenlik güçleri, ülke genelinde 9 bölgeye saldırarak Muharrem merasimlerini bastırdı ve Aşura sembollerini ve Muharrem ayı simgelerini tahrip etti.
Bahreyn güvenlik güçlerinin Muharrem afişleri ve bayraklarını söküp çıkarmak istemesinin ardından bazı bölge sakinleri ve güvenlik güçleri arasında çatışma çıktı. Dikta Halife rejimi güvenlik güçleri geçen haftadan şimdiye kadar 35 defa çeşitli bölgelerde Muharrem merasimlerine saldırdı. Güvenlik güçleri Diyah bölgesindeki bütün matem merasimi heyeti başkanlarını polis merkezlerine götürerek sorguya aldı. Aynı zamanda Diyah bölgesi sakinleri de şehirde protesto eylemleri düzenleyerek, Halife rejimi güvenlik güçlerinin muharrem merasimlerine karşı düzenledikleri saldırılardan duydukları öfkeyi dile getirdi.
...***
Fars haber ajansı internet sitesinde bölge gelişmelerine dair Kutsal Rezevi külliyenin mütevellisi Ayetullah Seyyid İbrahim Reisi’nin değerlendirmesini konu eden bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:
...***
Kutsal Rezevi külliyenin mütevellisi Ayetullah Seyyid İbrahim Reisi, bölge gelişmeleri üzerine yaptığı açıklamada, Suriye cephesi küresel istikbara karşı direniş cephesi olduğunu belirterek Suriye’de tekfirci terör örgütleri ile mücadele aslında bir ülkeyi savunma meselesi olmadığını ve esas İslam’ı ve insaniyeti savunma meselesi olduğunu vurguladı.
Bugün Afrika’da Şeyh Zekzaki taraftarları da direniş cephesinin bir parçası olduğunu kaydeden Horasan dini ilimler merkezleri yüksek konseyi üyesi Ayetullah Reisi sözlerini şöyle sürdürdü:Biz Suriye cephesini kendi cephemiz olarak biliyoruz, zira bu konuda sadece bir ülke veya bir coğrafya değil, İslam dünyasının güvenliği söz konusudur ve eğer kutsal türbeleri savunan mücahitlerin ve İslam savaşçılarının direnişi olmasaydı, bugün Tahran’da IŞİD ile savaşmak zorunda kalacaktık.
Ayetullah Reisi, açıklamasının devamında Suud hanedanı Yezid düzeninin stratejik uzantısı olduğunu belirterek, bugün Suud hanedanının kullandığı edebiyatın da Yezid sülalesinin kameri 61 yılında kullandığı edebiyatın aynısı olduğunu belirtti.