Neden Leyletü’r-Regâib’e “Dilekler Gecesi” denir?
https://parstoday.ir/tr/news/religion-i289008-neden_leyletü’r_regâib’e_dilekler_gecesi_denir
Pars Today – Recep ayının ilk cuma gecesi, rivayetlerde birçok faziletin zikredildiği “Regâib Gecesi” ya da Leyletü’r-Regâib olarak adlandırılmıştır.
(last modified 2025-12-26T05:38:29+00:00 )
Aralık 26, 2025 07:38 Europe/Istanbul
  • Neden Leyletü’r-Regâib’e “Dilekler Gecesi” denir?

Pars Today – Recep ayının ilk cuma gecesi, rivayetlerde birçok faziletin zikredildiği “Regâib Gecesi” ya da Leyletü’r-Regâib olarak adlandırılmıştır.

Pars Today’in haberine göre, faziletlerle dolu Recep ayı, kulların bu aydan daha fazla istifade etmesini sağlayan pek çok özel gün ve münasebeti içinde barındırır. Recep ve Şaban aylarında hazırlanan bu manevi programlar, insanın kendini arındırmasına ve mübarek Ramazan ayına girişine bir ön hazırlık niteliğindedir; böylece kişi bu büyük ayın azametini idrak etmeye hazır hale gelir.

Recep ayının ilk cuma gecesi Leyletü’r-Regâib olarak isimlendirilmiştir. Son yıllarda bu gecenin “Dilekler Gecesi” diye anılmasının sebebi, “رغب (rağabe)” kökünden gelmesi olup; bir şeye yönelme, istek ve arzu anlamı taşır. Bu gece, ibadet ve kulluğa yönelmenin arttığı; Allah’ın iyi ve salih kullarının, O’nun kapısına yönelme, Rableriyle bağ kurma ve ünsiyet etme arzularının çoğaldığı bir gecedir. Bu geceye başka bir anlam da yüklenebilir ki o da Allah’ın bağışlaması ve affıdır.

Oruç

Bu gecenin özel amellerinden biri, gündüzünde oruç tutmaktır. Oruç, Recep ayının kendine özgü amellerindendir ve birçok fazileti vardır. Rivayetlerde, bir kimse sadece bir gün bile Recep ayından, imanla ve yalnızca Allah’ın rızasını kazanmak amacıyla oruç tutarsa, Rabbin en büyük rızasına layık olacağı belirtilmiştir.

Recep ayından iki gün oruç tutan kişi ise öyle bir makama ulaşır ki, göklerin ve yerin sakinlerinden hiç kimse onun Allah katındaki keramet ve saygınlığını tarif edemez. Ayrıca ona, ömrü ne kadar uzun olursa olsun hayatı boyunca bir kez bile yalan söylememiş on doğru insanın sevabına denk bir mükâfat yazılır.

Rivayet edilmiştir ki, bir kimse her gün yüz defa bu tesbihleri söylemeye güç yetiremezse, onları okuyarak o günün oruç sevabına erişebilir:“Sübhâne’l-ilâhi’l-celîl, sübhâne men lâ yenbeğî’t-tesbîhu illâ leh, sübhâne’l-a‘azzi’l-ekrem, sübhâne men lebise’l-‘izzete ve huve lehû ehl.”

Leyletü’r-Regâib Gecesine Mahsus Namaz

Bir rivayette şöyle geçer: Gecenin üçte biri geçtiğinde, Kâbe-i Şerif’in yanında bulunmayan hiçbir melek kalmaz. Allah Teâlâ onlara rahmet nazarıyla bakar ve buyurur ki: “Ey meleklerim, benden ne isterseniz isteyin.” Melekler şöyle der: “Ey Rabbimiz, isteğimiz Recep ayında oruç tutanları bağışlamandır.” Allah Teâlâ buyurur: “Bağışladım.”

Bu geceyle ilgili olarak Mefâtîhu’l-Cinân adlı eserde şu şekilde anlatılmıştır: Ayın ilk perşembe günü oruç tutulur. Cuma gecesi girince, akşam ile yatsı namazı arasında on iki rekât namaz kılınır; her iki rekâtta bir selam verilir. Her rekâtta bir Fâtiha, üç defa İnnâ enzelnâhû, on iki defa Kul hüvallâhu ehad okunur. Namaz bitince yetmiş defa:“Allâhümme salli alâ Muhammedin nebiyyi’l-ümmiyyi ve alâ âlih” denir. Ardından secdeye gidilir ve yetmiş defa:“Sübbûhun kuddûsün rabbü’l-melâiketi ve’r-rûh” denir. Sonra baş secdeden kaldırılır ve yetmiş defa:“Rabbi’ğfir verham ve tecâvez ammâ ta‘lem, inneke ente’l-aliyyü’l-a‘zam” denir. Tekrar secdeye gidilir ve yetmiş defa:“Sübbûhun kuddûsün rabbü’l-melâiketi ve’r-rûh” denir. Ardından kişi dileğini ister; inşallah kabul olunur. Bu gecenin amellerinden biri olan bu namaz sayesinde birçok günah bağışlanır.

Allah Resûlü (s.a.v.) bu namazın sevabı hakkında şöyle buyurmuştur:“Canım kudret elinde olan Allah’a yemin ederim ki, Allah’ın kullarından hiçbir erkek veya kadın bu namazı kılmaz ki, Allah onun günahlarını bağışlamasın; günahları denizin köpüğü kadar, kum taneleri sayısınca, dağlar ağırlığında ve ağaçların yaprakları adedince bile olsa. Kıyamet günü, cehennemi hak etmiş yedi yüz akrabasına şefaat eder. Kabirdeki ilk gecede ise Allah, bu namazın sevabını en güzel surette, güler yüzlü ve fasih dilli bir şekilde ona gönderir ve şöyle der: ‘Ey sevgili kulum, müjde! Her türlü zorluktan kurtuldun.’ O kişi sorar: ‘Sen kimsin? Senin yüzünden daha güzel bir yüz görmedim, senden daha güzel bir koku da almadım.’ O da cevap verir: ‘Ey sevgili kulum, ben falan yıl, falan ay, falan yerde kıldığın o namazın sevabıyım. Bu gece hakkını ödemek, yalnızlığına arkadaş olmak ve korkunu gidermek için geldim. Sûra üflendiğinde de kıyamet meydanında senin üzerinde gölge olacağım. Rabbinden gelecek hiçbir hayrı asla kaybetmeyeceksin.’”