Ekim 25, 2016 10:57 Europe/Istanbul

İran basınından ele alacağımız ilk gazete Keyhan gazetesi.

Keyhan gazetesinde İslami İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Behram Kasımi’nin, haftalık basın toplantısında Arabistan’dan derhal Yemen topraklarından geri çekilmesini istemesi, Irak Başbakanı Haydar İbadi’nin Türkiye’nin Musul operasyonuna katıldığı iddiasının tamamen yalan bir iddia olduğunu vurgulaması, Irak Peşmerge güçleri komutanlarından Kıyaseddin Elsurçi’nin, Peşmerge güçleri TSK’dan Başika bölgesinde IŞİD’i hedef alması yönünde hiç bir talepleri olmadığını söylemesi gibi haberlere yer verilirken, Musul operasyonlarına dair Irak Gönüllü Halk Güçleri Sözcüsü Ebu Cafer El-Esedi’nin açıklamasını konu eden bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:

...***

Irak Gönüllü Halk Güçleri Haşd El-Şabi Resmi Sözcüsü Ebu Cafer El-Esedi, Musul sakinlerinin şehri kurtarmak için mücadeleye başladıklarını ve Irak kuvvetlerinin şehre yaklaşmasıyla birlikte gençler ve teröristler arasındaki çatışmaların artacağını vurguladı.

Musul’u kurtarma operasyonlarında IŞİD teröristlerinin ağır kayıplar verdiğini kaydeden Ebu Cafer, şöyle dedi: Irak kuvvetleri doğu, kuzeydoğu ve güneydoğu eksenlerinde iyi ilerlemeler kaydetmiş ve düşmanın savunma hattının çöküşüne neden olmuştur. Şimdiye kadar güney ve doğu ekseninde 40’tan fazla köy kurtarıldı. Irak kuvvetleri Bartala ve Hamdaniye bölgelerini tam anlamıyla kurtarmayı başardı ve bu kuvvetler Hamdaniye’nin kurtarılmasından sonra Irak bayrağını belediye binasına astı. Bugün de Irak Ordusu IŞİD’in Başika’daki son savunma hattını kırmayı ve şehrin merkezine doğru ilerlemeyi başardı.

Irak kuvvetlerinin Musul’a doğru ilerleyişinin son durumuna değinen El-Esedi, açıklamasını şöyle sürdürdü: Güney ekseninde konuşlanmış olan Irak kuvvetleri, Musul şehrine doğru 25 kilometre ilerlemiştir ve şimdi Musul’un 30 kilometre güneyinde bulunmaktadır. Doğu bölgesinden de emniyet güçleri ve ordu Musul’un 15 kilometre merkezine ulaşmıştır. Eğer operasyonlar bu şekilde devam ederse, Musul şehrinin merkezine ulaşmak ve bu şehri kurtarmak fazla zaman almayacaktır. Musul’u kurtarma operasyonlarının batı ekseni Musul ve Rakka arasındaki teröristlere yardım kanalını kesmektedir ve operasyonların en önemli eksenidir. Haşd El-Şabi kuvvetlerinin operasyonları birkaç gün içerisinde başlayacak, Musul şehri tamamen kuşatma altına alınacak ve teröristlere yardım sağlanan bütün yollar kesilecektir.”

...***

Risalet gazetesinde Yemen halkının saldırgan Suud rejimine karşı protesto gösterisi düzenlemesi, İslami Şura Meclisi Milli Güvenlik ve Dış Siyaset Komisyonu Başkanı Alaaddin Brucerdi’nin İran'ın, IŞİD ile en-Nusra terör örgütleri arasında hiç bir fark görmediğini ve Amerika'nın bölgede kontrollü bir krizi sürdürme siyaseti güttüğünü söylemesi gibi haberler göze çarparken, Arabistan ve Türkiye’nin bölgedeki siyasetlerine dair Mısır’lı siyasi analist Usame El-Delil’in değerlendirmesini konu eden bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberede kısaca şunları okuyoruz:

...***

Mısır’lı ünlü siyasi analist Usame El-Delil, Arabistan’ın geleceğini son derece tehlikeli olduğunu kaydettiği açıklamasında “Suudiler sadece Suriye’de değil, Irak’ta, Yemen’de, Libya’da ve Bahreyn’de de çok tehlikeli işler yapıyorlar. Bu politikalar Suudilerin çok ağır bedeller ödemesine neden olacaktır” dedi.

Suudiler sadece Suriye’de değil, Irak, Yemen, Libya ve Bahreyn gibi birçok bölgede de tehlikeli işlere el uzattığını kaydeden El-Delil, şöyle dedi: Bu politikalar Suudilerin ağır bedeller ödemesine neden olacaktır. Suudilerin bu ülkelerin iç işlerine müdahalede bulunmasının bedeli çok ağır olacaktır. Suudiler de kendi ulusal güvenlikleri ile hiçbir ilgisi olmayan konulara karışmalarının bedelini ödeyeceklerini çok iyi biliyor. Bu müdahaleler tehlikeleri arttırmış ve Suud rejimini tehdit etmektedir ve Suudilerin askeri, siyasi, ekonomik durumu için son derece tehlikeli etkileri ve sonuçları olacaktır. Şu an Suudilerin kısa vadede yenilgiler ve kayıplar yaşadığına şahit oluyoruz ve bunların uzun vadede etkileri ve sonuçları olacaktır ve bu sonuçlar bölgeyi de etkileyecektir.

“Türk askerlerinin Irak’ta bulunmasının asıl amacı ne Türkiye menfaatleri için ne de Musul’u kurtarma operasyonları içindir.”diyen El-Delil, açıklamasını şöyle sürdürdü: Onların Irak’ta bulunmasının asıl amacı, IŞİD’i desteklemektir. Türkiye’nin niyetinde samimi olmadığını önümüzdeki günlerde bütün dünya anlayacaktır. Onlar Musul topraklarına Osmanlı’dan kalan bir Türk toprağı olarak bakıyorlar ve bu durum çok tehlikelidir. IŞİD Türkiye’nin itaatkâr bir askeridir ve bu durum da çok tehlikelidir.Maalesef uluslararası toplum, Türkiye’nin bölgenin durumunu karıştırmasına ve uluslararası kanunları Irak ve Suriye’nin egemenliğini ihlal ederek ayak altına almasına izin verdi ve Türkiye’nin bütün bu eylemleri karşısında uluslararası toplumun sessiz kalması onların da Türkiye ile iş birliği içerisinde olduğunu göstermektedir.

...***

İrna haber ajansı internet sitesinde Irak gelişmelerine dair Irak’lı Müftü Mehdi es-Semidei’nin açıklamasını konu eden bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde ısaca şunları okuyoruz:

...***

Irak Müftüsü Mehdi es- Semidei Irak’ın satın alınacak bir ülke olmadığına dikkat çektiği açıklamasında Irak topraklarının parçalanmasına asla izin vermeyeceklerine işaret etti.

Bağdat’ta düzenlenen Ehl-i Sünnet Alimler Birliği Konferansında konuşan Irak müftüsü Mehdi es- Semidei ,Irak topraklarının Peygamber ashabından ve ehlibeytinden bir çok örnekler taşıdığına işaret ederek; “Bu toprakların bölünmesine ve parçalanmasına asla izin vermeyeceğiz.” ifadelerini kullandı.

Konuşmasında Kur’an-ı Kerim’de vahdetin önemine dair ayet ve öğretilere işaret eden Mehdi es- Semidei, Iraklı ve diğer İslam ulemaları Batı emperyalizmine karşı İslami vahdete bağlı kalmaları gerektiği, bütün Müslümanların İslam dünyasının sorunları karşısında sorumlu olduğunu sözlerine ekledi.