İran basınından seçmeler
İran basınından ele alacağımız ilk gazete Cumhuri İslami gazetesi.
Cumhuri İslami gazetesinde Irak Başbakanı Haydar İbadi’nin yaptığı açıklamada; Irak bayrağının en kısa sürede Musul toprağında dalgalanacağını açıklaması, Yemen Silahlı Kuvvetlerinin Sözcüsü Tuğgeneral Şerif Lokman’ın, işgalci Suud rejiminin Yemen topraklarında 114 kez ateşkes antlaşmasını ihlal ettiğini duyurması, radikal Siyonist yerleşimcilerin Mescidi Aksa’ya baskın düzenlemesi gibi haberlere yer verilirken, Batı’nın İslamiyete karşı şom planlarıyla ilgili El-Ezher Üniversitesi şeyhinin açıklamasını konu eden bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:
...***
El-Ezher Üniversitesi Şeyhlerinden olan ve El-Zeytune Üniversitesi Siyasi Bilimler Fakültesi öğretim üyesi Tunuslu Muhammed Ali Keyveh, düşmanların İslamiyete karşı girişimlerine dikkat çektiği açıkalamda, şöyle dedi: Biz şuan uzun bir savaşla karşı karşıyayız ve bu savaşta çeşitli silahlar kullanılmaktadır ve tüm bu silahların en mühimi, düşmanların İslam Ümmetine karşı kullandığı sahte saldırılardır. Biz bu tür silahlarla çeşitli zaman ve mekanlarda karşılaştık ve bunun son örneği Husilerin Mekke'yi füzelerle hedef aldıkları iddiasıdır.Mekke'nin bombalanması iddiası da düşmanın Müslümanlara karşı kullandığı sahte saldırı iddialarından biridir. Bu sahte saldırıların hedefi, Yemenlilere ve Husilere karşı kamuoyunu kışkırtmak ve yine büyük ihtimalle Suud Hanedanı liderliğindeki koalisyona desteği arttırmaktır. Ancak bizler, Beytul Harem'de Suud krallığı askerlerinin açtığı ateşi ve bununla yapılan katliamı unutmuş değiliz.
Suud Hanedanı'nın petrol dolarlarını kullanarak halkı etkisi altına almak amacıyla yaptığı psikolojik propagandaya değinen Şeyh Keyveh daha sonra şöyle dedi: Müslümanlar arasında mezhep ayrılıkları ve anlaşmazlıklar ve Müslümanların birbiriyle çatışması, sömürgeci güçlerin lehinedir. Öte yandan bizler Batının kendisini geliştirmek için nasıl çabaladığını görüyoruz öyle ki, şu an tek bir bayrakları, ortak paraları ve birlikleri var, ancak biz Müslümanlar öyle bir noktaya ulaştık ki Avrupalılar IŞİD için İslam'ın şiddet yönünün göstergesi tabirini kullanıyor.
Batılıların iddia ettiklerinin aksine, İslam’ın, hoşgörü dini olduğunu kaydeden Şeyh Keyveh, “İslam IŞİD'lilerden uzaktır, bu unsurların dini yoktur ve bunlar Müslüman değildir. Çünkü Müslüman, halka diliyle ve yaptıklarıyla zarar vermeyen kişidir.”ifadesini kullandı.
...***
Risalet gazetesinde Bahreyn’de despot Halife rejimine karşı protesto gösterilerinin devam etmesi, Suriye ordusunun Halep’te teröristlere yönelik başarılı operasyonlarını sürdürmesi gibi haberler göze çarparken, İnsan hakları İzleme örgütünün Irak’ta gerçeklerle uyuşmayan raporuna karşı Irak Gönüllü Halk birliklerinin tepkisini konu eden bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:
...***
Irak Gönüllü Halk Güçleri yayımladığı bildiride, İnsan Hakları İzleme örgütünün doğru veriler üzerinden hareket etmediğini belirterek; “İnsan Hakları İzleme Örgütü birliklerimizin kırsalda yaşayan sivilleri zorla tutukladığını ve hatta onlara zarar verdiğini iddia etmekte. Bu sahte suçlamalar tamamen gerçek dışı olmakla birlikte Gönüllü Halk Güçlerinin ilkelerine aykırı bir durumdur” ifadesini kullandı.
Haşdi Şabi bildirinin devamında; İnsan Hakları İzleme Örgütünün, kendi çalışanlarının istek ve arzularınca hareket ettiğini ve kendi güvenilirliğini kaybettiğini vurgulayarak, raporlarını, doğru ve gerçek bilgiler ışığında sunmadığını duyurdu.
Söz konusu açıklamanın Ninova eyaletinin teröristlerden temizlendiği dönemde gelmesine dikkat çekilen bildiride “İnsan Hakları İzleme Örgütünün, Haşbi Şabi hakkındaki tüm iddialarını sahada araştırmak isteyen tüm uluslararası kurumlara destek vermeye hazırız” ifadeleri kullanıldı.
...***
İRNA haber ajansı internet sitesinde Siyonist rejim kuşatması altında olan Gazze’de insani durumun vahametini konu eden bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:
...***
Gazze Kuşatmasını Kırmak İçin Uluslararası Girişim Hareketi'nden Gazze'de süregelen ablukanın oluşturduğu duruma ilişkin açıklama yapıldı.
Yıllardır Siyonist İsrail'in ablukası altında yaşam mücadelesi veren Gazze halkı büyük zorluklarla mücadele ediyor. Bu doğrultuda bir açıklamada bulunan Gazze Kuşatmasını Kırmak İçin Uluslararası Girişim Hareketi, Gazze’de halkın %60’ının gıda güvenliğinden mahrum olduğunu belirtti.
Hareket adına açıklamalarda bulunan Muna Sekik, “On yıldan fazla süredir Gazze’ye uygulanan abluka toplu cezalandırmayı yasaklayan Cenevre Anlaşması’nın otuz üçüncü maddesine aykırıdır. Peş peşe Gazze’de yapılan savaşların geride bıraktığı maddi zarar beş milyar doların üstündedir” ifadelerini kullandı.
Açıklamalarında Gazze halkının sorunlarından bahseden Muna Sekik Arap Birliğine de çağrıda bulundu. Arap Birliği’ne daha önce ablukayı insanlık suçu sayan ve kaldırılması gerektiğini belirten kararını hayata geçirmesi çağrısında bulunan Sekik, BM’den de yıkılan evlerin ve kurumlara ait binaların imarı için harekete geçmesini istedi.