Ekim 19, 2016 11:12 Europe/Istanbul

İran basınından ele alacağımız ilk gazete Risalet gazetesi.

Risalet gazetesinde Yemen ordusu ve gönüllü halk güçlerinin saldırgan Arabistan’ın Güney bölgelerinde El-tale üssünün kontrolünü ele geçirmesi, Irak dışişleri bakanı İbrahim Caferi’nin Haşdi Şabi güçlerinin Musul operasyonlarına katıldıklarını söylemesi, Kudüs ve Mescidi Aksa enformasyon merkezinin siyonistlerin İslami kutsallıklara saldırılarının arttığını duyurması gibi haberlere yer verilirken, teröristlere destek veren ülkelerin Musul operasyonları esnasında teröristleri Suriye sınırından geçirme çabalarına karşı Suriye Silahlı Kuvvetler Genelkurmay Başkanlığının tepkisini konu eden bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:

...***

Suriye Silahlı Kuvvetler Genelkurmay Başkanlığı, Musul ile birlikte Irak’ın tüm bölgelerinin teröristlerden kurtarılması gerektiğini belirterek; “Suriye sınırından teröristleri geçirme çabaları Suriye hükümetinin hakimiyetini yok saymak anlamına gelmektedir.” açıklamasında bulundu.

Irak ordusunun Musul’u teröristlerin elinden kurtarma operasyonuna başlamasının ardından, terörizmim uluslararası destekçileri IŞİD teröristlereini Suriye sınırından kaçırabilmek için çare aradığına dikkat çekilen Suriye Silahlı Kuvvetler Genelkurmay Başkanlığı bildirisinde şu ifadelere yer verildi: Teröristlere kurtuluş yolu arayışlarının hedefi, bir yandan teröristleri korumak öte yandan terörizmin Suriye’deki varlığını desteklemektir. Teröristleri Suriye sınırından geçirmek için harcanan her türlü çaba Suriye hükümetinin hâkimiyetine karşı bir saldırıdır. Bunu yapacak herkese tüm imkanlarımız ve gücümüzle karşı koyacağız.

Bilindiği gibi Irak Başbakanı Haydar El-İbadi, pazartesi günü Musul’u IŞİD’in elinden kurtarma operasyonunun başlaması talimatını verdi.IŞİD terör örgütü 10 Haziran 2014’te Irak’ın en büyük ikinci şehri olan ve başkente 400 km mesafedeki Musul’a saldırmış ve şehri işgal etmişti.

...***

Cumhuri İslami gazetesinde İran yapımı Saika savaş uçakları Velayet Fedaileri hava tatbikatı çerçevesinde farazi hedefleri başarılı bir şekilde bombardıman etmesi, BM’nin Suriye özel temsilcisi İsmail Veled Şeyh Ahmed’in Yemen’e yönelik askeri saldırıların durdurulması gerektiğini duyurması gibi haberler göze çarparken, Musul operasyonlarına dair Irak’ın tanınmış Ehl-i Sünnet şeyhlerinden Sabah Matşar El-Şimri’nin değerlendirmesini konu eden bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:

...***

Irak’ın tanınmış Ehl-i Sünnet şeyhlerinden Sabah Matşar El-Şimri, tekfirci teröristlerle mücadele konusunda; Haşd El-Şabi ve Ehl-i Sünnet aşiretleri arasında kardeşlik, birlik ve dayanışma olduğunu ve Suudi rejimi Dışişleri Bakanının Haşd El-Şabi hakkındaki son iddialarının asılsız olduğunu belirtti.

Bazı politikacıların kullandığı tabir ve ifadelerdeki gibi Haşd El-Şabi ve Haşd-i Eşairi arasında hiçbir fark olmadığını kaydeden Irak’ın Salahaddin eyaleti Kurtarma Konseyi Üyesi Sabah Matşar El-Şimri, şöyle dedi: Haşd El-Şabi’nin bölgeye girmesinde hiçbir sorun bulunmamaktadır. Her ne kadar bazı politikacılar buna karşı çıksa da, bölge halkı bölgelerinin kurtarılması için Haşd El- Şabi’nin bölgelerine girmesini onaylamakta ve topraklarının kurtarılmasını istemektedir. Biz Musul’u IŞİD’in işgalinden kurtaracak herkesi destekliyoruz.

Suud rejiminin Şii kuvvetlerin Musul’a girmesi halinde ortalığın kan gölüne döneceği yönündeki iddialarına tepki gösteren El-Şimri, söz konusu iddiaların yalan olduğunu belirterek şöyle dedi: Eğer Suudiler bir İslam ve Arap ülkesiyseler, gelsinler ve ortalığın kan gölüne dönüşüp dönüşmediğini yakından görsünler.Ben tanınmış bir kişiyim ve bazı aşiretlerin can güvenliğinden sorumluyum. Ben birçok aşiretin de şeyhiyim. Şimdiye kadar kurtardığımız bölgelerde hiçbir sorun ve sıkıntıyla karşılaşmadık ve hiçbir kişi Haşd El-Şabi tarafından öldürülmedi.Ben ve aşiretim Haşd El-Şabi ile birlikte şehit verdik. Şehitlerimiz yan yana can verdiler. Hiçbir etnik ayrımda bulunan kişiye rastlamadık ve bölgenin kurtarılmasından sonra da Haşd El-Şabi bölgeden çıkarak, Hamrin dağları ve etrafındaki bölgelere konuşlandı.

...***

İRNA haber ajansı internet sitesinde Suriye konusunda yapılan son Lozan müzakerelerine dair Ortadoğu meseleleri uzmanı Sadullah Zarei’nin değerlendirmesini konu eden bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:

...***

Ortadoğu meseleleri uzmanı Sadullah Zarei,  Suriye ile ilgili son Lozan müzakerelerine dikkat çektiği açıklamasında, “bazı taraflar Suriye hakkındaki ilkesiz tutumlarında ısrarcı oldukları sürece, Lozan’dakinden farklı bir sonuç beklenemez” dedi.

“6 saatlik Lozan Zirvesi anlaşma sağlamak için düzenlenen bir zirve değildi. Anlaşma sağlanması için zirveye katılan tarafların, daha ılımlı olması gerekirdi”diyen Zarei, açıklamasını söyle sürdürdü: Müzakerede bulunacak taraflar Lozan’da bir araya geldiler ve hiçbiri siyasi tutumlarında bir değişiklik yapmadı. Amerika Dışişleri Bakanı müzakere sonunda, bu zirvenin BM Genel Sekreteri Temsilcisi Staffan De Mistura’nın katılımıyla 9 ülke arasında gerçekleşen görüşme ile düzenlendiğini açıkladı. Lozan’da yaşanan olay, şaşırtıcı bir gelişme değildi ve birçok batı ve bölge medyası daha öncesinden bu zirveden bir beklentileri olmadığını açıklamışlardı.Gelecekte, hatta Suriye’de siyasi çözüm sloganlarıyla yapılacak zirveler de sadece siyasi olacaktır ama siyasetin gereğinin esneklik olduğu unutulmamalıdır.

Zarei, siyasi çözümün, bölgedeki ve bölge dışındaki etkili unsurlarının ilkesiz tutumlarını değiştirmesine bağlı olduğunu sözlerine ekledi.