Rehber’in bakışında direniş ekonomisi; zaruretler ve fırsatlar
İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei nevruz bayramı dolaysıyla İran milletine gönderdiği kutlama mesajında yeni yılı “direniş ekonomisi; üretim ve iştigal” yılı şeklinde adlandırdı.
Ayetullah Hamanei bu mesajında ve yine geçenlerde düzenlenen cumhurbaşkanlığı seçimleri ile ilgili tartışmalar başta olmak üzere çeşitli etkinliklerde yaptığı konuşmalarında ve yine geçen gün nizamın önde gelen yetkilileri ve yöneticileri ile görüşmesinde ülkenin iktisadi altyapılarını güçlendirme ve bu alanda var olan sorunların bertaraf etme zaruretine vurgu yapmıştır.
Şimdi bugünkü sohbetimizde direniş ekonomisinin önemini ve bu alanda İran ekonomisinin altyapılarında var olan endeksleri ele almak istiyoruz. Bir başka tabirle bugünkü sohbetimizin konusu İran ekonomisinin karşı karşıya bulunduğu fırsatları ve tehditleri gözden geçirmektir.
İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei beyanatında sürekli düşmanların iktisadi komplolarına ve İran milletine yönelik baskıları ve yaptırımları arttırmakla izledikleri hedeflerine dikkat çekerek ülke ekonomisinin altyapılarının takviye edilmesinin önemine ve bu bağlamda eylem ve amelin gözetilmesine vurgu yapmıştır.
İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei geçen gün nizamın önde gelen yetkilileri ve yöneticileri ile görüşmesinde ülkenin iktisadi altyapılarını güçlendirme ve bu alanda var olan sorunların bertaraf etme zaruretine vurgu yaparak bu alanda sarf edilen emeğin önemli olduğunu, fakat çabaların sürekli ve tüm alanlarda devam etmesi gerektiğini kaydetti.
İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei konuşmasının bir bölümünde şu ifadelere yer verdi: Bizim seçimlerimizden sonra Amerikalılar büyük bir utanmazlık örneği sergileyerek hem yaptırımları arttırdılar, hem her zamankinden daha çok bize ve nizamımıza karşı muhalefet etmeye başladır ve inatlarını sürdürdüler. Bu yüzden ve onların düşmanlığı ve mevcut durum gözetilerek ve tüm ihtiyaçlarımızı ve önümüzdeki yüce hedeflerimizi dikkate alarak yeni bir atmosfer yaratmalıyız. Bu yeni atmosferi oluşturmakta, işbirliği atmosferinde, çalışma ve emek harcama atmosferinde ve amacı ülkenin ve İran İslam Cumhuriyeti nizamının ilerlemesi ve yücelmesi olan şartlara herkes ortaktır, herkesin payı vardır.
İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei sözlerini şöyle sürdürdü:
Ekonomi meselesinde bir mesele yerli üretimdir ki çok da önemli bir meseledir. Bunun için harekete geçmemiz gerekir. Açık yol haritamızın olması gerekmektedir. Aydın bir yol haritası olmalıdır. Hükümetin inşaallah yapması gereken ilk uygulamalardan biri geniş kapsamlı açık ve mükemmel bir yol haritası hazırlamak olacaktır ve böylece tüm bu işleri çeşitli bölümler kendilerine düşen payı ve görevi yerine getirir.
İran İslam Cumhuriyeti İslam inkılabı zafere kavuştuktan sonraki yıllarda dayatılan savaş döneminde en zorlu iktisadi şartları aşmayı başardı ve İran İslam Cumhuriyeti nizamının sulta düzenine karşı ne denli direnebileceğini ispat etti. Ancak dayatılan sekiz yıllık savaşın sona ermesi, iktisadi savaşın da sona erdiği anlamına gelmiyordu. Sulta düzeni İran’a daha fazla darbe vurmak için yaptırım silahından geniş çapta faydalandı. Kuşkusuz bu zor ve hassas şartları aşmak ve iktisadi güvenliğine kavuşmanın yollarından biri direniş ekonomisi üzerinde yatırım yapmaktır. Direniş ekonomisi, ekonomiyi dış şoklara ve tehditlere karşı daha dirençli hale getirmektir. Kuşkusuz günümüz dünyasında bir çok ülke bu tür bir ekonominin peşindedir.
Gerçekte direniş ekonomisinin amacı sulta düzenine karşı iktisadi açıdan bağımlı olmak veya zarar görmekten kurtulmaktır. Amerika’nın son kırk yılda davranışları ise İran’ı teslim olmaya zorlamak için iktisadi baskılardan bir baskı aracı olarak kullanmaktan çekinmediğini gösteriyor. Gerçi İran da bu bağlamda geçmişten beri bazı deneyimlere sahip olan bir ülkedir. Batı’nın İran’a yaptırım uyguladığı ilk dönem, 1953 yılında ve petrol sektörünün milli ilan edildiği günlerde Dr. Musaddak’ın başbakanlık dönemidir. O dönemde Amerika ve İngiltere iktisadi yaptırım ve baskı aracından petrol satışına şiddetli bir şekilde bağımlı olan İran’a karşı yararlanmaya başladı ve böylece İran’da petrol sektörünün millileştirilmesini engellemeye çalıştı.
İran’da İslam inkılabı zafere kavuştuktan sonra da Amerika’nın İran’a karşı hasmane uygulamaları başladı. Bu uygulamaların amacı İran’ın kalkınmasını engellemekti ve bunun için iktisadi kuşatmalar ve felç edici yaptırımlar dayatılmaya başlandı ve bu yöndeki adımlar bir bir atıldı.
Bu yaptırımların tarihlerine bakıldığında Amerika’nın İran’a karşı uluslararası yaptırım dayatma yolundaki ilk adımları 15 Mart 1995 tarihinde ve Amerika dönem Başkanı Bill Clinton’un talimatı ile atıldığı anlaşılıyor. Bu aşamada İran’ın petrol sahalarını genişletme ve geliştirme projelerine ortaklık etmek yasak ilan edildi.
Amerika’nın Wall Street Journal gazetesi Nisan 2016 tarihinde bir sayısında yayımladığı makalesinde şu ifadelere yer verdi: eğer herhangi bir ülke ABD hazine bakanlığının belirlediği sınırları aşacak olursa ve Washington’un iktisadi siyasetlerini düzeltme yönündeki taleplerini gözardı edecek olursa, ABD yöntemi o ülkeye yaptırım uygulayabilir.
Amerika iktisadi hegemonyasından bir çok ülkeye ve hatta Çin ve Rusya gibi büyük ekonomi güçleri sayılan ülkelere karşı yararlanmıştır.
İran böylece son kırk yılda her türlü iktisadi kuşatma ve yaptırım ve iktisadi baskıyı tecrübe ederek başarılı bir şekilde hepsinin üstesinden gelmeyi başardı. Yeni dönem de İran ekonomisi için hem bir fırsat ve hem bir deneyimdir. Bu deneyim İran’ı direniş ekonomisi çerçevesinde kendi bünyesini güçlendirmek üzere ciddi adamlar atma konusunda daha da kararlı hale getirdi.
Bu bağlamda İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei geçmişteki tecrübelerden ve derslerden gelecekte alınacak kararlarda kullanılmasına vurgu yaparak direniş ekonomisinin genel başlıklarını nizam yetkililerine tebliğ etti. Ayetullah Hamanei direniş ekonomisi genel başlıkları iktisadi genel hedeflere ulaşmanın fikri ve teorik altyapısı şeklinde değerlendirerek bu bağlamda orta ve uzun vadeli temel stratejilerin geliştirilmesine vurgu yaptı. Ayetullah Hamanei’nin 2013 yılında tebliğ ettiği direniş ekonomisi genel politikaları aynı zamanda hükümetin yapacağı icraatın genel çerçevesini belirledi.
Aslında İran’da iktisadi sorunların şiddetlenmesi ve derinleşmesinin sebebi, son onyıllarda çeşitli sorunların birikmesi ve yaptırımların ağırlaşması ile beraber aşılmaları hesaplı bir plan olmadan imkansız hale gelmesiyle ilgilidir. Cumhurbaşkanı Ruhani bu bağlamda 11. Hükümetin yetkilileri ile birlikte İslam İnkılabı Lideri Ayetullah Hamanei ile görüşmeleri sırasında hükümetin en önemli uygulamalarına değinerek şöyle konuştu:
Özel olarak halkın geçimi ve iştigali gibi iki önemli alanda baş gösteren ülkenin iktisadi sorunlar bugün en önemli ve en acil çözüm bekleyen sorunlara dönüşmüştür ve doğal olarak 12. Hükümetin ana gündemi olarak yerini alacaktır ve yeni hükümetin gelecek dört yılda en önemli uğraşı da ülkenin iktisadi sorunlarını çözmek olacak.
11. hükümet yolun başında İran’a dayatılan yaptırımlar ve iktisadi savaşla mücadeleye öncelik verdi ve iktisadi disiplin sağlayarak ülke ekonomisini yeniden istikrara kavuşturmaya çalıştı.
Aslında İran en büyük direniş ekonomisi alıştırmasını 2014 – 2015 yıllarında petrol fiyatlarının hızlı düşüşünde yaptı ve sonuçta döviz kurlarının dalgalanmasının tekrarını ve ekonominin petrol fiyatlarının sert düşüşüne gösterdiği tepkide yeniden enflasyonun etkisi altında kalmasını engellemeyi başardı.
Hükümetin bu bağlamda en önemli ve en etkili icraatı ekonominin dayanma gücünü geliştirmek ve oluşan yeni şartlara hakim olmak ve yaşanan krizde bütçede petrol gelirlerini vergiden elde edilen gelirlerle telafi etmekti. Nitekim petrol gelirleri 2013 yılında bütçedeki payı %43 civarındayken bu oran 2015 yılı bütçesinde %33’lere kadar geriledi.
İran yönetimi petrol fiyatlarının aniden ve aşırı düşüşü karşısında başarılı bir tepki vererek bu şoku atlatırken, bir çok petrol üreten ülke bu çalkantıdan sert bir şekilde etkilendi ve ekonomilerinde büyüme endeksi eksi işaretini tecrübe etti.
İran ekonomisinde enflasyon oranının düşmesi 2013 yılında da devam etti, öyle ki enflasyon oranı Nisan 2015’te yüzde 15.7 ve Nisan 2016’da yüzde 11.9 seviyesine geriledikten sonra da geçen sene yılların ardından tek haneli seviyeye düştü.
Ekonomik büyüme endeksi konusuna gelince, dünya bankası ve IMF raporları ve verileri İran ekonomisine istikrarın geri getirilmesi ekonomik büyüme endeksinin olumlu yönde büyümesine vesile olduğunu ortaya koydu. Nitekim İran ekonomisi 8 dönem art arda eksi işaretli ekonomik büyüme endeksini tecrübe ettikten sonra 2014 yılından itibaren artı işaretli ekonomik büyüme endeksini tecrübe etmeye başladı ve yüzde 3’lük bir ekonomik büyümeyi yakalamayı başardı.
Buna karşın dünya bankası geçen Nisan ayında yayımladığı raporunda İran ekonomisini şöyle değerlendirdi: petrol gelirlerinin artışı sayesinde İran’ın cari hesaplarının dengesi 2016 yılında kayda değer oranda gelişti ve 2015 yılında gayri safi milli hasılanın yüzde 2.7 oranından 2016 yılında gayri safi milli hasılanın yüzde 6.5 seviyesine yükseldi ve 2017 yılında da aynı seviyeyi koruması bekleniyor.
Dünya bankası raporunun bir başka bölümünde de İran’ın petrol üretimi tam kapasite noktasına yaklaştığına işaretle petrol dışı sektörün zayıflığını da göz önünde bulundurarak İran ekonomisi orta vadede orta seviyede kalacağını tahmin etti. Dünya bankası İran’ın petrol dışı sektörü pek fazla gelişmeyeceğini ve ancak yabancı sermaye cezbi durumunda gelişebileceğini öngördüğü raporunda İran ekonomisinin uluslararası bankacılık sistemine bağlanması ve ekonomi alanında iç reformların yapılması da bu gelişmeye katkısı olacağını vurguladı.
Gerçekte bu durumlar, İran ekonomisi düşmanların komplolarına karşı kırılgan olduğunu gösteriyor. Özellikle Bercam nükleer anlaşması yürürlüğe girdikten sonra düşmanlar başka konuları bahane ederek yaptırımlarını ağırlaştırdığı ve bu husumeti sürdürmek düşman masasında yerini koruduğu bir sırada bu tehditleri fırsata çevirmenin yollarından biri düşmanın mahiyetini tanımak ve başta direniş ekonomisi olmak üzere tüm kapasitelerde inisiyatifi ele geçirmektir.