Lübnan'da Diyab hükümetinin istifası, tekrarlanan hikaye
Lübnan Başbakanı Hassan Diyab dün görevinden istifa etti. Cumhurbaşkanı Mişel Avn tarafından istifanın kabul edilmesinin ardından, yeni Başbakan'ın açıklanmasına dek, Diyab geçici olarak başbakanlık görevini sürdürecek.
1943 yılında bağımsızlığına kavuşan Lübnan'da Hassan Diyab, 54. başbakandı. 1992 yılından beri Lübnan'da 5 Başbakan görevinden istifa etmiştir. Ömer Kerami 1992 yılında görevinden istifa ettikten sonra Rafik Hariri Başbakan oldu. Ömer Kerami 2005 yılında ikinci kez başbakanlıktan istifa etti. Necib Mikati 2013 yılında ve Saad Hariri de 2019 yılında başbakanlıktan istifa ettiler. Böylece Diyab da son 28 yılda başbakanlık görevinden istifa eden 5. başbakan oldu. Bu yüzden Lübnan halkı için hükümetin istifa etmesine yeni bir konu değil.
Diyab başbakanlık koltuğunda 7 aydan az bir süre kaldı. Mikati ise 2005 yılında sadece 3 ay başbakanlık görevinde bulunmuştu. Ömer Kerami'nin başbakanlığı da sadece 4 ay sürmüştü.
Diyab'ın istifasıyla ilgili önemli bir konu, Lübnan içinde ve dışındaki direniş muhaliflerinin bir yandan medya üzerinden Diyab hükümetinin istifasını Hizbullah'ın yenilgisi olarak nitelerken diğer yandan Hizbullah'ı Lübnan'da siyasi ve ekonomik krizden sorumlu tutmaya çalışmalarıdır.
Esasında, Diyab'ın istifası Hizbullah için bir yenilgi sayılmaz çünkü Diyab, direniş başbakanı değildi, ancak direniş ittifakının yardımı ve çabalarıyla kabine kurmayı başardı, nitekim Hizbullah, 2011 yılında Necib Mikati, 2014 yılında Temmam Selam ve 2016 ve 2019 yılında da Saad Hariri hükümetleriyle işbirliği yapmıştır.
Lübnan'daki mevcut kriz ve düzensizliklerden Hzibullah'ın sorumlu tutulması, bu harekete karşı psikolojik savaş çerçevesinde adeta "gerçeği ters yüz etmek" ve "yanlış adres vermek"ten ibarettir.
Son 28 senede Rafik Hariri ve oğlu Saad Hariri yaklaşık 15 sene Lübnan'da iktidarda bulundular. 14 Mart hareketinden olan Mikati ve Selam da toplam 70 ay başbakanlık koltuğunda oturdular. Selim Has ve Ömer Kerami hükümetlerinde Hizbullah esasında iktidarda bir rol ve ortaklığı olmamıştı. Böylece Lübnan'da yaşanan kriz ve düzensizliklerden Hizbullah'ın sorumlu tutulması ve Hizbullah Genel Sekreteri'ne bazı eylemcilerin hakarette bulunması ise Lübnan direnişe karşı psikolojik savaş çerçevesinde tasarlanan ve belli hedefler güden bir girişimdir.
Son ve önemli bir konu da, 1943 yılından bu yana çağdaş Lübnan'da yaşanan olaylar ve gelişmeler, bu küçük ülkede hükümetlerin ömrünün kısa olduğunu gösteriyor.
Son 78 senede 54 başbakanın her biri ortalama olarak 16 ay yani 1 sene 4 ay iktidarda kalmıştır.
Rafik Hariri'nin iktidara geldiği 1992 yılından şimdiye kadar Lübnan'da 12 hükümet kurulmuştur. Bu hükümetlerin ortalama ömrü ise 2 yıl 3 ay olmuştur.
Bu durum, Lübnan'da hükümetlerin ömrünün niçin kısa sürdüğü gibi önemli bir sorunun gündeme gelmesine yol açıyor.
Bu sorunun cevabı belki de Lübnan sınırları içinde değil ve nedenini ülkenin coğrafi çizgileri dışında aranabilir. Nitekim Diyab hükümetine karşı siyasi ve sosyal şiddet de dışarıdan gelen baskı sonucunda oluştu ve hükümetin dün istifasına yol açtı.
Görünen o ki, Lübnan'da siyasi istikrarsızlık, dış güçlerin esas öncelikleri ve amaçlarından birini teşkil ediyor./