Kasım 12, 2016 10:36 Europe/Istanbul

İran basınından ele alacağımız ilk gazete Cumhuri İslami gazetesi.

Cumhuri İslami gazetesinde Irak Cumhurbaşkanı yardımcısı Nuri Maliki’nin Irak’a saldırmak için fırsat kollayan bazı çevrelerin IŞİD teröristlerine destek verdiğini ifade etmesi, Bahreyn halkının düzenlediği geniş çaplı protesto gösterisinde dikta Halife rejiminin Bahreyn halkına karşı cinayetlerini kınarken, siyasi tutuklularla dayanışma içinde olduğunu duyurması, Filistin’li parlamenter Samire Halayika’nın Siyonist rejim işgaline karşı direnişin devam etmesi gerektiğini vurgulaması gibi haberlere yer verilirken, bölge gelişmelerine dair Suriye’li siyasi analist Vail El-İmam’ın değerlendirmesini konu eden bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:

...***

Suriyeli stratejik konular uzmanı Vail El-İmam, Amerika’nın Suriye ve Irak’taki direniş karşısında geriye adım atarak bölgedeki hedeflerini gerçekleştirme bağlamında yeni bir yol arayışında olduğuna dikkat çekitği açıklamasında, IŞİD’in önümüzdeki günlerde Amerika’nın emriyle Fars Körfezi’nde bulunan Arap ülkelerine saldırmasının muhtemel olduğunu ifade etti.

Siyonist İsrail ve Amerika’nın IŞİD terör örgütünü yönetmeye ve yönlendirmeye çalıştığını kaydeden El-İmamm, şöyle dedi: Amerika ve Siyonist rejim IŞİD terör örgütünü kendi yöntemleriyle kontrol etmeye çalışıyor. Amerika şu an Irak ve Suriye hükümetlerinin direniş gösterdiğini ve ülkelerini teröristlerin elinden kurtarmaya çalıştıklarını görmektedir. Amerika şu anda hedeflerini gerçekleştirebileceği bir yer arayışındadır.Halep’in teröristlerden tamamen temizlenmesi kararı, Direniş kararıdır. Bu konuda Suriye, İran ve Rusya arasında koordinasyon mevcuttur. Amerika’nın teröristlere karşı yapılacak operasyonlara karşı çıkmak amacıyla halkın canlı kalkan olarak kullanılmasını bahane olarak öne sürebilmesi için teröristler Halep’in işgal ettikleri bölgelerinde halkı canlı kalkan olarak kullanmaktadır. Ancak teröristler yerleşim bölgelerine saldırdığında Amerika tamamen sessiz kalmış ve insanlık karşıtı cinayetleri görmezden gelmiştir.Ateşkes ve sivillerin tahliye edilmesi kararının ilan edilmesiyle birlikte teröristler sivillerin çıkışını engellemiştir. Ne yazık ki terörist gruplar ve BM Suriye Temsilcisi Staffan De Mistura, El-Nusra teröristlerinin çıkışı için iki güzergah belirlenmesi tavsiyesine uymamıştır. De Mistura BM’de ve Uluslararası Güvenlik Komisyonunda teröristlerin menfaatlerini koruma avukatı olarak öne çıkmıştır. Ancak terör örgütlerinin tüm bu kirli planları Suriye’nin yakın zamanda İran ve Rusya ile işbirliği yapması sonucu başarısızlıkla sonuçlanmıştır.Sonuç olarak Suriye ordusunun önünde askeri çözüm yolundan başka seçenek yoktur. Çünkü teröristler ateşkese uymadılar ve uymayacaklar.

...***

Risalet gazetesinde Tahran Cuma Hatibi Ayetullah Ahmet Hatemi’nin, Amerika başkanlık adaylarının itirafları, bu ülkenin iflas etmiş bir devlet olduğunu ortaya koyduğunu söylemesi, Irak içişleri bakanlığının geçen Cuma gününe kadar Hüseyni Erbain merasimine katılmak üzere 1.5 milyon yabancı ziyaretçinin Irak'a giriş yaptığını duyurması gibi haberler ön plana çıkarılırken, Irak Gönüllü Halk Güçleri Haşdi Şabi’nin IŞİD karşıtı operasyonlarına dair, Haşdi Şabi yönetim Kurulu başkanı Falih Feyyaz’ın açıklamasını konu eden bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:

...***

Irak Gönüllü Halk Güçleri Haşdi Şabi yönetim kurulu başkanı Falih Feyyaz Haşd El-Şabi kuvvetlerinin kurtarma operasyonlarından sonra şehirlerine geri döneceğini açıkladı.

Gönüllü Halk Güçleri kurulduğu günden itibaren, Irak Başbakanı ve başkomutan Haydar İbadi’nin hiçbir kararına karşı çıkmadığı ve Gönüllü Halk Güçleri şu an kendisine verilen bütün görevlerini yerine getirmekte olduğu ve son görevi de Musul’un batı operasyonları olduğunu kaydeden Falih Feyyaz, şöyle dedi: Bazı kötü niyetli kişilerin söylentilerinin aksine, Gönüllü Halk Güçleri savaşçılarının herhangi bir tamahı ve açgözlülüğü yoktur ve kurtarma operasyonlarından sonra şehirlerine geri döneceklerdir.Gönüllü Halk Güçleri’nin geleceği Irak’ın geleceğidir.Gönüllü Halk Güçleri, Irak Ordusuna kurtarma operasyonlarında zaman kazandırmıştır. Eğer Gönüllü Halk Güçleri iki yıldır süren çatışmalara katılmasaydı, ordu asla Musul’a ulaşamazdı.Uluslararası toplumun da Gönüllü Halk Güçlerine karşı bakışı değişmiştir.

...***

Fars haber ajansı internet sitesinde Ankara yönetiminin Telafer’in nüfus yapısının değiştirilmesine yönelik iddialarına karşı, Irak Nuceba Hareketi sözcüsünün tepkisini konu eden bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:

...***

Irak Nuceba Hareketi, Türkiye’nin Telafer’de nüfus yapısının değiştirilmeye çalışıldığı iddialarının mesnetsiz olduğunu açıkladı.

Nuceba Hareketi Sözcüsü Haşim Musevi, Telafer’de nüfus yapısını değiştirme veya Şii Müslümanları bu kente yerleştirme peşinde olmadıklarını belirtti.

Musevi, halk güçlerinin tek amacı bu kenti teröristlerden temizlemek ve halkını geri getirmek olduğunu vurguladı.

Musevi, öbür yandan Türkiye bu kentin üzerinde siyasi tartışma başlatarak Irak’a askeri müdahalesine gerekçe üretmeye çalıştığını kaydetti.