Ekim 16, 2016 10:17 Europe/Istanbul

İran basınından ele alacağımız ilk gazete Keyhan gazetesi.

Keyhan gazetesinde İran’ın BM temsilcisi Alirıza Cihangiri’nin, terör örgütlerinin kimyasal silah kullanmaları ile mücadele edilmesi gerektiğini vurgulaması, Suud rejimi savaş uçaklarının Yemen’i bombardıman etmeyi sürdürmesi, Siyonist rejim askerlerinin Batı Şeria’da Filistinlilere yönelik baskın düzenlemesi gibi haberler göze çarparken, Türkiye’nin Irak’a yönelik maceracı girişimlerine karşı Kerbela Velayet İl Meclisi Başkan Yardımcısı Ali Maliki’nin açıklamasını konu eden bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:

...***

Kerbela Velayet İl Meclisi Başkan Yardımcısı Ali Maliki, resmi sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Irak topraklarında bulunan Türk askerlerini bir an önce çekilmeleri konusunda uyardıklarını belirterek şöyle dedi: Bu konu Irak’ın egemenliğini ihlal etmektir ve asla kabul edilemez. Kerbela’da bulunan Türk şirketlerinin işlerine son vereceğiz ve anlaşmalarını iptal edeceğiz. Türkiye cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Musul’un kurtarılmasında Türk ordusunun katılımı ile ilgili yaptığı açıklamaların kabul edilemez olduğunu kaydeden Maliki, “Musul, Irak ordusu ve Haşdi Şabi kahramanları sayesinde, teröristlerden kurtarılacaktır.” dedi.

...***

Risalet gazetesinde İslami İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Abbas Irakçi’nin, Bercam nükleer anlaşmasında sorunların karşı tarafın müsamahakar davranmasından kaynaklandığını açıklaması, İslami Şura Meclisi Başkanı Uluslar arası İşler Özel Yardımcsı Hüseyin Emir Abdullahian’ın Suriye krizini sonlandırmanın tek yolunun siyasi görüşmeler olduğunu söylemesi, Irak meclisi milletvekilleri Türkiye'nin Irak'taki askeri varlığını protesto ederek, Türkiye'nin cezalandırılmasını istemesi gibi haberlere yer verilirken, Suud rejiminin Yemen başkenti Sana’da bir cenaze evini vurmasının perde arkasına dari bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:

...***

Suudi Arabistan’ın Yemen’in başkenti Sana’da bir cenaze evini vurmasının ve 600’ün üzerinde kişiyi öldürmesinin yankıları sürüyor.

Savaş uçağı mühendisi ve eski Pentagon yetkilisi olan Pierre Sprey, katliamla ilgili önemli açıklamalarda bulundu.

Sprey’e göre, eğer saldırıyı yapan Suudi jetleri Riyad yakınlarındaki Prens Sultan üssünden kalktıysa, bunlar neredeyse kesinlikle ABD Hava Kuvvetleri tanker uçakları ile yakıt ikmali yapmıştır.Sprey, Yemen’e daha yakın bir bölgede de Kral Halid üssü olduğunu, ancak Husilerin Suudi Arabistan içindeki başarılı operasyonları nedeniyle Riyad’ın burada pek fazla uçak tuttuğunu düşünmediğini söyledi.

Eski bir özel kuvvetler askeri olan Michael Adams da, Suudilerin bu değerdeki savaş uçaklarını Yemen sınırına yakın bir üste konuşlandırmayacağını düşündüğünü aktardı. Huff’un verdiği bilgiye göre, ABD Nisan 2015’ten bu yana 5 bin 730 kez koalisyon uçaklarına yakıt ikmai yaptı.

Ayrıca, katliam bölgesinden çekilen fotoğraflarda, ABD yapımı Mark 82 bombasına da rastlanmıştı. Bu bombaları ABD Suudilere katliamdan kısa bir süre önce satmaya başlamıştı.

...***

Fars haber ajansı internet sitesinde Batı’nın Ortadoğu’da izlediği savaşçıl politikasına dair İngiliz siyasi aktivist John Rice’in değerlendirmesini konu eden bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:

...***

İngiliz siyasi aktivist John Rice, Batı’nın bölgede Suriye ve Yemen krizlerine yönelik çifte standart politikasına değindiği açıklamasında, İngiltere’nin Arabistan’ın Yemen cinayetlerine ortak olduğunu ifade etti.

Rice, Amerika ve müttefiklerinin ilk planının Irak’ı işgal edip bu ülkede Batı’nın çıkarlarını sağlayacak tarafları iktidar yapmak olduğu, fakat söz konusu stratejinin suya düşmesinin acı sonuçları Irak ve Suriye’yi kendi çemberi altına aldığını belirtti.

Batı’nın bölgeye yönelik savaşçıl politikasının IŞİD gibi terör örgütlerinin nemalanması ve böylece Irak ve Suriye’de terör belasının ayyuka çıkmasına neden olduğunu kaydeden Rice, Batı’lı siyasetçiler ve medya kuruluşlarının bölgedeki gerçekleri örtbas ettiklerini söyledi.

Londra’nın Riyad’la yakın ilişki içerisinde olduğu, bundan dolayı Suud rejiminin Yemen’de işlediği cinayetlere ortaklık ettiğini kaydeden söz konusu aktivist, Riyad rejimi sürekli Londra’nın desteği altında olduğu, zira İngiltere’den en büyük silah ve askeri teçhizat alımı gerçekleştiren ülkenin Arabistan olduğunu belirtti.