Pakistan'ın Paraçinar kentinde tekfirci terör saldırısı
-
Pakistan
Pakistan'ın paraçinar kentinde yoğun olarak Yaşayan Şii Müslümanlara karşı bombalı saldırı düzenlendi. Bu vahşi saldırı sonucu yüzlerce masum insan şehit düştü ve yaralandı. Selefi Vahhabi tekfirci terör örgütü Cemaetül-Ahrar çetesi bu İslam ve insanlık dışı saldırının sorumluluğunu üstlendi. Bu tekfirci terör örgütünün saldırısında en az 22 Müslüman şehit düştü ve 70 kişi de yaralandı.
İran İslam Cumhuriyeti bu insanlık dışı ve Pakistan'ın milli birliği ve huzuruyla istikrarını hedef alan hain terör eylemini şiddetle kınadı. Bu terör saldırısı sonucu, Paraçinar şehrinde olağan üstü hal ilan edildi ve Pişaver, Kuhat ve Hango şehirlerindeki hastaneler seferber edildi. Geçen Ocak ayında da Paraçinar şehrindeki pazarda tekfirci terör saldırısı yapıldı ve bunun sonucu 25 Şii Müslüman şehit edildi ve onlarcası da yaralandı.
Pakistan'daki yaklaşık 30 milyon Şii Müslüman sürekli selefi Vahhabi tekfirci teröristlerin bombalı intihar saldırılarıyla silahlı saldırılara maruz kalıyorlar. Pakistanlı Şiilerin sürekli katliam ve soykırıma uğratılması, Pakistan hükümetinin Şii toplumun can güvenliğini pek önemsemediğini gözler önüne seriyor.
Pakistan Müslim Lig partisinin genel başkanı ve başbakanı Muhammed Navaz Şerif hükümetinin Şii Müslümanların güvenliğini koruyamamasından dolayı, Pakistanlı şii Camia ve sivil toplum örgütleri, İslamabad hükümetini sert bir şekilde kınayıp, artık bu hükümete güvenmediklerini vurgulamaktadırlar. Pakistan devleti ve hükümeti 2014 yılında terörizmle mücadele programını ilan edip, kararlı bir şekilde önlem alacağını ilan etmişti. Ancak bazı devlet organlarının da belirttikleri gibi, Müslim Lig iktidar partisi, tekfirci aşırıcı terör örgütlerini etkisiz hale getirmede pek başarılı olmadı ve terör ile mücadele planı da yenilgiye uğratıldı.
Pakistan halkı ve sivil toplum örgütlerinin belirttikleri gibi, Pakistan hükümeti ve ordusu terörizmle mücadelede çifte standart politika izlemektedir. Nitekim geçen aylarda Pakistan iç işleri bakanı Çüdri Nesar Ali Han, Suudi Arabistan beslemesi Sepahe Sahabe tekfirci terör örgütünün başkanıyla görüşüp, bu skandaldan dolayı halkın büyük tepkisini çekti.
Navaz Şerif hükümetinin selefi Vahhabi Leşgeri Cengvi ile Cemaatül Ahrar terör örgütlerini, terör listesine almaması da Müslim Lig partisi iktidarı, Pakistan halkının ve insan hakları teşkilatlarının sert eleştirileriyle karşılaştı. Bu terör örgütleri yüzlerce insanı katletmiş ve binlercesini yaralayıp sakat bırakmıştır. Ancak Suudi krallık rejiminin baskısıyla terör listelerine alınmamaları, İslamabad Hükümetinin terörizm ve özellikle tekfirci terörizmle mücadelede ciddi olmadığını gözler önüne seriyor.
Muhalefet partilerine göre, Pakistan hükümeti, terörizmi İyi ve Kötü terörizm olarak sınıflandırmaktadır. Afganistan hükümeti de İslamabad hükümetini İyi terörizmi desteklemek ve Kötü terörizmle mücadele etmek diye terörizmi sınıflandırmakla suçlamaktadır.
Kabil hükümetine göre, bu çifte politikadan dolayı Pakistan'da terör saldırıları kanlı bir şekilde devam etmektedir. Buna ilaveten Afganistan'ı da terör örgütleri kana bulamaktadırlar. Akla gelen soru şudur ki; Pakistan hangi çıkar ve menfaatlerinden dolayı aşırıcı tekfirci terör örgütlerine karşı çifte standart politika izlemekte ve iç güvenliğiyle barışını ve komşu ülkelerin güvenliğinin tehdit edilmesine sebep olmaktadır.