İran'ın Kafkasya'da herhangi bir jeopolitik değişikliğe karşı çıkması
İran İslam Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı, Ermenistan ve Azerbaycan Cumhuriyeti'nin toprak bütünlüğünün karşılıklı olarak tanınmasını barış yolunda önemli bir adım olarak değerlendirerek İran İslam Cumhuriyeti'nin Kafkasya'da her türlü jeopolitik değişikliğe karşı olduğunu vurguladı.
Seyyid İbrahim Reisi pazartesi günü Ermenistan başbakanı Nikol Paşinyan ile gerçekleştirdiği telefon görüşmede, “İran ve Güney Kafkasya bölgesi birbirinin tarihi ve kültürel parçalarıdır.” dedi.
Bu telefon görüşmesi, Ermenistan Dışişleri Bakanlığı'nın Washington'daki Erivan-Bakü görüşmesiyle eş zamanlı olarak Dağlık Karabağ krizine uluslararası toplumun müdahalesinin gerekliliğini vurgulaması bağlamında yapılmıştır.
Ermenistan ile Azerbaycan arasında geçtiğimiz haftalarda farklı düzeylerde yürütülen ve bir süredir durdurulan müzakerelere rağmen aralarındaki sınır gerilimi devam ediyor ve Erivan, Bakü'nün Karabağ'ın Ermeni bölümünü kuşatmaya ve Laçin'e giden önemli yolu kapatmaya devam ettiğini söyledi.
Azerbaycan Cum. ve Ermenistan Cumhuriyetleri, Dağlık Karabağ bölgesi için iki kez savaştı; 2020 yılında Azerbaycan Cumhuriyeti kaybettiği toprakların bir kısmını geri aldı ancak bugüne kadar diplomatik çabalara rağmen gerginliğin giderilmesi ve kalıcı barışın tesis edilmesi yönündeki çabalar sonuç vermemiştir ve taraflar her seferinde yeni konular ve öneriler gündeme getiriyor.
Bu arada, Güney Kafkasya bölgesi ile etkileşim ve işbirliğini genişletmeye büyük önem veren İran İslam Cumhuriyeti’nin 13. Hükümeti, komşuluk politikası ve ilişkilerin güçlendirilmesi doğrultusunda Kafkasya'daki gelişmelere ilişkin dengeli bir politika benimsemiştir ve bu bölgede Ermenistan, Azerbaycan Cum. ve Rusya dahil olmak üzere çeşitli taraflarla, kalıcı barışı tesis etmek ve ekonomik ilişkileri geliştirmek amacıyla siyasi ve güvenlik etkileşimlerini sürdürmektedir.
Buna göre İran, ilkeli ve mantıklı bir politika çerçevesinde komşu ülkelerin toprak bütünlüğünü her zaman desteklemiş ve bu ülkelerin işgaline veya bölünmesine karşı çıkarken, coğrafi sınırların değişmezliğinde ısrar etmiştir. Örneğin İran, Ermenistan'ın Karabağ'ı işgaline nasıl karşıysa, Türkiye'yi Bakü'ye bağlama bahanesiyle Ermenistan'ın bazı bölgelerinin işgaline de karşıdır. Çünkü ülkelerin toprak bütünlüğünün ihlal edilmesi ve coğrafi sınırların değiştirilmesi bölge için güvenlik tehditleri oluşturmakta ve ülkelerin ekonomik ilişkilerine de zarar vermektedir.
Güney Kafkasya'da Batılı partilerin ve Siyonist rejimin müdahalesi ve varlığı konusu da İran'ın ciddi olarak üzerinde durduğu konulardan biridir. Çünkü bu bölgede Siyonistler de dahil olmak üzere yabancı tarafların herhangi bir varlığı barış ve istikrar için tehdit oluşturacaktır; bu nedenle İran, tüm tarafları bu sahte rejimin davranışları konusunda akıllı olmaları ve bu rejimin Kafkasya'da ve diğer bölgelerde varlığına izin vermemeleri konusunda uyarıda bulunuyor.
Hiç şüphesiz, İran İslam Cumhuriyeti açısından Kafkasya'daki herhangi bir gerilim ve çatışma bölgesel işbirliğine dönüştürülmeli ve Kafkasya'daki tüm tarafların çıkarları sağlanmalıdır; İslam Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Seyyid İbrahim Reisi de bölgede yabancıların varlığının sorunu çözmediğini, yeni sorunlara yol açtığını belirterek, Ermenistan ve Azerbaycan sınırları bir an önce güvenlik ortamından kurtularak ekonomik sınırlara dönüştürülmelidir./