Korona ve maluliyet (Dünya engelliler günü)
https://parstoday.ir/tr/radio/world-i157744-korona_ve_maluliyet_(dünya_engelliler_günü)
Her yıl 3 Aralık günü BM genel kurulu tarafından ilan edilen dünya engelliler günü üye ülkelerde düzenlenen çeşitli etkinliklerle anılıyor.
(last modified 2023-09-08T03:21:29+00:00 )
Aralık 13, 2020 13:50 Europe/Istanbul

Her yıl 3 Aralık günü BM genel kurulu tarafından ilan edilen dünya engelliler günü üye ülkelerde düzenlenen çeşitli etkinliklerle anılıyor.

Her yıl 3 Aralık gününe yaklaştıkça, engelli insanların durumunu hatırlamak ve bu kesimin sorunlarını ele almak üzere bir fırsat oluşuyor.

Bu yıl korona virüs salgını devam ettiği bir sırada Dünya Sağlık Örgütü bu gün için “engelli insanlar için korona sonrası daha iyi bir yaşam inşa etmek” sloganını belirledi.

Gerçekte engelli insanlar korona virüs salgını şartlarında özel desteklere ihtiyaç duyan bir kesimdir. Gerçi bu insanlar ömür boyu özel desteklere muhtaçtır, fakat şimdi korona virüs şartları ile uyum sağlamaları toplumun diğer insanlarına kıyasla daha da zordur.

Buna göre, acaba hepimiz bugün bir nebze olsun engelli insanların durumunu ve karşılaştıkları sorunları düşünmemiz  gerekmez mi? diye sormadan edemiyoruz.

Engelli, herhangi bir fiziksel veya zihinsel kusur yüzünden genel sağlığı ve etkinliğinde veya sosyal, iktisadi veya mesleki faaliyetlerinde sürekli olarak önemli aksama yaşayan kişiye verilen addır. Bu aksama engelli insanın bireysel, sosyal ve iktisadi bağımsızlığını olumsuz etkileyebilir.

Engelli insanlar görme veya duyma özürlü ve yine fiziksel ve zihinsel açılan malul olan gruplardan ibarettir.

Dünya Sağlık Örgütü tarafından yayımlanan veriler, 1999 yılına kadar sanayileşen toplumlarda nüfusun yüzde 10 kadarı ve gelişmekte olan toplumlarda da yüzde 12 kadarı engelli insanlardan oluştuğunu gösteriyor. İran’da ise nüfusun yaklaşık yüzde 3 kadarı bir nevi kısmi veya genel düzeyde cismi maluliyetten acı çektiği belirtiliyor. Maluliyetler bazen uygun tedavi yöntemleri olmadığı için bu insanlarla yaşamları boyunca birlikte oluyor.

Müjde çocukluk çağında bir nevi kemik hastalığına yakalanıyor. Bu hastalık yavaş yavaş Müjde’nin tüm kemiklerini eritiyor; öyle ki 12 yaşına geldiğinde baston kullanmak ve daha sonra da tekerlekli sandalyeye bağımlı olarak yaşamak zorunda kalıyor.

Ancak bu hastalık Müjdenin yakasından düşmüyor ve zamanla diğer organlarını da etkilemeye başlıyor; öyle ki şimdi 38 yaşına geldiği bir sırada sadece yürümekte zorluk çekmiyor ve aynı zamanda solunum sisteminde de sıkıntı yaşıyor. Müjde’nin hastalığı her geçen gün ilerliyor ve onun cismi gücünü azaltıyor ve şimdi korona virüs salgını şartları durumunu daha da karmaşık hale getirdiği anlaşılıyor.

Ancak bir ailenin üç çocuğunun ilki olan Müjde yaşam zorluklarına karşı sabırlı davranmayı öğrendiği anlaşılıyor. Müjde şimdi de korona virüs karşısında ister virüsten etkilendiği ve nefes almak kendisi için her zamankinden daha zorlaştığı hem şimdi bu tehlikeyi atlattığı sıralarda sabırla davranarak direniş sergiliyor.

Müjde engelli olmayı ilerleme yolunda bir engel olarak görmüyor ve malul insanlar desteklendikleri takdirde başarılı olabileceklerini savunuyor. Müjde içinde bulunduğu bu şartlara rağmen kendisini düşünmekten ziyade mali şartları iyi olmayan veya mahrum bölgelerde yaşana engelli insanları düşünüyor.

Uzmanlar, mevcut şartlar korona virüs pandemisi ile yürütülen yıpratıcı mücadelenin insan cismi ve ruhu üzerinde bıraktığı yıkıcı izden başka, bir takım sessiz ve tabi yıkıcı etkileri de olmuş ve olmaya devam edecektir. Bu tesirler ve kaygı verici sonuçları özellikle korona virüs salgını döneminde daha kırılgan konumda olan ve genellikle toplumun mali açıdan zayıf olan kesimlere mensup olan insanları etkileyecektir. Bu grupların arasında kadınlar, çocuklar, özel hastalıkları olan insanlar ve özellikle engelli insanlar yer alıyor. Bu gruplar her krizde beşeri toplumların en çok etkilenen kesimleridir.

BM Genel Sekreteri Antonio Guterres yayımladığı video klipte devletlerin dikkatini bu konuya çekerek şöyle dedi:

Toplumun engelli kesimi diğer kesimlere kıyasla korona virüs salgınından daha çok etkilenir. Korona virüs salgını eşitsizlikleri şiddetlendiriyor ve bu bağlamda ciddi tehditleri beraberinde getiriyor. Buna göre devletlerde engellileri kovid-19 hastalığı ile mücadele bakımından ilgi odağına yerleştirmelerini ve onların haklarına daha fazla özen göstermelerini istiyoruz.

Bu doğrultuda bir grup uzman Amerika’da yayımlanan psikoloji dergisine yazdıkları mektupta, korona virüs hastalığı fiziksel ve zihinsel engelli insanların üzerinde özel tesiri bulunduğunu ve bu yüzden özel desteğe ihtiyaç duyduklarını belirttiler.

Amerikalı uzman Dr. John Constantino ve çalışma grubu ise şöyle diyor:

Zihni ve cismi açıdan engelli olan insanlar korona virüs salgını başladıktan sonra uygunsuz bir şekilde münzevi oldular ve bu inzivanın şiddeti toplumu tüm vatandaşlar için zayıf konuma sürüklüyor. Web teknolojisi onların işine yaramıyor ve bir çokları bu virüsten korunmak için ne yapmaları gerektiğini anlayamıyor. Uzmanlar engelli insanların yaşam ortamlarında tedavi destekli kişisel öz bakıma ihtiyaç duyduklarını belirtiyor. Bu ihtiyaçlar, korona virüs salgını sırasında geçici olarak ulaşamadıkları şeylerdir.

Şebnem’in annesi sosyal hizmet uzmanı ve 24 yaşında olan bu kızı otizm hastası. Şebnem’in annesi şöyle anlatıyor:

Korona virüs pandemi haline geldiğinde, bizim toplumumuzda şartlar değişti ve herkes bir nevi daha kötü şartları tecrübe etmeye başladı. Ancak bizim gibi engelli çocukları olan aileler için durumu daha da kronik hale getiren şey, çocuklarımızın hastalığıdır; şöyle ki, normal bir insan için gözetilen sağlık protokolleri bu tür çocuklar için daha sıkı uygulanması gerekir. ben her hafta bir kaç kez Şebnem’i hastaneye götürmek zorundayım ve her defasında da Şebnem’in özel şartları yüzünden işimiz beş saat kadar sürüyor. Bu süre içerisinde ben sürekli onun yatığını temizliyorum; zira Şebnem oluşan yeni şartları anlamıyor ve elini ağzına veya gözüne sürebilir. Allah bilir eğer hastalığa yakalanırsa ne olur.

Bazı engelli insanlar bağımsız olmak ve yaşamlarını huzurevlerinde değil de kendi evlerinde geçirmek için evde düzenli bakıma ve hizmetlere muhtaçtır. Ancak salgın hastalıkları bu hizmetleri aksatabilir. Üstelik engelli insanlarla ilgilenen insanların kendileri da hastalanabilir ve korona virüs yüzünden evde karantina altına alınabilir. Bu durum engelli insanı ihtiyaç duyduğu hizmetlerden mahkum bırakabilir.

Bundan başka özellikle salgın hastalıkları sırasında engellilerin bakıldığı özel merkezler de artık engelliler ve risk altındaki insanlar için güvenli değildir; zira bu tür bakımlarda sağlık protokolleri ve sosyal mesafe gibi durumlara uymak veya karantina altına alınmak neredeyse imkansızdır.

Burada unutulmaması gereken önemli bir nokta da, kovid-19 hastalığının tehlikesi engelli insanları sadece bir yönden tehdit etmediğidir. Gerçekte muhtemel tehlikeler doğrudan hastalıkla ilgili olmayabilir ve örneğin sunulan hizmette aksama yaşanmasından kaynaklanabilir.

Engelli insanlara karşı saygılı davranmanın yanında, onlara çeşitli yeteneklerini ortaya koyma fırsatı verilmeli ve bu durumdan toplumu zenginleştirme yolunda yararlanılmalıdır. Yeni milenyumda beklenen kalkınmayı yakalamak, engelli insanların katılımı ve potansiyellerinden yararlanmayı da gerektirir. Nitekim engelli insanlar için uygun zemin oluşturmak ve haklarına uymak da toplumun bu insanlara birer normal vatandaş olarak borcunu eda etmesinin küçük bir bölümü sayılır.

Ve son olarak şunu da hatırlatmalıyız ki engelli insanlar oldukça duygusal insanlardır ve bazen bir organlarının eksikliği, diğer organlarının daha fazla gelişmesine sebebiyet verir ve sonuçta bazı alanlarda büyük başarılara imza atmalarına yol açar. Nitekim günümüzde engelli kahramanlar kendi toplumları için onur kaynağıdır.

Uzmanlar ise korona virüs salgının yarattığı şartlara işaretle şu öneride bulunuyor: engelli insanlarla irtibat kurduğunuz zaman onları korkutmamaya ve gereksiz ölçüde bu salgından korkuyu onlara telkin etmemeye çalışın. Engelli insanların geçmişteki deneyimlerine göre kaygı duymak bu insanlar için mantıksız bir durum değildir, fakat bu kaygı haddinden fazla aşılanmaması gerekir.

Uzmanlar ayrıca şu önerilerde bulunuyor:

İşverenler, öğretmenler, sağlık personeli, aileler, arkadaşlar, engelli insanlarla irtibatta korona virüs hastalığı ile ilgili mücadelede pratik ve mantıklı yolları önermeli ve bu alanda gerekli tavsiyelerde bulunmalıdır.

Eğer engelli bir insanla yaşıyor veya onlara yardımcı oluyor ve hizmet sunuyorsanız, sağlık kurallarına uyun ve alacağınız tedbirlerle kendinizi de korona virüs hastalığına karşı koruyun; böylece sağlıklı kalır ve onlara yardımcı olmaya devam edebilirsiniz.012