Aralık 12, 2016 11:25 Europe/Istanbul

İran basınından ele alacağımız ilk gazete Risalet gazetesi.

Risalet gazetesinde İslami İran Savunma Bakanı General Hüseyin Dehgan’ın, IŞİD’in, sulta düzeninin İslam inkılabı, İran ve direnişe karşı 30 yıllık planlarının ürünü olduğunu söylemesi, İran ordusunun Muhammed Resulullah(saa) büyük askeri tatbikatının, kara kuvvetleri komutanlığına bağlı birliklerin katılımı ile başlaması, Irak’lı güçlerin Telafer batısında teröristlere ağır darbe indirmesi gibi haberlere yer verilirken, İran’da vahdet haftasının başlaması dolayısıyla İslami mezhepler takrip kurumu yetkilisinin açıklamasını konu eden bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:

...***

İslami mezhepler takrip kurumu İran işlerinden sorumlu genel sekreter yardımcısı Hüccetülislam Seyyid Hamid Alemül Huda İslam ümmeti düşmanlarının çıkarı, Müslümanlar arasında tefrika çıkarmak olduğuna dikkat çektiği açıklamasında İslam düşmanları etnik ve dini açılardan nüfuz ederek İslam ümmeti arasında tefrika çıkarmaya çalıştığını ifade etti.

Hüccetülislam Alemül Huda açıklamasını şöyle sürdürdü: Fars, Buluç, Türk ve Arap birbirinden farksızdır, hepsi birbiriyle kardeş ve Müslümandır ve İslam dini hepimizi tevhid kelimesi ekseninde vahdete davet etmiştir. Hepimiz lailahaillallah diyoruz, hepimiz bir tek Allah’a ibadet ediyor ve bir kıbleye doğru namaz kılıyoruz. Hepimizin Peygamberi Allah Resulü (saa) ve semavi kitabımız Kur'an'ı Kerim’dir. Demek ki dinin usullerinde hepimiz ortağız ve ortak yönlerimiz çok fazladır ve İslamî mezheplerin arasındaki ihtilaflar fıkhi furu üzerinedir. Fıkhi furu üzerine ihtilaflar mezheplerin arasında vardır. Hatta bir mezhebe mensup olan din alimleri arasında fıkhi furu alanında görüş farklılığı vardır, fakat bu durum hiç bir zaman aralarında kin ve düşmanlığa sebebiyet vermez. Bu konuda coğrafi sınırlar asla önemli değildir. Her Müslüman, dünyanın neresinde olursa olsun İslam ümmetinin vahdeti kaygısını taşımalıdır. Fakat eğer İslam Cumhuriyeti nizamı daha fazla vahdet meselesiyle ilgileniyorsa, bunun sebebi vahdetin bayraktarlığıdır ve mutlaka bu hareketi yapması gerekir ve zaten din ve vahdet düşmanları en çok İslam Cumhuriyeti nizamı ve İslam inkılabına düşmanlık gütmektedir ve daha çok saldırmaktadır. Yoksa bizce bu yolda tüm İslam ülkeleri, müslüman devletler, seçkin şahsiyetler, ulema ve akademisyenlerin hepsi bu kaygıyı taşımalı ve İslam ümmetinin vahdetine yardımcı olmalıdır.

Kutsal Rezevi külliye son yıllarda İslamî vahdete çok iyi destek verdiğini kaydeden Hüccetülislam Alemül Huda şöyle dedi: Bu yıl yine vahdet haftasında külliye, “8. İmam (as) İslamî mezhepler arasında vahdet ve dayanışma sırrı” başlığı altında bir seminer düzenliyor, seminere yabancı konuklar ve Ehli sünnet alimleri de katılıyor ve Uluslararası İslamî mezhepler takrip kurumu da kutsal Rezevi külliyeye bu yönde destek veriyor. Kuşkusuz bu tür hareketler geçici olmamalı ve yıl boyunca ve çeşitli etkinliklerle desteklenmelidir.

...***

Hemşeri gazetesinde İslami İran milli güvenlik yüksek konseyi sekreteri Ali Şemhani’nin, Siyonist İsrail rejiminin, Batı Asya krizinin asıl kaynağı olduğunu söylemesi, Bahreyn’de dikta Halife rejimine karşı halk ayaklanmasının devam etmesi gibi haberler ön plana çıkarılırken, Suriye gelişmelerine dair bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:

...***

Suriye Ordusu komutanlarından Tuğgeneral Fuad Hazur Suriye’nin Palmira şehrinde güvenliği sağlandığını açıkladı.

Tuğgeneral Hazur şehirdeki son durumla ilgili olarak şu açıklamalarda bulundu:Palmira şehri şu an tamamen ordunun kontrolüne geçmiştir. Bazı kaynakların IŞİD terör örgütünün Palmira’ya girdiğine ilişkin aktardığı bilgiler yanlıştır. Biz şu an Palmira’nın merkezindeyiz. Ordu savaş uçaklarınca kısa bir süre önce Rakka’ya doğru yönelen IŞİD’lilerin araçlarını hedef alarak tamamen imha etti.Savaş uçakları Palmira’nın doğusunda ve kuzeybatısında bulunan El-Zekare vadisinin girişindeki IŞİD mevzilerini hedef alarak bombaladı. IŞİD teröristlerinin şu an Palmira’ya girmesi imkânsızdır. Yine teröristler tarafından işgal edilmiş diğer noktaları da ilerleyen saatlerde geri alacağız.

Askeri kaynaklarının verdiği bilgilere göre; Suriye ordusuna bağlı birlikler Palmira şehri çevresinde ve bölgedeki diğer çatışma alanlarında terörist saldırılarına karşı koyabilecek durumdadır.

...***

İRNA haber ajansı internet sitesinde Suriye’de Halep operasyonlarına dair bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:

...***

Suriyeli Komutan Mehend El-Hac, Halep’in doğusu 48 saat içinde tamamen kurtarılabileceğini belirtti.

Halep’in doğusunda sıkışan teröristlerin Türkiye’ye kaçmaya çalıştıklarını belirten El-Hac, Halep’in doğusu 48 saat içinde tamamen kurtarılabileceğini vurguladı.Teröristlerin kuşatılması tamamlandığını belirten El-Hac, bölgede sıkışan teröristlerin terk ettikleri mahallelerde evlere bomba yerleştirdiğini, teröristlerin ilkin Halep’ten çıktıktan sonra İdlib’e geçmek istediğini, ancak Arabistanlı terörist ve Fethul Ceyş elebaşılarından Abdullah Muhiseni ile anlaşamadıkları için bölgeden kaçarak Türkiye’ye geçmek istediklerini ifade etti.