Ekim 31, 2016 11:00 Europe/Istanbul

İran basınından ele alacağımız ilk gazete Cumhuri İslami gazetesi.

Cumhuri İslami gazetesinde Siyonist rejim askerlerinin Batı Şeria’da Filistinlilere düzenlediği baskında bir Filistin’linin daha şehit düşmesi, Mısır’lı siyasi analist Mustafa Sait’in Türkiye cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bölgedeki müdahaleci politikalarının Ortadoğu’da savaş ateşini alevlendirdiğini söylemesi, Suud rejimi savaş uçaklarının Yemen’de saldırılarını sürdürmesi gibi haberlere yer verilirken, İngiltere’nin Siyonist rejimin Filistinlilere yönelik işlediği cinayetlere ortaklık etmesine dair İskoçya’lı  siyasi aktivist Mick Nepir’in değerlendirmesini konu eden bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:

...***

İskoçya’lı  siyasi aktivist Mick Nepir, Siyonist rejime verdiği desteklerinden dolayı kamuoyunun Londra yönetiminden nefret ettiğine dikkat çektiği açıklmasında, Londra yönetiminin işlediği cinayetlerde Siyonist rejimin ortağı olduğunu söyledi.

Siyonist rejimin  işgal ettiği Filistin topraklarında yayılmacı siyasetlerini devamlı olrak sürdürerek, Filistinlilerin haklarını gaspettiğini kaydeden söz konusu siyasi aktivist, Korsan rejim elebaşlarının artık kendilerinin derin bir krize girdiklerinin farkında olduğu, zira Filistin topraklarında işlediği cinayetler konusunda Batılı ülkelerin desteğini arkalarına almalarına rağmen, Batıdaki kamuoyunun kendilerine karşı nefret duygusunu değiştiremediklerini anladıklarını ifade etti. Batılı ülkelerin Ortadoğu’da kendi çıkarları uğruna Siyonist rejimi desteklediklerini kaydeden söz konusu aktivist, sahte siyonist rejimin ırkçılık üzerine kurulduğu, bu yüzden söz konusu ırkçı rejime destek veren ülkelerin dünya kamuoyu nezdinde menfur ülkeler olduğunu sözlerine ekledi.

...***

Hemşeri gazetesinde Bahreyn’de despot halife rejimi güvenlik güçlerinin protestocuları şiddetle bastırması, Fransa’nın Lomond gazetesine mülakat veren UAEK Başkanı Yokio Amano’nun İran 5+1 grubu ile imzaladığı nükleer anlaşmaya tamamen bağlı kaldığını söylemesi, Suriye ordusunun Halep’te teröristlere yönelik başarılı operasyonlarını sürdürmesi gibi haberlere yer verilirken, Irak Gönüllü Halk Güçleri Haşdi Şabi güvenlik sözcüsü Yusuf El-Kelabi’nin Irak gelişmelerine dair açıklamasını konu eden bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:

...***

Irak Haşdi Şabi güvenlik sözcüsü Yusuf El-Kelabi Musul’u kurtarma operasyonlarının durduğu yönünde yayınlanan haberleri reddettiği açıklamasında Suriye’den Irak’a ve Irak’tan da Suriye’ye IŞİD’e yardım sağlanan kanalları kesmeye çalıştıklarını söyledi.

Türkiye’nin kendi içerisinde yaşadığı krizleri dışarıya taşımaya çalıştığını kaydeden Yusuf El-Kelabi, şöyle dedi: Eğer hükümet Türkiye ile mücadeleyi gerekli görürse, biz sahada olacağız. Biz en zor savaşlardan olan Telafer’i kurtarmakla sorumlu olmaktan gurur duyuyoruz.

Bağdat yetkilerinin Musul’u IŞİD’den kurtarmak için Türk güçlere ihtiyaçları olmadığını söylemesine rağmen, Türkiye cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk askerlerinin Irak’ta varlığını sürdürmesi konusunda ısrarlı davranıyor.Erdoğan daha önce konuşmalarında Musul’un tarihi olarak Türkiye’ye ait olduğunu iddia etmişti. Oysaki Musul bir dönem Osmanlı İmparatorluğu’nun bir bölgesiydi ve Türkiye ile hiçbir ilgisi bulunmamaktadır.

...***

Fars haber ajansı internet sitesinde El-Nucba İslami Direnişi Sözcüsü Seyyid Haşim El-Musevi’nin Musul operasyonlarına dair açıklamasını konu eden bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:

...***

Irak El-Nuceba İslami Direniş Sözcüsü Seyyid Haşim El-Musevi Amerika’yı Musul’a hakim olmaya çalışması hakkında uyardığı açıklamasında, bütün İslami Direniş Hareketleri Musul’u kurtarma operasyonlarına katılacağını ifade etti.

El-Nuceba İslami Direnişi Resmi Sözcüsü El-Musevi bu bağlamda bir bildiri yayınlayarak; bütün İslami Direniş gruplarının Musul’u kurtarma operasyonlarına katılacağı ve bu bağlamda ecnebi güçlerin komplolarını hayata geçirmesine engel olacağını duyurdu.

El-Musevi, Musul’u kurtarma operasyonlarının Güney bölgesinin ana eksen olduğunu açıklayarak, bu ekseni IŞİD teröristlerinin saflarına nüfuz etme konusunda en önemli ve en zor eksen olarak nitelendirdi.

El- Musevi bildirinin devamında şu ifadelerde bulundu: Bu eksene hakim olmak, Irak ve Suriye’de konuşlanan teröristlerin ilişkisini ve yardım kanallarını kesecektir.Terörist grupların ve Türkiye’nin tehdidi bizi hedefimize ulaşmaktan alıkoyamayacaktır.Amerika’nın komplolarının bir sonu yoktur. Biz onları, sözde yanlışlıkla olduğunu ifade ettikleri bombardıman konusunda uyarıyoruz ve Musul’un tekfirci IŞİD teröristleri için korunmuş bir bölge haline gelmesine izin vermeyeceğiz.Musul Irak’ın bir şehridir. Batılıların ve düşmanların terörle mücadele bahanesiyle bölgeye nüfuz etmesine ve bölgeyi kendi kontrolleri altına almasına müsaade etmeyeceğiz.