Hüseyin-i Erbain yürüyüşü, özgürlük ve mazlumları savunma toplantısı
İran milli güvenlik yüksek konseyi sekreteri Ali Şemhani, İran’ın güney batısında bulunan Çezzabe sınır kapısında Erbain çadır hizmetleri-Mevkiblerde inceleme ziyareti kapsamında muhabirlere yaptığı açıklamada, Hüseyin-i Erbain yürüyüşünün özgürlük talep etmek, Filistin halkını desteklemek ve Siyonist karşıtı toplantı ekseninde olduğunu söyledi.
Bugün yapılan inceleme ziyaretinde general Şemhani, bu yıl Erbain için İran’dan ve diğer ülkelerden milyonların, İran ve Irak’ta güven içinde katıldıklarını belirtti.
Erbain muazzam yürüyüşü, dini inançlar ve manevi değerlerle dolu tören olarak aynı zamanda küresel mesajlar içermektedir. Erbain yürüyüşünde, Müslümanların birbirine karşılık fedakârlık ve isar gibi bir çok müstesna ve duru değerler ve özelliklerin yanısıra misafirperverliğin ender rastlanan görüntüleri sergileniyor.
Bölgenin çok hassas siyasi gelişmeler yaşadığı bir dönemde, Erbain zalimlere karşı direnmek ve zulme karşı savaş ekseni ile Aşura kıyamı hedeflerinin küreselleşmesi için bir fırsattır.
Hıristiyan ve hatta Yahudilerden oluşan diğer dinlere inananların Erbain yürüyüşçüleri arasındaki varlıkları ise İmam Hüseyin’in -as- adalet ve özgürlük yanlısı hareketinin sadece şialar ve Müslümanlara has bir özellik olmadığını gösteriyor.
Amiral Ali Şemhani’nin de vurguladığı gibi "Hüseyin-i -as- Erbain ve halkın bu muazzam harekete olan ilgisinin Erbain kültürü risaletinin sadece kerbala'da ve Beyn-ul Haremeyen'de olmadığını gösterdiğini” söyledi.
Kum dini ilimler havzası seçkin hocalarından Ayetullah Muhsin Garevian büyük Erbain yürüyüşünün konumu ve önemi hakkında şöyle diyor:
Dünya denklemlerinde bu muazzam topluluk ve Hüseyin matemlilerin çok seçkin konumları ve uluslararası alanda önemli mesajları vardır; zira dünyadaki siyasi yorumcular, Eba Abdullah -as- aşkının böyle bir kalabalığı toplayabildiğini görünce, bir olay yaşandığı takdirde aynı kalabalığın sahneye geleceğini ve maddi denklemleri alt üst edeceğini anlıyorlar.
Erbain yürüyüşü bu açıdan dini ve manevi değerlerin yanısıra, derin siyasi ve sosyal etkiler ile birlikte olduğu anlaşılıyor. Bu yürüyüş tarihi bağlara sahipken günümüzde büyük bir sosyal sermaye ve Müslümanların yumuşak gücünün hakikat tecellisi olarak Müslümanlar arasında ortak bir diyaloğa dönüşmüştür.
Fransız seçkin sosyolog Émile Durkheim’e امیل دورکیم göre bir toplumu ayakta tutan ise üyeleri arasında “dayanışma”dır. Durkheim’e göre “düzenli aralarla, toplu ülküleri ve duyguları korumak ve onları tekrar onaylamak için onları sergilemeye ihtiyacı olmayan bir toplum yoktur, zira bir toplumun kişiliği ve vahdetinin yapıcı unsurlarını oluşturuyorlar.”
Bu muazzam topluluk gününüzde etkinliği vahdet ve birlikteliği oluşturmaktaki en üst düzeydeki etkinliğini ispatlamıştır ve dünyanın çeşitli bölgelerinden oluşan milyonluk toplulukta ortak kimliği daha koyulaştırarak seçkinleştiriyor. Tabi ki bu fırsatların yanısıra bu muazzam topluluğu tehdit eden tehlikeler de söz konusudur.
Terörist eylemler ve yabancı hareketlerin sızması ve güvensizlik ise bu muazzam hareketi güvensizleştiren unsurlardandır, böylece bu hareketi zayıflatmayı hedefliyorlar.
Bu yürüyüş hatta en büyük tehdit ve tehlikelerde tüm zorluklar ve eksikliklere rağmen ziyaretçilerin aşkı ve öz istekleri ile büyük bir azametle gerçekleşti. Bu yıl ve önceki yılların tecrübesi ise bu değerlerin gelişmesi ve tekamüle ermesini gözler önüne seriyor.
İslam inkılabı rehberi Ayetullah seyit Ali Hamenei İmam Hüseyin –as- askeri akademisinde düzenlenen mezuniyet töreninde yaptığı konuşmada, “İslam tarihinde Erbain’in, ortaya çıktığı ilk günden itibaren Aşura’nın güçlü medyası olarak bilindiğine işaretle, maneviyatın her geçen gün daha da derinleşmesi ve yayılmasına ayrıca Hüseyin-i Erbain yürüyüşündeki erdemliği konusunda, hikmet ve ilim çevrelerin bu alanda çalışmaları gerektiğini” söyledi./