Siyonist Rejim İsrail'in Gazze'de Medyayı Hedef Alması
https://parstoday.ir/tr/news/west_asia-i171856-siyonist_rejim_İsrail'in_gazze'de_medyayı_hedef_alması
Filistinli makamlar Cumartesi günü Siyonist Rejim İsrail'in Gazze Şeridi'ne yaptığı saldırılarda 13 kişinin hayatını kaybettiğini bildirdi. Buna ilaveten Siyonist Rejim İsrail Cumartesi günü Gazze'deki yabancı medyanın büroları merkezine de saldırdı. Aslında bu saldırı bu cinayetleri yansıtmaya çalışan tüm medya organlarına yapılan saldırıydı.
(last modified 2024-12-09T04:22:16+00:00 )
Mayıs 17, 2021 06:31 Europe/Istanbul
  • Siyonist Rejim İsrail'in Gazze'de Medyayı Hedef Alması

Filistinli makamlar Cumartesi günü Siyonist Rejim İsrail'in Gazze Şeridi'ne yaptığı saldırılarda 13 kişinin hayatını kaybettiğini bildirdi. Buna ilaveten Siyonist Rejim İsrail Cumartesi günü Gazze'deki yabancı medyanın büroları merkezine de saldırdı. Aslında bu saldırı bu cinayetleri yansıtmaya çalışan tüm medya organlarına yapılan saldırıydı.

Televizyonu açtığımda  gördüklerime inanamıyorum.  Hayret verici!  Kimi muhabirler  füzeyi fırlatacak sorumlu ile telefonda görüşmektedir! Ondan  bir kaç dakika beklemesini böylece eşyalarını binadan çıkarmalarına fırsat vermelerini istiyorlar. Ancak sorumlu bunun mümkün olmadığını söylüyor ve artık füze fırlatılıyor. 

Yerlerinde donup kalmış  muhabirlerin yüzündeki  şaşkınlık ve hayret aşikardır.  Daha geç öldürmek için cellatla müzakere yapmak mümkün mü ki? Kameralar önünde katillerden fırsat istiyorlar. Ancak o kabul etmiyor.  Bina yıkılıyor ve herkes hayret ve şaşkınlık içerisindedir.  Sadece haberlerin yayınını yapan medya temsilcileri  Siyonist Rejim İsrail'in fırlattığı bu füzelerin hedefi oldular.  Siyonist Rejim İsrail ise bu binanın  Filistin İslami Direniş Hareketi  HAMAS'ın teçhizatının bu binada bulunduğunu iddia ediyor. Ancak binanın sahibi bunu reddediyor. 

Binanın sahibi Cevad Mehdi  İsrail'in iddialarının tersine bu binada askeri teçhizatın olmadığını ve  sırf  iki haber kanalının bürosu ve ticari şirketlerin artı 60 meskun dairenin bu binada bulunduğunu  söylüyor.   Bina sahibi  İsrailli istihbarat çalışanının  kuleye saldırı yapılmadan  onu uyardığını   ve binayı boşaltmak için ona bir saat zaman verdiğini  de belirtti.  Mehdi Bey  10 dakika daha istihbarat çalışanından vakit istediğini böylece muhabirlerin araç gereçlerini toplamalarına müsaade etmelerini istese de bu talep reddedildi. 

Cumartesi gecesi  dünya medyası  bu telefon görüşmesi ve  ardından da binanın yıkılma görüntülerini paylaştılar.  Bu olay insani ölüme yol açmasa da  ifade özgürlüğünün ölümüne yol açtı. Batı dünyasının  ifade özgürlüğünü korumak adına birçok slogan attığı sırada bu ifa özgürlüğü binası ve tezahürü yıkılmış oldu.   Cumartesi günü  medya ve iletişim için kara bir gündü.  Hem de Siyonist Rejim İsrail'in 73'üncü kuruluş yıldönümü olması itibarı ile tam bir Nekbe günü idi. 

Associated Press, bu olaydan dolayı şoke olduğunu bildirdi. Bu haber ajansı, İsrail'in binada haber ajansları ve gazetecilerin faaliyet gösterdiğini ve artık dünyanın Gazze'de olup bitenlerin her zamankinden daha az farkında olabileceğini bildiğini belirtti. 

Associated Press'in genel müdürü Gary Prott, haber ajansının sitesinde yayınlanan bir açıklamada, "İsrail ordusunun AP'nin ve diğer haber ajanslarının bulunduğu binayı hedef alması ve tahrip etmesi karşısında dehşete düştük. Ofisimizin yerini uzun zamandır biliyorlar ve orada gazetecilerin çalıştığından da haberdarlar. "

El Jazeera kanalı da  Gazze'deki bürosunun bombalanmasını ve imha edilmesini kınayan ayrı bir bildiri yayınladı. Bu Katarlı medya direktörü Mustafa Savvak, "Uluslararası toplumu bu barbarca eylemi ve gazetecilerin hedef alınmasını kınamaya çağırıyoruz. Haber medyası bürolarının imhası açık bir insan hakları ihlalidir ve uluslararası düzeyde bir savaş suçu sayılır."dedi.

Tabii ki, gazetecilerin İsrail güçleri tarafından hedef alınmasına gösterilen tepkiler, üst düzey medya yöneticileriyle sınırlı kalmadı. Amerikan gazetesi Variety'ye göre İsrail'in Cumartesi günü Gazze'deki yabancı medya bürolarının genel merkezine düzenlediği saldırı, basın özgürlüğüne yönelik bir saldırı oldu. New York'taki Gazetecileri Koruma Komitesi (CPJ) de saldırıya tepki göstererek, "uzun zamandır uluslararası medyanın merkez binası olarak bilinen bir yapıya yapılan saldırı, işgalci rejimin Savunma Bakanlığı'nın medyayı hedef alarak  Gazze halkının çektiği acıların üstünü örtmek istediğini gösteriyor. "dedi.

Komite direktörü Joel Simon, böyle bir saldırının uluslararası hukuku ihlal ettiğine dikkat çekerek  "Siyonist rejimden, sivil bir tesise yapılan saldırı için iyi bir delil ve  gerekçe göstermeye davet ediyoruz. "açıklamasında bulundu. 

Amerikan Kalem Derneği (PEN) de Kudüs'teki işgalci rejim güçlerinin El Cela Kulesi'ni yıkmasını endişe verici olarak nitelendirerek kınadı. Dernek, Cumartesi günkü saldırıların ardından yaptığı açıklamada, dünyanın bugün HAMAS ile Siyonist rejim arasında devam eden çatışmadan haberdar olmasının tek nedeninin, dünya çapında farkındalık yaratmak için hayatlarını riske atan bitmez tükenmez gazetecilerin amansız çabaları olduğunu bildirdi.

Amerikan Kalem Derneği, Siyonist rejimi saldırıyla ilgili ayrıntılı bir açıklama yapmaya çağırdı ve şunları ekledi: "Yıkım ve saldırı, kritik bir noktada endişe verici ve karmaşık bir çatışmanın belgelenmesinde profesyonel gazetecilerin elini bağlıyor."

Haber ve yayımcılık alanında faaliyet gösteren kurum ve kuruluşların yanı sıra BM Genel Sekreteri Antonio Guterres de Gazze'deki yabancı basın büroları merkez binasına yönelik saldırıyı uluslararası hukuka aykırı olarak nitelendirerek ne pahasına olursa olsun bu tür saldırıların önlenmesi gerektiğini belirtti. Sivil ve medya binalarının ayrım gözetmeksizin hedef alınmasının uluslararası hukuku ihlal ettiğine dikkat çekerek hava saldırılarını eleştirdi. 

Gazze'deki uluslararası medya binasının yıkılmasıyla ilgili olarak Siyonistlerin gerçekleri duymayı tahammül edemeyeceğini söyleyen bir diğer kişi de İngiliz İslami İnsan Hakları Komisyonu başkanıydı. "Kim herhangi bir düzeyde gerçeği ortaya çıkarırsa, onu tehdit etmek ve bilgilendirmeyi durdurmak için Siyonist Rejim İsrail hava saldırıları dahil her türlü gücü kullanır." açıklamasında bulundu. 

İngiltere'nin en büyük savaş karşıtı hareketinin üst düzey bir üyesi ise Kudüs'teki işgalci rejim tarafından Gazze'deki haber ajanslarının merkez binasının yıkılmasının ifade özgürlüğüne yönelik büyük bir saldırının ve işgal altındaki Filistin'deki suçlarla ilgili bilgileri tekelleştirme girişiminin sembolü olduğunu söyledi.

Stephen Bell, "İsrail hükümeti mevcut savaşta haberlerin yayılmasını durdurmaya çalışıyor. Bunu yapmakta da  kararlıdır.Bu da serbest bilgi akışına aykırı.Filistinliler ve dünyanın özgürlüğü seven insanları, İsrail yanlısı ve emperyalist kaynakların bilgi tekeline boyun eğmeyecekler. " dedi.

Savaş karşıtı aktivist, bilgi akışının sanal ağlar üzerinden devam ettiğini belirterek, Filistin kurtuluş sesinin dünya genelindeki protestolar sayesinde duyulacağını da belirtti ve şu hatırlatmada da bulundu: "Binalar yıkılabilir ama gerçek her zaman canlıdır."

Gerçek şu ki, Siyonist rejim ile Filistin'in temel sahipleri arasındaki çatışmada en önemli zorluklardan biri, dünyanın her yerinden ve hatta işgal altındaki topraklardaki olan milyonlarca kullanıcıyı etkileyen medyatik bilgi fırtınasını tetiklemiştir. Şimdiye kadar, Siyonist rejim bu fırtına ile uğraşmak zorunda kalmıştır. Sonuçta Siyonist Rejim askeri sansür dairesinin çabalarıyla, bu rejimin sırlarını saklama bahanesiyle, yayın öncesinde medya içeriğine yönelik yaygın sansür gündeme getirilmiştir. 

Siyonistler, medyanın önemini ve dünya kamuoyu üzerindeki etkisini ve görünmez bir gücün oluşumundaki önemini  kısa sürede anlamıştır. Bu yüzdendir ki uzun yıllar kitle iletişim araçlarına hakim olmayı ve sonuçta dünyadaki bir devletin gücünden daha fazla güç kazanmaya çalıştılar.

Siyonist rejimin ifade özgürlüğüne yönelik getirdiği kısıtlamaları medya sansürü ile sınırlı kalmamaktadır. Bu bağlamdaki bir başka önemli nokta Siyonist rejim gazetecilerinin ve yazarlarının çoğunun yedek subay ve emekli subay olmasıdır. Bu bağlamda Siyonist medya organları yalnızca uygun olduğuna inandıkları içeriği yayınlarlar.

Siyonist akımının oluşumundan bu yana, Siyonistler, propagandaları ve dünya çapında kapsamlı propaganda ağları yoluyla, hepsi de Siyonist liderlerin fikirlerinde ortaya konan ve dünya kamuoyunun dikkatini çekmek etrafında dönen birçok hedef peşinde koştu, toplumu Yahudileri desteklemeye ve Yahudilerden başka toplumların fikirlerini ve varlıklarını yok etmeye teşvik etti.  

Şimdi,  Siyonist rejim, dünya medyasının büyük bir bölümünün bu rejimin suçlarını ve cinayetlerini  ifşa etmeye ve insanlık dışı eylemlerinin görüntülerini ve haberlerini yayınlamaya başladığı bir durumda bu saldırıları gerçekleştirmektedir.  Böyle bir durumda, medya kuruluşları ve merkez binalarına yapılan acımasız saldırı Siyonist Rejim tarafından uygun bir tepki sayılabilir ancak kesinlikle bu saldırıya rağmen medyatik faaliyetler durdurulamayacaktır. Bu girişime karşı güçlü küresel kınamalar ve medyanın öz be öz görevlerini yerine getirmesine odaklanması  bu girişimin insanlık dışı mahiyetini gözler önüne sermektedir. Siyonistler  bundan sonra  medya kabusunun devam edeceğini  bilmeliler. 

Değerli dinleyiciler Siyonist Rejim İsrail'in Gazze'deki  medya kuruluşlarının merkez binasına yaptığı saldırı dolayısı ile sizlere hazırladığımız özel sohbetimizin sonuna geldik. Hoşça kalın.