Yorum | Ensarullah, Suudi Arabistan’ın Askerî Dengelerini Altüst Etti mi?
https://parstoday.ir/tr/news/west_asia-i302198-yorum_ensarullah_suudi_arabistan’ın_askerî_dengelerini_altüst_etti_mi
Pars Today – Suudi Arabistan hava savunmasını güçlendirmek için dış yardıma ihtiyaç duyarken, The National gazetesi yayımladığı bir haberde önleyici füze sıkıntısına ve İngiltere ile Fransa’nın Riyad’a daha fazla sistem gönderme konusundaki kısıtlamalarına dikkat çekti.
(last modified 2026-10-19T04:12:52+00:00 )
Ekim 19, 2026 06:01 Europe/Istanbul
  • Yorum | Ensarullah, Suudi Arabistan’ın Askerî Dengelerini Altüst Etti mi?

Pars Today – Suudi Arabistan hava savunmasını güçlendirmek için dış yardıma ihtiyaç duyarken, The National gazetesi yayımladığı bir haberde önleyici füze sıkıntısına ve İngiltere ile Fransa’nın Riyad’a daha fazla sistem gönderme konusundaki kısıtlamalarına dikkat çekti.

Bu durum Suudi Arabistan açısından yalnızca bir silah tedariki krizi değildir; aynı zamanda askerî üstünlüğe dayanarak Suudi Arabistan’ın siyasi iradesini Yemen’e dayatmayı amaçlayan, ancak şimdi Suudi Arabistan’ın kendi kritik altyapısının güvenliğini de sorunlarla karşı karşıya bırakan bir stratejinin başarısızlığına işaret etmektedir. Riyad, 2015 yılında askerî koalisyon kurup Ensarullah’a karşı operasyon başlatarak desteklediği hükümeti yeniden iktidara getirmeyi ve Yemen’deki güç dengesini değiştirmeyi hedeflediğini açıklamıştı. Aradan geçen yıllara rağmen bu hedeflere tam olarak ulaşılamadı.

Geniş çaplı hava saldırıları, yüksek silahlanma maliyetleri ve Batılı güçlerin desteği, Ensarullah’ın Yemen’in siyasi ve askerî denkleminden çıkarılmasını sağlayamadı. Alternatives adlı akademik dergide 2025 yılında yayımlanan bir araştırma da koalisyonun açıklanan hedeflerine ulaşamamasını, üyeleri arasındaki koordinasyon eksikliğini ve Suudi Arabistan’ın askerî ağırlıklı stratejisinin sınırlarını bu müdahalenin başlıca dersleri arasında göstermektedir. Tehdidin yeniden Suudi Arabistan topraklarına yönelmesi, bu hesaplamanın maliyetlerini daha görünür hâle getirmiştir.

The National gazetesinin önleyici füze sıkıntısı ve ek hava savunma sistemlerinin tedarikindeki zorluklar hakkındaki haberi, krizin yeni bir boyutunu ortaya koymaktadır. Suudi Arabistan, Patriot hava savunma sistemlerinin en büyük kullanıcılarından biridir ve gelişmiş askerî teçhizat satın almak için büyük miktarlarda para harcamıştır. Buna rağmen ülkenin geniş coğrafyası, enerji tesislerinin dağınık konumu ve korunması gereken hedeflerin çokluğu, eksiksiz bir savunmayı zorlaştırmaktadır. Ensarullah’ın füze ve insansız hava aracı saldırıları da pahalı sistemlere sahip olmanın tek başına dokunulmazlık sağlamadığını göstermiştir.

Daha düşük maliyetli insansız hava araçları ve füzeler, karşı tarafı son derece pahalı önleyici füzeler kullanmaya zorlayabilir. Stoklar azaldıkça, gelişmiş sistemler bile operasyonel kısıtlamalarla karşı karşıya kalır. Bu, güvenliği esas olarak yabancı silah alımları yoluyla sağlamaya çalışan; yıpratma savaşının maliyetlerini ve mühimmat stoklarını yenileme kapasitesini hesaplamalarına yeterince dâhil etmeyen bir stratejinin temel zayıflığıdır.

Bu noktada Ensarullah’ı yalnızca cephaneliğinin büyüklüğü ve rakibinin teknolojik üstünlüğü ölçütleriyle değerlendirmemek gerekir. Suudi Arabistan ordusuna kıyasla kaynakları sınırlı olmasına rağmen bu hareket, Riyad’a önemli askerî ve güvenlik maliyetleri yükleyebilmiştir. Hassas noktaların belirlenmesi, operasyonların sürdürülmesi ve daha düşük maliyetli araçlardan yararlanılması, Suudi Arabistan’ın silah üstünlüğünün kalıcı biçimde çözemediği bir denklem ortaya çıkarmıştır. Bu durum, özellikle uzun süreli bir savaşın pençesindeki bir toplumda siyasi iradeyi güç kullanarak kabul ettirmenin, ilk tahminlerden çok daha zor olduğunu göstermektedir.

Mevcut kriz, dış ittifakların sınırlarını da ortaya koymaktadır. İngiltere ve Fransa, Suudi Arabistan’a yardım etme ile Rusya’ya karşı caydırıcılık kapasitelerini koruma arasında bir denge kurmak zorundadır. ABD de mühimmat stokları üzerindeki baskı ve bölgedeki çok sayıdaki taahhüdüyle karşı karşıyadır. Böyle koşullarda devletler, ortaklarına yönelik yükümlülüklerini yerine getirmeden önce kendi ulusal güvenliklerini ve hayati çıkarlarını güvence altına almak zorundadır. Siyasi ittifaklar, askerî teçhizata sınırsız erişimin garantisi değildir.

Bu gelişmeler, Suudi Arabistan’ın güvenlik politikasını yeniden gözden geçirmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. Kalıcı bir siyasi çözüm olmaksızın askerî rekabetin sürdürülmesi ve Yemen’e isteklerin zorla kabul ettirilmeye çalışılması, saldırı ve misilleme döngüsünü uzatabilir. Kalıcı güvenliğe, sınırsız silah biriktirmekten ziyade çatışmanın nedenlerini azaltmak, bölgesel diplomasiye ağırlık vermek ve Yemen’in siyasi gerçeklerini kabul etmek yoluyla ulaşılması daha mümkün görünmektedir.

Stratejik ders açıktır: Askerî güç karşı tarafa maliyet yükleyebilir, ancak siyasi zaferi garanti etmez. Suudi Arabistan, yıllarca süren savaşın ardından hem askerî stratejisinin sınırlarıyla hem de hava savunmasını sürdürmenin zorluklarıyla karşı karşıyadır. The National gazetesinin haberi bir silah ve mühimmat eksikliğini ortaya koymaktadır; ancak bu eksikliğin arkasında daha büyük bir soru bulunmaktadır: Yüksek askerî harcamalar, Riyad için neden kalıcı bir güvenlik sağlayamamıştır?