Hizbullah’ın işgal rejimine yönelik başarılı operasyonu
Hizbullah’ın üst düzey komutanının işgalciler tarafından şehit edilmesine ilk misilleme cevabı İsrail'in casusluk operasyonlarının düşünce kuruluşu sayılan ve suikast operasyonlarının buradan yapılan yönlendirmelerle gerçekleştiği casusluk üssünün hedef alınması ile başladı.
Siyonistler, üst düzey askeri komutanı Fuad Şükr’e düzenlenen suikasta Lübnan İslami Direnişi Hizbullah’ın önceki gün ilk misillemesi olarak gerçekleştirdiği intikam operasyonunu başarısız olmuş gibi göstermeye çalışırken, Haaretz gazetesinin de aralarında bulunduğu İbranice medya organları, füzelerin ve Hizbullah İHA’larının, İsrail'in istihbarat ve casusluk merkezleri de dahil olmak üzere işgal altındaki Filistin'in derinliklerindeki stratejik hedefleri vurduğunu açıkladı.
Hizbullah Genel Sekreteri Seyyid Hasan Nasrallah, operasyonun ardından yaptığı konuşmada Siyonist düşmanın Hizbullah operasyonunun engellendiği yönündeki iddialarını yalanlayarak şunları vurguladı: İsrail'in derinliklerindeki operasyonun öncelikli hedefini Gillot üssü olarak belirledik. İsrail askeri istihbarat teşkilatı Aman’a ait olan bu üste Birim 8200 kolordusu konuşlandırılmış durumda. Gillot üssü Lübnan sınırına 110 km, Tel Aviv'e ise 1500 metre uzaklıkta bulunuyor.”
Bu bağlamda Aksa Tufanı operasyonunda elbette Siyonistlere büyük bir skandalı yaşatan Siyonist ordusunun Birim 8200 istihbarat merkezinin hedef alınması büyük önem taşıyor. Bu yüzden sözkonusu Birim hakkında bir takım bilgiyi paylaşacağız.
Birim 8200, 20. yüzyılın ortalarında kurulan Siyonist rejimin Askeri İstihbarat Teşkilatı'nın en büyük birimlerinden biri olarak, İsrail Ordusu Merkez Komutanlığı ve Genelkurmay Başkanlığına bilgi ve uyarılarda bulunmak amacıyla gizlice dinleme ve şifre çözmektedir.
Bu birim, işgalci rejimin askeri istihbarat dairesinin en büyük birimi olup, savaş bölgesi içinde önemli bilgilerin toplanması ve bilgi toplama araçlarının geliştirilmesi, bunların sürekli güncellenmesi, verilerin analiz edilmesi, işlenmesi ve ilgili makamlara bilgi sağlanmasından sorumludur.
Birim 8200, İsrail güvenlik sisteminin hem askeri hem de siyasi tüm seviyelerinde istihbarat üstünlüğü elde etmek amacıyla öncelikle teknik ve ardından siber geliştirmeye dayanmaktadır.
İlk eylemleri 1930'lu yıllara, yani işgal altındaki Filistin topraklarında sahte Siyonist rejimin kurulması öncesine kadar uzanan Birim 8200 o dönemde Siyonistlere yönelik istihbarat toplamak amacıyla çeşitli gruplar halinde çalışıyordu ve 1948 yılı sonunda İsrail'in Filistin'i işgali başladığında bu gruplar birleştirilerek, dinleme ekipleri ve gezici birimlerden oluşan 8200'üncü birim oluşturuldu.
Milyonlarca Filistinlinin öldürülmesi ve yerinden edilmesiyle sonuçlanan Nekbe olayı sırasında birim, personelini 8.200 kişiye arttırdı. 1953 yılında bu birlik Siyonist ordusunun Gillot askeri kampına nakledildi ve adı Birim 515 olarak değiştirildi. Bu birimde bilgisayar sistemleri konusunda uzmanlaşmış Maram adında bir bölüm de kurularak imkan ve kabiliyetleri artırıldı.
1966 yılında 8200 birimine ulaşma imkanının arttırılması amacı ile Şofar Merkezi gibi raporlama ve uyarı merkezleri de kuruldu. Haziran 1967'de, “6 Gün Savaşı” sırasında, dönemin Mısır Devlet Başkanı Cemal Abdülnasır ile Ürdün Kralı Hüseyin bin Talal arasındaki konuşmalar bu birimce dinlendi ve İsrail ordu radyosunda yayınlandı; böylece Siyonist rejimin bu konuşmaları gözetlediği, ilk kez ortaya çıktı.
6 Gün Savaşı'ndan sonra Birim 8200, İsrail İç Güvenlik Servisi'nin (Şabak) Sina bölgesinden Mısır istihbarat servisine bilgi aktaran kişileri bulmasına yardımcı oldu. Ancak Siyonist Ordu'nun Birim 8200’ü ve istihbarat birimi 848’inin sahip olduğu geniş olanaklara rağmen Ekim 1973 savaşını tahmin edemediler.
Birim 8200 Filistin'in kuzeyinde ve güneyinde birçok dinleme merkezi bulunduruyor. Kablolu ve kablosuz iletişim cihazlarının ele geçirilmesi 8200 ünitesinin en önemli görevlerinden biridir. Sabit ve cep telefonları ile kablosuz sistemler bu birim tarafından sürekli dinlenmektedir. Bu yaklaşım, söz konusu birimin görevini tamamlamasını sağlamaktadır. 8200 Birimin dinleme operasyonu Filistin ve komşu ülkelerle sınırlı değil ve işgal altındaki topraklardan coğrafi olarak uzak olan diğer ülkeleri de kapsamaktadır.
Birim 8200'ün, İsrail ordusunda doğrudan askeri istihbarat teşkilatına bağlı olarak çalışan özel birim “Sayeret Metkal” ile kapsamlı bir işbirliği var. Bu birimin Arap ülkelerinin köşelerinde terör operasyonlarını yürütme konusunda özel uzmanlığı var. Sayeret Metkal, Birim 8200 ile koordinasyonu sağlarken, farklı alanlara dinleme ve görüntüleme ekipmanları yerleştirerek istihbarat bilgilerinin toplanmasında önemli rol oynuyor. Bu gruba bağlı Batı Asya’nın en büyük dinleme ve casusluk üssü Gazze Şeridi'nin doğusunda ve bu bölgenin sınırlarına 16 kilometre uzaklıkta bulunuyor.
2004'te, Birim 8200 İsrail'in merkezi istihbarat teşkilatı olarak organize edileceği konuşuluyordu ve 2006'da Lübnan'la yapılan Temmuz savaşı sırasında birim, Hizbullah'ın üst düzey isimleri hakkında istihbarat toplamaktan sorumluydu. 2010 yılında Fransız gazetesi Le Monde, İsrail ordusunun Birim 8200’ünün, Beerşeba’ya 30 kilometre uzaklıkta bulunan Negev çölünde Urim üssü adı altında büyük bir askeri üs işlettiğini yazmıştı. Bu üs dünyadaki en büyük casusluk ve dinleme üslerinden biridir.
Le Monde, Birim 8200'ün yurtdışındaki İsrail büyükelçiliklerinde de gizli dinleme ofisleri kurduğunu bildirdi. Denizaltı kablolarını gizlice dinliyor, Filistin topraklarında gizli dinleme birimleri var ve elektronik dinleme ekipmanıyla donatılmış “Gulfstream Aerospac” jetleri var. New York Times da Birim 8200’ün, 2007 yılında Deyrizor eyaletindeki bir nükleer reaktöre düzenlenen saldırı sırasında Suriye hava savunmasını devre dışı bırakmak için gizli bir anahtar kullandı. 8200 birimi Kaspersky'nin ağına da girmeyi başardı ve ABD istihbarat programlarını incelemeye çalışan bir Rus hackerın faaliyetlerini engelledi.
Siyonist rejimin Askeri İstihbarat Teşkilatı, kabine ve İsrail ordusuna bilgi, uyarı ve günlük haber sağlamak amacıyla kurulan İsrail'in en eski ekiplerinden ve askeri kurumlarından biri olarak kabul ediliyor. Birim 8200 bu kurumun en büyük temsilcisi olup prestijli konuma sahip üst düzey bir kurum olarak değerlendirilmektedir. Bu birimde aktif olan herkes birçok beceri kazanır ve teknoloji alanlarında iş piyasasına çok kolay girer. Bu birimden mezun olanlar, bilgisayar korsanlığı ve elektronik casusluk faaliyetlerinde uzmanlaşmış ileri düzey şirketlerde istihdam edilmektedir.
İbranice yayın yapan The Jerusalem Post Gazetesi, Birim 8200 komutanlarının 7 Ekim'deki istihbarat skandalını haklı çıkaramayacağını, bunun da bu birimde büyük bir güvenlik-istihbarat açığının varlığına işaret ettiğini duyurdu.
Alınan haberlere göre Birim 8200 komutanları, Aksa Tufanı operasyonundan bir gün sonra 8 Ekim'de uzun bir toplantı yapmıştı. Daha sonra bu toplantı sırasında gerginlik ve şiddetli anlaşmazlıklar yaşanırken belirli bir sonuca varılmadan sona erdi ve herkes bu başarısızlık için birbirini suçlamaya çalıştı.
Siyonist uzmanlar ve medya, Aksa Tufanı operasyonunu tahmin edememesi üzerine Birim 8200’e karşı büyük bir saldırı kampanyası başlattı. Bu birimin komutanları, başarısızlıklarını, Aksa Tufanı operasyonundan 12 ay önce, subayların Hamas saldırısının olası senaryoları konusunda uyardığını söyleyerek gerekçelendirmeye çalıştılar ama hiçbir şey olmadı ve bu nedenle sonraki uyarıları dikkate almadılar.
Siyonist bilgi kaynakları, Birim 8200’ün Aksa Tufanı operasyonunu tahmin edememesinin sebebinin, son iki yılda çalışan sayısının önemli ölçüde azalması ve diğer çalışanların sık sık faaliyetlerini askıya alması ve hafta sonları kapalı olması olduğunu belirterek bu nedenle Birim 8200’ün Gazze sınır bölgelerinde Hamas'ın saldırısı sırasında aktif olamadığını belirtti./