Gazze savaşının iç artçı sarsıntıları
Eldeki veriler, İsrail'de sağcıların iktidara gelmesinden ve Gazze savaşının başlamasından sonra çeşitli nedenlerle işgal altındaki Filistin'e göçün azaldığını ve buradan çıkışların arttığını gösteriyor.
Siyonist rejimin Başbakanı Binyamin Netanyahu ve diğer aşırı bakanların, yerleşimcilerin güvenliğini savunmak bahanesiyle Gazze'de başlattıkları savaş, Siyonistlerin güvenliğini sağlamakla kalmazken, üstelik onları göçe zorladı.
Siyonist kaynaklara göre Gazze'ye karşı yürütülen savaşın yalnızca ilk 6 ayında 550 bin Siyonist işgal altındaki toprakları terk ederek diğer ülkelere göç etti. “Zeman İsrail” haber sitesinde, yer alan haberde, Gazze'ye karşı savaşın ilk altı ayında yaklaşık 550 bin İsraillinin buradan kaçtığı ve hala işgal altındaki Filistin'e dönmediği belirtildi. Son 11 ayda işgal topraklarının kuzey bölgeleri Hizbullah'ın ateşine maruz kalması nedeni ile en az 63 bin kişi bu bölgelerden evlerini boşaltmak zorunda kalmıştı. Ayrıca, İşgal altındaki Filistin'e Yemenli ve Iraklı direniş güçleri tarafından defalarca insansız hava araçları ve roketler atılmıştır.
Ma'ariv gazetesine göre burası artık güvenli bir yer olarak görülmüyor ve istikrar ve güvenlik diye bir şey yok. Şu anda insanların yüzde 29'u işgal altındaki toprakların dışına göç etmeyi düşünüyor. Ayrıca İsraillilerin yüzde 71'i önümüzdeki aylarda işgal altındaki topraklarda yaşama konusunda iyimser değil.
Dış ilişkiler alanında Siyonist yerleşimcilerin yüzde 55'i, Gazze Şeridi'ndeki eylemler ve savaş suçları nedeniyle İsrail'in uluslararası izolasyona uğraması ve dünyanın buna tepkisinden endişe ediyor. Tıp ve bilişim alanlarındaki uzmanların da ayrıldığına dair raporlar var; bunların hepsi işgal altındaki topraklardan sermaye ve teknolojinin çıkış sürecinin başlangıcını gösteriyor.
Tersine göçteki artışın yanı sıra Siyonistlerin işgal altındaki bölgelere girme eğiliminde de ciddi bir azalma görülüyor. Bu veriler, işgal altındaki topraklara yurt dışından gelen Yahudi sayısında yüzde 21'lik bir azalma olduğunu, yani Ekim 2023'ten Mart 2024'e kadar işgal altındaki topraklara dönen 8 bin 898 kişinin olduğunu, geçen yılın aynı döneminde bu sayının 11 bin 231 kişi olduğunu gösteriyor.
İbrani medyasında yayınlanan tersine göç durumuyla ilgili bir rapor, Gazze savaşının başlamasının ardından işgal altındaki topraklardan çıkışın yüzde 285 arttığını, bunun yerine İsrail'e yıllık giriş hacminin yüzde 21 azaldığını gösteriyor. İbranice internet sitesi “Zamarker”in haberine göre, İsrail pasaportu taşıyan, sürekli olarak başka ülkelerde yaşayan ve İsrail'e dönmek istemeyen İsraillilerin sayısı 800 bine ulaşıyor.
7 Ekim'den bu yana işgal altındaki Filistin'i terk eden ve oraya dönmeyi düşünmeyen gruplar arasında İsrail ordusunun Gazze savaşına katılmaya çağırdığı ancak kaçmayı tercih eden genç İsrailliler de var. Güvensizliğin devam ettiğini ve yaygın savaş riskinin varlığını teyit eden tersine göç meselesinin yanı sıra, devlet kurumlarının görevlerini yerine getirme sürecinde güvenin azalması da İsrail'de bir meşruiyet krizine işaret ediyor.
Haaretz'e göre yeni araştırmalar, bu rejimin vatandaşlığına sahip her dört İsrailli Yahudi’den birinin ve her 10 Arap’tan dördünün, fırsat bulursa başka bir yere göç etmeye hazır olduğunu gösteriyor, bu da siyasi liderlere duyulan sürekli güvensizliği gösteriyor.
İsrail Ulusal Güvenlik Araştırmaları Enstitüsü'nün (INSS) yaptığı araştırmaya göre, Siyonistlerin "Demir Kılıçlar" olarak adlandırdığı Gazze savaşının başlangıcından bu yana halkın hükümete ve güvenlik kurumlarına olan güveni azalmaya devam ediyor. Anket, ağustos ayında yüzde 71'in orduya "çok güvendiğini" söylemesine rağmen bu rakamın temmuz ayına göre yüzde 6, savaşın ilk ayına göre ise yüzde 11 düşüş yaşandığını gösteriyor.
Bu arada İsrail Ordusu Genelkurmay Başkanı " Herzi Halevi"ye güven düzeyi yüzde 11 azalırken, İsrail ordusunun sözcüsü "Daniel Hagari"nin raporlarına güven düzeyi ise yüzde 12 azaldı. Bu ankette polise güven düzeyi düşmeye devam ederek yüzde 33'e indi. Knesset'e olan güven ise sadece yüzde 15.
Jerusalem Post gazetesine göre, "Rapor, iç çatışmalarla mücadele eden bir ulusun resmini çiziyor ve halkın İsrail Savunma Kuvvetleri Yüksek Komutanlığına olan güveni önemli ölçüde azaldı." Siyonist rejim ile direniş grupları arasındaki çatışmanın yanı sıra Siyonistler açısından itici bir unsur haline gelen iç faktörler de bulunmaktadır. Son iki yıldır kabinede aşırıcı kesimlerle diğer muhalefet partileri arasında yaşanan siyasi ihtilaflar da Siyonistlerin işgal altındaki toprakların dışında yaşamayı seçmesine neden olan bir diğer etkendir./