Irakçi: Hiçbir devlet, başkalarının güvenliği pahasına kalıcı güvenlik inşa edemez
https://parstoday.ir/tr/news/iran-i302162-irakçi_hiçbir_devlet_başkalarının_güvenliği_pahasına_kalıcı_güvenlik_inşa_edemez
Pars Today – İran Dışişleri Bakanı şunları ifade etti: Hiçbir devlet, başkalarının güvenliği pahasına kalıcı güvenlik inşa edemez. Bölgemizin sorunlarının, bölge ülkeleri tarafından ve bölgenin kendi içinde çözülmesi gerektiğine inanıyoruz.
(last modified 2026-10-19T13:31:53+00:00 )
Ekim 18, 2026 06:12 Europe/Istanbul
  • Irakçi: Hiçbir devlet, başkalarının güvenliği pahasına kalıcı güvenlik inşa edemez

Pars Today – İran Dışişleri Bakanı şunları ifade etti: Hiçbir devlet, başkalarının güvenliği pahasına kalıcı güvenlik inşa edemez. Bölgemizin sorunlarının, bölge ülkeleri tarafından ve bölgenin kendi içinde çözülmesi gerektiğine inanıyoruz.

Pars Today’in Mehr Haber Ajansına dayandırdığı habere göre, İran İslam Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Seyyid Abbas Irakçi, cumartesi günü Bağdat’ta düzenlenen İslam İşbirliği Teşkilatı Dışişleri Bakanları Konseyi’nin 52. toplantısında şunları söyledi: İslam İşbirliği Teşkilatı, İslam ümmetinin ortak sesini oluşturmak, dayanışmayı, iş birliğini ve ortak çıkarların savunulmasını güçlendirmek amacıyla kurulmuştur. İslam İşbirliği Teşkilatı’nın tüzüğü, Birleşmiş Milletler Şartı’nın ilkelerini yansıtan ilkelere dayanmaktadır: egemen eşitlik, toprak bütünlüğü, iç işlerine müdahale etmeme, anlaşmazlıkların barışçıl yollarla çözülmesi ve tehditten ya da güç kullanmaktan kaçınma.

Irakçi şunları vurguladı: İran, uluslararası hukuka, Birleşmiş Milletler Şartı’na ve diplomasiye bağlı kalmış ve bu konudaki tutumunu kararlılıkla sürdürmüştür. Son iki yılda diplomasi yolunu izlemeye devam ettik. ABD ise bunun tam tersini seçti: uluslararası hukuku ve Birleşmiş Milletler Şartı’nı açıkça hiçe sayarak saldırganlık, tehdit, suikast ve ekonomik savaş yoluna başvurdu. ABD ve İsrail’in askerî saldırısı sırasında yüzlerce kadın ve çocuk da dâhil olmak üzere yaklaşık beş bin kişi şehit oldu. ABD ve Siyonist rejim, uluslararası hukuku ağır biçimde ihlal ederek İran İslam Devrimi’nin liderine ve diğer üst düzey siyasi ve askerî yetkililere suikast düzenledi.

İran Dışişleri Bakanı şunları belirtti: Minab’da 160’tan fazla öğrenci ve öğretmenin şehit edilmesi, Lamerd’deki spor salonuna misket bombalarıyla saldırılması, İran’ın güneyindeki Kişm’de bulunan tuzdan arındırma tesisinin bombalanması ve Sîrîk’in Kuhestek bölgesinde bir düğün törenine saldırılması, ABD-İsrail saldırganlığının İran’a karşı işlediği savaş suçlarının belgelenmiş örneklerinden yalnızca birkaçıdır. ABD ve Siyonist rejim, gerçeği çarpıtarak ve mağdur ile saldırganın yerini değiştirerek bu suçları örtbas edemez.

Irakçi sözlerine şöyle devam etti: Barış, yok etme tehdidiyle inşa edilemez. İran, Hürmüz Boğazı’nda güvenli ve emniyetli seyrüsefer ilkesine bağlıdır. Bu su yolu, birçok üye ülkemizin enerji ve ticareti açısından hayati öneme sahiptir ve 28 Şubat 2026’ya kadar tamamen açık ve güvenliydi. O tarihten bu yana deniz ulaşımında yaşanan güvensizlik ve aksaklıklar, ABD ve İsrail rejiminin saldırgan eylemlerinin doğrudan sonucudur. Güvenlik, geçmişteki hataları ve suçları tekrarlayarak yeniden tesis edilemez. Bir ülkeyi bombalayıp yok etmekle tehdit edemez ve onu kuşatma altına alamazsınız; ardından da deniz seyrüseferinin normal hâline dönmesini bekleyemezsiniz.

İran Dışişleri Bakanı şunları vurguladı: Filistin davası, İslam dünyasının temel meselesi olmaya devam etmektedir. Filistin, uluslararası toplumun vicdanında hâlâ bir yara olmaya devam ediyor ve Gazze, uluslararası mekanizmaların soykırımı önlemedeki başarısızlığının bir sembolüne dönüşmüştür. Onlarca karar, işgali ve şiddeti sona erdirememiştir. Filistin halkının devam eden acıları, İsrail rejiminin masum insanları katletmesi ve Kudüs-i Şerif ile kutsal mekânlarına yönelik tehditler herkesi endişelendirmelidir. İran, Filistin halkının yanında durmaktadır ve İslam İşbirliği Teşkilatı ile tüm üyelerini, katliamların ve kuşatmanın sona erdirilmesi için gereken her şeyi yapmaya ve Filistin halkının meşru haklarının desteklenmesini ortak bir öncelik hâline getirmeye çağırmaktadır. Bu öncelik, somut ve eşgüdümlü adımlarla desteklenmelidir.

Irakçi ayrıca şunları kaydetti: Yemen’in ve Suudi Arabistan’ın egemenliğini, bağımsızlığını, birliğini ve toprak bütünlüğünü destekliyoruz. Sorunun çözümü için tek uygulanabilir ve kalıcı yol olarak kapsayıcı ve kapsamlı bir siyasi süreci destekliyoruz. Kalıcı barış; askerî gerilimin tırmandırılması, zorlama ve sindirme ya da Yemen’deki ilgili tarafların dışlanması yoluyla elde edilemez.

Irakçi sözlerine şöyle devam etti: Bölgesel krizlerin askerî bir çözümü yoktur. Siyasi çözümü göz ardı ederek askerî yaklaşımda ısrar etmek, yalnızca durumu daha da karmaşık hâle getirir. İran, Arap Yarımadası’ndaki gelişmelerden derin endişe duymaktadır ve taraflar arasında, daha önce üzerinde anlaşmaya varılan barış yol haritası temelinde diyaloğu kolaylaştırmak için her türlü yardımı sağlamaya hazırdır.