Pakistan’daki İslamcı partiler, ülkenin Trump Barış Heyeti’ndeki varlığına neden karşı?
https://parstoday.ir/tr/news/west_asia-i291798-pakistan’daki_İslamcı_partiler_ülkenin_trump_barış_heyeti’ndeki_varlığına_neden_karşı
Pars Today – Pakistan’daki büyük İslamcı partilerin, hükümeti Trump Barış Heyeti’nden çekilmesi için yaptığı siyasi baskı artıyor.
(last modified 2026-02-17T04:18:41+00:00 )
Şubat 17, 2026 06:18 Europe/Istanbul
  • Pakistan’daki İslamcı partiler, ülkenin Trump Barış Heyeti’ndeki varlığına neden karşı?

Pars Today – Pakistan’daki büyük İslamcı partilerin, hükümeti Trump Barış Heyeti’nden çekilmesi için yaptığı siyasi baskı artıyor.

Pars Today’in bildirdiğine göre, İslamcı partilerin iki ana temsilcisi olan Maulana Fazlur Rehman (Cemiyet-i Ulema-i İslam, Fazl kolu lideri) ve Hafiz Naeem ur Rehman (Cemaat-i İslami lideri), Batı Asya’daki gelişmeler, özellikle de İslamabad’ın Trump Barış Heyeti’ne katılımı üzerine ortak bir görüşme gerçekleştirdiler.

Pakistan’daki bu iki büyük parti lideri, hükümeti Trump Barış Heyeti’ne katılımın sonuçları konusunda ciddi şekilde uyararak, bu girişimi Filistin halkını bastırmak ve İsrail rejiminin çıkarlarını korumak için aldatıcı bir adım olarak nitelendirdiler ve İslamabad’ın büyük güçlerin vekil aracı haline gelmesine izin vermeyeceklerini vurguladılar.

Liderler, Pakistan’ın bu heyette bulunmasını sert bir şekilde eleştirerek, Amerikalıların asla samimi niyet taşımadığını ve temel amaçlarının Filistinlileri bastırmak ve İsrail işgalini genişletmek olduğunu belirttiler.

Fazlur Rehman ve Hafiz Naeem, İslamabad’daki ortak basın toplantısında, “Pakistan hükümetini, Trump tarafından yönetilen hiçbir sürece dahil olmaması konusunda uyarıyoruz. Aksi takdirde, büyük toplantılar ve ülke çapında gösterilerle itirazımızı sürdürmeye devam edeceğiz” dediler.

Heyetin ilk toplantısının bu hafta Washington’da yapılmasının ve Pakistan Başbakanı’nın katılma niyetinin bulunduğuna değinen liderler, “Sorumuz şu: Pakistan, Filistinlileri bastırmak için İsrail ile mi hareket edecek?” ifadelerini kullandılar.

Bu arada, Pakistan’daki birçok parti ve parlamento üyesi de Trump ve İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu’nun ardındaki amaçlar konusunda ciddi endişe belirterek, İslamabad’ın bu süreçte rol almasına karşı çıktılar.

Pakistan’daki büyük partilerin, Donald Trump’ın Gazze için önerdiği barış heyetinde ülkenin yer almasına karşı çıkması, her şeyden önce stratejik kaygılar, kamuoyu baskısı ve iç siyasi değerlendirmelerin bir kombinasyonundan kaynaklanıyor. Bu muhalefet, Pakistan Başbakanı’nın 19 Şubat’ta Washington toplantısına katılmayı planlamasıyla daha da hassas hale geldi.

Birinci faktör, Pakistan siyasetinin önemli bir kesiminin ABD’nin Batı Asya’daki çatışmalardaki rolüne karşı tarihsel güvensizliğidir. Birçok Pakistan partisi, ABD merkezli planların tarafsız olmadığını ve Filistinlilerin taleplerini İslamabad’ın adil bulduğu şekilde yansıtamayacağını düşünüyor. Bu açıdan, Pakistan’ın Trump’ın barış mekanizmasına resmi katılımı, eleştirmenlere göre dengeyi bir taraf lehine değiştiren çerçevenin dolaylı olarak onaylanması anlamına gelebilir.

Ayrıca, Pakistan Müslüman Ligi-Nawaz ve Pakistan Halk Partisi gibi önemli partiler, Gazze meselesinin çok taraflı kurumlar ve geniş İslam dünyası uzlaşısı çerçevesinde ele alınması gerektiğini, belirli bir gücün yönettiği planlar çerçevesinde olmadığını düşünüyorlar. Partiler, Pakistan’ın Trump planına aktif katılımının, ülkenin Filistinlilerin haklarını destekleme konusundaki geleneksel pozisyonunu zayıflatabileceğinden ve hükümet ile kamuoyu arasında mesafe yaratabileceğinden endişe ediyor.

İkinci faktör, Pakistan toplumunun Filistin meselesine karşı duyarlılığı ve sosyal baskıdır. Ülkenin siyasi ortamı, hükümetin dış politikadaki her adımının hızla kamuoyu değerlendirmesine tabi olmasına neden oluyor. Bu bağlamda, Gazze’ye dair bir Amerikan planına katılım, iç muhalefet tarafından Pakistan’ın dış politika ilkelerinden sapma olarak yorumlanabilir. Bu durum, Shehbaz Sharif liderliğindeki hükümet için diplomatik ilişkiler ile iç meşruiyet arasında denge kurma gerekliliği açısından zorlu bir durum yaratıyor.

Üçüncü faktör, iç siyasi rekabetlerdir. Muhalefet partileri dış politika konusunu hükümeti eleştirmek için kullanıyor ve barış heyetine katılım karşıtlığı, siyasi bağımsızlık ve ulusal çıkarları savunma göstergesi olarak görülüyor. Liderler, Pakistan’ın Filistinlilerin haklarını destekleyen rolünü sürdürmesi ve Trump’ın elinde bir araç olan Gazze barış planı gibi mekanizmalara girmemesi gerektiğini vurguluyorlar; aksi halde, Pakistan dış politikasına ve Filistin’e destek konusunda olumsuz adımlar atılabilir.