İran basınından seçmeler
İran basınından ele alacağımız ilk gazete Cumhuri İslami gazetesi.
Cumhuri İslami gazetesinde İslam İnkılabı zaferinin 38. yıldönümü eşiğinde İran genelinde geniş çaplı yürüyüşler ve etkinlikler için hazırlıkların yapılması, Suriye ordusunun Şam’ın Kuzeydoğusunda yürüttüğü operasyonlarda teröristlere ağır darbe indirmesi gibi haberler göze çarparken, İttilaat gazetesinde ise Bahreyn gelişmlerine dair bir yazı dikkatimizi çekiyor. Yazıda kısaca şunları okuyoruz:
...***
Repreive İnsan Hakları Kurumunun yayınladığı Bahreyn raporunda; İngiltere tarafından desteklenen ve eğitim alan Bahreyn polisinin demokratik ve barışçıl gösteriler yapan Bahreyn’lilere karşı ağır ve şiddetli müdahalelerde bulunduğu belirtilerek önemli uyarılarda bulunduğu açıklandı.
Repreive İnsan Hakları Kurumu İngiltere hükümetinin 2015 yılında Bahreyn güvenlik güçlerini toplumsal barış getirme bahanesiyle eğittiğini ve destek verdiğine işaret etti.İngiltere ise Bahreyn’de özgürlük ve demokrasi isteyen Bahreynlilerin gösterilerini engellemek amacıyla her türlü desteği güvenlik güçlerine vermekten kaçınmamıştır.Bahane olarak öne sürülen toplumsal barış getirme söylemi ise tamamen Bahreyn’de özgürlük isteyen halkın önünü almak amacıyla kullanılan bir taktik olmuştur.Gösterilerin başladığı tarihten bugüne kadar ise yüzlerce Bahreynli vahşice öldürülmüş ya da tutuklanmıştır. Bahreyn insan hakları kurumları yayınladıkları raporlarda; Bahreyn polisinin göstericileri tutukladıktan sonra işkence uyguladığı ve tutukluların idamını ön gören iddianameleri zorla imzalatarak mahkemeye gönderdiklerini bildirmektedir.2015 yılında Bahreyn polisini eğitmeye başlayan İngiltere, kuzey İrlanda’ya bağlı şirketler üzerinden Bahreyn rejimi ile sözleşme imzalayarak gösterilerin önünü almayı hedeflemiştir.
...***
Hemşeri gazetesinde Yemen’li güçlerin saldırgan Suud rejimine karşı ülkeyi savunmaya devam etmesi, Irak ordusunun Musul’da IŞİD teröristlerine karşı ilerlemeyi sürdürmesi gibi haberler göze çarparken, Cam-ı Cem gazetesinde ise Yemen gelişmelerine dair bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:
...***
Sana Valilik Şurası Üyesi Rezzak,Suud savaş ittifakının Yemen'in altyapısına yaptığı saldırıyla Yemen halkının tüm yaşam kaynaklarını yok ettiğini söyledi.
Suud ittifakının sadece Yemen halkını zalimce kuşatmakla yetinmediğini kaydeden Rezzak şöyle dedi: Saldırgan Suud ittifakı Yemen'in Batısında tüm olanaklarını ve askeri gücünü kullanarak, Babul Mendep'te hakimiyet kurup bir sonraki müzakerelerde milli uzlaşı hükumetine baskı uygulamak istemektedir. Hava saldırıları, bombardımanlar ve Mensur Hadi ile tecavüzcü güçlerin saldırıları Taiz ve Meha ilçelerinde son bir aydır devam etmektedir ve bu saldırılar şu ana kadar onlarca Yemenlinin ölüp veya yaralanmasına ve halka tüm hizmetlerin durmasına neden olmuş bulunuyor.
Rezzak sözlerini şöyle sürdürdü: Şuan Meha'da bulunan halk Suud savaş ittifakının kuşatması nedeniyle insani yardımlara muhtaç durumdadır; ancak çatışmalar insani yardım kuruluşlarının bölgeye ulaşmasını engellemektedir. BM de yaptığı açıklamada Yemen'in batı sahillerinde yaşanan insanlık faciası konusunda uyarıda bulunarak, Arabistan liderliğindeki Arap ittifakının Yemen'deki tüm yolları, köprüleri ve yaşam alanlarını tahrip ettiğini vurguladı. Suudiler kuşatma altındaki Hadide limanının Yemen’lilerin dış dünyaya açılan tek penceresi olduğunun farkındadır ve bu nedenle Yemenlilere yönelik kuşatma çemberini daraltmak amacıyla dünyanın gözü önünde bu limanı hedef aldı.Düşman tarafından Ensarullah'ın gücünü kırmak amacıyla askeri ve siyasi ofisler kurulmuştur, ancak hesapları tutmamış ve çabaları sonuçsuz kalmıştır; çünkü düşmanın askeri ve siyasi danışmanlarının gerçekler karşısındaki yanlış hesapları olumsuz sonuçları beraberinde getirmiş bulunuyor.
...***
Horasan gazetesinde Siyonist İsrail’in işgal ettiği Filistin topraklarında ırkçı uygulamalarına karşı Lübnan Hizbullah’ının tepkisini konu den bir haber dikkatimizi çekiyor. Haberde kısaca şunları okuyoruz:
...***
Lübnan Hizbullah Hareketi, Siyonist rejim Parlamentosunun Filistin topraklarına el konulması kararını kınadığı bildirisinde, korsan rejimin iradesini kırmak için tek yolun direniş olduğunu duyurdu.
Bildiride söz konusu kararın Siyonist rejim tarafından Filistin topraklarına hakim olma ve Filistin halkının kimliğini değiştirme sürecinde atılmış ırkçı bir adım olduğu belirtildi.
Bildiride ayrıca Siyonist rejimin Filistin halkının topraklarına saldırısının devam etmesinin bölgede barışı sağlamaya çalıştıklarını iddia eden büyük güçlerin alnında kara bir leke olduğu belirtildi.
Bildirinin devamında şu ifadelere yer verildi: Siyonist İsrail’in Filistin topraklarına saldırısının devam etmesi, uluslararası toplumun Siyonist rejimi cezalandırma ve bu rejimin insan hakları ve uluslararası kuralları ihlal etmesini engelleme konusunda yetersiz kaldığını ve bunu başaramadığını göstermektedir.Filistin topraklarının işgal edilmesi ve yerleşke yapılması, Filistin halkının işgalci rejim tarafından gasp edilen topraklarını ve haklarını geri alma konusundaki iradesini yok edemeyecektir.Filistin halkının işgalciler karşında gösterdiği direniş, Siyonistlerin iradesini ve yayılma politikasını ortadan kaldırabilecek ve Filistin halkının kimliğini değiştirmelerine engel olabilecek tek yoldur.