Ekim 26, 2016 11:10 Europe/Istanbul

İran basınından ele alacağımız ilk gazete Cumhuri İsalmi gazetesi.

Cumhuri İslami gazetesi haftalık siyasi yorum yazısında geçen hafta boyunca dünya genelinde en önemli gelişmeleri okuyucularla paylaşıyor.

Suud rejimi savaş uçaklarının Yemen’e saldırılarını sürdürmesi, Irak ordusunun Musul’u kurtarma operasyonlarını başarılı bir şekilde sürdürmesi gibi haberlere değinilen yazıda, Suud rejiminin Yemen’de işlediği cinayetlerin doğurduğu acı sonuçlarına dair satırlar ön plana çıkarılıyor. Konuya ilişkin kısaca şunları okuyoruz:

...***

BM Dünya Gıda Programı, Suudi Arabistan’ın Yemen’e karşı askeri işgalinden kaynaklanan yetersiz beslenmenin bu ülkede bir nesli sonlandırabileceği konusunda uyarıda bulundu.

Dünya Gıda Programı Bölgesel Müdürü Muhanned Hadi, bu bağlamda yayınladığı raporda Yemen’de artan yetersiz beslenme ve açlığa değinerek şunları söyledi: Milyonlarca Yemen halkı dışarıdan yardım olmadan hayatta kalamaz.Kadınlar ve çocuklar Suudi Arabistan’ın Yemen’e saldırısının asıl kurbanlarıdır.Resmi rakamlara göre Yemen’de 14.1 milyon kişi gıda güvensizliği nedeniyle sıkıntı çekmektedir ve bunlardan yedi milyon kişinin durumu çok vahimdir. Bazı şehirlerde halkın yüzde 70’i yetersiz beslenme sorunu ile karşı karşıyadır.

Dünya Gıda Programı aynı zamanda Yemen’de özellikle çatışmaların yaşandığı bölgelerde çocukların yetersiz beslenme oranlarının artmasından endişe duyduğunu belirtti.

Her ne kadar Dünya Gıda Programı Yemen’in birkaç şehrinde yetersiz beslenme sorunu yaşayan özellikle beş yaşın altındaki çocuklar, hamile ve süt veren kadınlar olmak üzere yaklaşık 700 bin kişiye yardım sunsa da, yetersiz beslenmenin çok geniş kapsamlı olması nedeniyle bu asla yeterli bir yardım değildir ve bu ülkedeki açlık krizi aynı şekilde devam etmektedir.

Dünya Gıda Programının Yemen’deki Müdürü Torben Dayu, Yemen’de bir neslin açlık yüzünden yok olabileceğini belirtti.

...***

Cam-ı Cem gazetesinde Bahreyn’de Halife rejimi güvenlik güçlerinin protestocuları şiddetle bastırması, Siyonist rejim askerlerinin Batı Şeria ve Doğu Kudüs’te Filistinlilere baskın düzenlemesi gibi haberler göze çarparken, Türkiye’nin Irak’ta askeri meceracılığına dair Türkiye’li gazeteci ve siyasi analist Ziya Türkyılmaz’ın değerlendirmesini konu eden bir yazı dikkatimizi çekiyor. Yazıda kısaca şunları okuyoruz:

...***

Türkiye gazeteci ve siyasi analist Ziya Türkyılmaz, Türkiye’nin Irak ve Suriye’deki iddialarıyla ilgili olarak, Türkiye’nin batılılar ile perde arkasında anlaşma sağlaması halinde; Halep, Rakka ve Musul şehirlerine saldırmak ve bu şehirleri ele geçirmek istediğini ve bunun Misak-ı Milli sınırlarını yeninden canlandırmak olduğunu belirtti.

Söz konusu analist, Türkiye’nin desteği altında olan kuvvetlerin Halep’in kuzeyine yaklaşması ve bu kuvvetlerin Suriye Ordusu ve Direniş Kuvvetleriyle çatışma ihtimali bulunması hakkında, Türkiye’nin kendisinden ayrılan toprakları birleştirmek istediğine değinerek şunları söyledi: 2011 yılında Suriye krizinin başlamasından itibaren, dönemin Dışişleri Bakanı Davutoğlu açık bir şekilde, “Türkiye bir asır önce bu ülkeden ayrılan yakınlarını yeniden birleştirecektir.” açıklamasında bulundu.

Türkyılmaz, Türkiye’nin Irak ve Suriye topraklarının bazı kısımlarının Mondros Antlaşması dahilinde olduğu yönündeki iddiaları hakkında şunları söyledi: Türkiye Mondros’ta kabul edilen Türkiye sınırlarını Misak-ı Milli sınırları olarak adlandırdı. Halep, Rakka, Musul ve Kerkük’te Misak-ı Milli sınırları içerisinde bulunmaktaydı. Ama daha sonra 1918 yılında İsviçre’de düzenlenen Lozan Antlaşmasından sonra Türkiye, şu an Irak ve Suriye’de bulunan söz konusu bölgeleri Fransa ve İngiltere’ye vermek zorunda kaldı.

...***

Fars haber ajansı internet Irak gelişmelerine dair sitesinde Irak’lı siyasi analist Safa El-asem’in açıklamasını konu eden bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:

...***

Irak’lı siyasi analist Safa El-asem, Türkiye ve Arabistan’ın IŞİD terör örgütü elebaşı Ebubekir Bağdadi’yi Musul’dan Libya’ya intikal ettirme planlarının suya düştüğünü duyurdu.

Türkiye ve Arabistan’ın Bağdadi’yi Musul- Kerkük güzergahını oluşturarak Türkiye sınırlarına geçirmek istedikleri, fakat şu ana kadar bunu başaramadıklarını kaydeden El-asem, bazı ülkelerin Irak ordusu ve gönüllü halk birliklerinin Musul’u kurtarma operasyonlarından rahatsız olduğu, bu yüzden Musul operasyonuna karşı sabotaj girişiminde bulunduklarını duyurdu.

Irak ordusu ve gönüllü halk birliklerinin Musul’u kurtarma operasyonlarını ciddi bir şekilde sürdürdüğünü kaydeden El-asem, Irak ordusu ve halkının Musul operasyonlarında dış güçlerin yardımına ihtiyacı olmadığını ve bu konuda yeterli güce sahip olduğunu belirtti.