Lübnan'da Yeni Komplo Süreci
https://parstoday.ir/tr/news/west_asia-i148471-lübnan'da_yeni_komplo_süreci
Lübnan son günlerde tekrar kaotik durumlar ve kimi kuşku uyandıran kişilerin sokaklarda mezhepçi ve fırkacı sloganlar atarak güvenlik güçleri ile de çarpışmaya yeltenen grupların fitneci hareketi ile karşı karşıya kalmıştır.
(last modified 2022-10-07T13:02:52+00:00 )
Haziran 10, 2020 12:01 Europe/Istanbul
  • Lübnan'da Yeni Komplo Süreci

Lübnan son günlerde tekrar kaotik durumlar ve kimi kuşku uyandıran kişilerin sokaklarda mezhepçi ve fırkacı sloganlar atarak güvenlik güçleri ile de çarpışmaya yeltenen grupların fitneci hareketi ile karşı karşıya kalmıştır.

Lübnan Ekim 2019'dan itibaren hükümet karşıtı gösterilere sahne olmuştur.  Bu gösteriler sonucunda ise Lübnan başbakanı istifa etmiş ve bu sürecin devamında da   Ocak 2020'de Hassan Diyab yeni başbakan olarak atanmıştır. 

Hassan Diyab'ın başbakanlığından   5 aydan az bir süre geçmesine rağmen  bu ülkede hükümet karşıtı gösterilerin üç turu yapılmıştır.  Bu gösterilerin ilk turu  21 Ocak  akşamı  Hassan Diyab'ın başbakan olarak parlamentodan güvenoyu aldığı sırada  başladı.  İkinci tur ise  Mart'ın sonları ve Mayıs'ın başlarında, üçüncü tur gösteriler de  6 Haziran'da başlamış oldu. 

Burada Lübnan gelişmeleri ile ilgili birkaç önemli soru gündeme geliyor.  İlk soru  Lübnan'da tekrarlanan gösterilerinin nedenlerinin ne olduğudur.

Birçok analist  Hassan Diyab hükümeti karşıtı gösterilerin  Ekim 2019 gösterilerinin nedenleri ile  aynı sebeplerden kaynaklandığını Saad El Hariri hükümeti karşıtı gösterilerin benzeri olduğunu düşünüyor.  Bilindiği üzere  Ekim 2019  gösterileri  ekonomik nedenlerden kaynaklandı. Lübnan halkı ekonomik koşullardan büyük oranda rahatsızlardı.  Hassan Diyab hükümeti aleyhindeki gösterilerin  ekonomik kaynaklı olduğu öne sürülse de ancak gerçeğin siyasette aranması gerektiği söylenmelidir. 

Son günlerde Lübnan Hizbullah Hareketine karşı atılan sloganlar   bu gösterilerin ekonomik değil, siyasi olduğunu gösteriyor.  Protestocular Lübnan Hizbullah hareketini yolsuzluğu arttırmakla suçlamaktadırlar. Bu sırada ise  geçen aylarda Lübnan Merkez Bankası başkanı ve 14 Mat hareketi önemli müttefiklerinden Riyad Sallame  yolsuzluk ve  Lübnan milli para biriminin değerini düşürme  ile itham edilmişti.  Riyad Sallame geçen ayda  Amerika'nın Hizbullah Hareketine karşı yaptırımları ve  belli banka hesapları aleyhinde kimi kararların uygulanması hususunda   Lübnan'ın küresel mali çemberde tutulması için  Amerika'nın Hizbulllah'a karşı talimatnamelerinin uygulanması gerektiğine vurgu yapmıştı.  

Aslında son gösterilerde  atılan sloganlar  her şeyden ziyade  Lübnan'da mezhepçilik ve fırkacılığa dayalı bir  fitnenin şekillenmekte olduğunu gösteriyor.  Bu çerçevede  Lübnan Cumhurbaşkanı  Michel Aoun ve    Lübnan parlamento başkanı  Nebih Berri   bile bu hususta uyarıda bulunmuşlardı.  Michel Aoun ise  son gelişmeleri ve olayları  tüm Lübnanlılar için tehlike çanının çalmasına benzetip   fitne ve iç savaş tuzağına düşmemelerini istedi.  Nebih Berri  ise şöyle bir açıklamada bulunmuştu:" Son olaylar  Lübnanlıların birliğini hedef almıştır. "

Bu hususta sorulması gereken bir başka soru da,   son gösterilerin ve olayların  asıl aktörlerinin kimler olduğudur. 

Son gösterilerin  Nisan sonunda Mayısın başında patlak verdiğinde  Hassan Diyab ise  açık bir şekilde  bu ülkeye dış mihrakların  sızdığını belirtti.  Görünen o ki  şimdi de kimi dış mihraklara bağlı kişiler  Siyonist Rejim ve Amerika planlamaları ile  mezhepsel aşağılamak sureti ile  Şia ve Sünniliği ayrıştırarak siyasi hedefler doğrultusunda hareket etmek istiyor.  Son onyılda   Lübnan Hizbullah Hareketinin   terörizm ile mücadeledeki belirgin rolü ve de Mayıs 2018 parlamento seçimlerindeki başarıları ve parlamento çoğunluğunun da     direniş koalisyonu tarafından kazanılması  ile  şimdi de Hizbullah karşıtı mihraklar  kendi başarısızlıklarını fitneler ve gösteriler ile  telafi etmek istiyorlar. 

Bu doğrultuda  Lübnanlı siyasi analist ve yazar  Nasib Huteyt ise   sokak kaosları ve gelişmelerinin Lübnan'ın iç ortamına uymayacak bir şekilde yabancı mihraklar ve Amerika'nın dış siyasetine uygun bir şekilde olduğunu söylüyor.   Hutaty'ın söylediğine göre  bu hareketlenmeler tamamen siyasi olup  halkın ekonomik talepleri ile alakası yoktur.  Bu gelişmeler  habasetler ve aldatıcı girişimler çerçevesinde   halkın geçim sıkıntıları ve yoksulluğunu  ve Amerika'nın kuşatmasını suistimal etme doğrultusundadır. 

Son nokta ise,  Lübnan'daki son gelişmelerin  parlamentonun  Hasan Diyab  hükümetine güvenoyu vermesinin  ardından ve  tanınmış hareketlerin güvenoyu oturumuna katılmamasından sonra da  öngörülmüş olmasıdır.  Son onyılın yarısından fazla süresinde  Lübnan hükümetinin Saad El Hariri ve Batıcıların elinde bulunduğu da unutulmamalıdır.