Suriye ordusunun zaferleri; ABD’nin savaş çığırtkanlığı
https://parstoday.ir/tr/news/west_asia-i79036-suriye_ordusunun_zaferleri_abd’nin_savaş_çığırtkanlığı
Değerli dinleyiciler, son günlerde Suriye ordusunun art arda büyük zaferlere imza atması ve Suriye’nin yasal yönetimi karşıtlarının türlü bahaneleri ileri sürerek bu ülkenin yeniden huzura kavuşması yolunda engeller çıkarması, Arap dünyasının medya organlarının üzerinde durduğu önemli gündemlerden biridir.
(last modified 2022-10-07T13:02:52+00:00 )
Temmuz 30, 2017 10:24 Europe/Istanbul
  • Suriye ordusunun zaferleri; ABD’nin savaş çığırtkanlığı

Değerli dinleyiciler, son günlerde Suriye ordusunun art arda büyük zaferlere imza atması ve Suriye’nin yasal yönetimi karşıtlarının türlü bahaneleri ileri sürerek bu ülkenin yeniden huzura kavuşması yolunda engeller çıkarması, Arap dünyasının medya organlarının üzerinde durduğu önemli gündemlerden biridir.

Gerçekte Suriye ordusunun askeri sahalarda geniş çaplı zaferleri ve tekfirci terör örgütlerini ve hamilerini bozguna uğratması, bu ülkede yaşanan gelişmeleri de hassas ve kader belirleyici bir aşamaya getirmiştir.

Suriye’de oluşan yeni askeri şartlar, tekfirci IŞİD terör örgütünün kesin olarak hezimete uğramasına gerekli zemini oluşturduğu anlaşılıyor. Şimdi Şam yönetimi ve direniş güçleri ve müttefikleri Suriye’nin askeri sahasında üstün konumda yer alıyor, ancak bu durumu kabullenmek, Suriye düşmanlarının zoruna gidiyor. Bu yüzden Suriye düşmanları türlü bahaneleri ileri sürerek Suriye’de askeri sahada şartları kendi lehine değiştirmeye çalışıyor.

Bu yüzden son günlerde Arap medyası bir kez daha Suriye gelişmelerine ve bu ülkenin gelecekteki muhtemel gelişmelerine odaklandı.

 

 

Lübnan’ın Beyrut Press internet sitesi ve Londra’da yayımlanan Ray El Yom gazetesi, son dönemde Suriye ordusunun askeri sahalarda geniş çaplı ilerlemelerine ve zaferlerine işaret ederek, Suriye karşıtı cephenin bu durumdan hoşnutsuzluğunu ve Suriye’nin yasal yönetimine karşı kampanya başlatmalarını ele aldı.

Beyrut Press internet sitesi, Amerika yönetim bir kez daha Suriye topraklarına askeri saldırıda bulunmak için kampanya yürüttüğünü yazdı. Söz konusu internet sitesi, Amerika yönetimi bu kez yine Suriye ordusunun kimyasal silah kullandığını bahane ederek Şam yönetimine karşı kampanya yürüttüğünü ve bu durumdan Suriye’ye saldırmak için yararlanmak istediğini vurguladı.

 

 

Bu arada Amerika yönetiminin bu tür saldırılarının bedeli çok ağır olduğu ve bu bedeli de Suriye ordusu ve devleti ve milleti ödediği belirtilmelidir.

Öte yandan beyaz saray yetkilileri ve Amerika’nın BM daimi temsilcisinin açıklamalarından önce de Fransa Cumhurbaşkanı Emanuel Macron devreye girdi ve Suriye ordusu kimyasal silah kullandığı takdirde Paris yönetimi ya tek başına veya Amerika ile işbirliği yaparak Suriye’ye saldırabileceğini açıkladı.

 

 

Amerika yönetimi ve Fransa Cumhurbaşkanının Suriye devleti ve ordusuna karşı bu tür açıklamalar ve provokasyonlar, Suriye ordusu özellikle El Badiye bölgesi başta olmak üzere büyük zaferlere imza attığı bir sırada gündeme geliyor. Bu bölge stratejik önem arz eden bir bölgedir ve Suriye ordusunun bu bölgelerde operasyonu gerçekte Suriye’nin tümünün kurtuluşu için zemin oluşturmaktadır. Bu bölge petrol, doğalgaz ve fosfat kaynakları bakımından oldukça zengin bir bölgedir ve geri alınması Suriye’nin yaralı ekonomisine yeni bir can kazandıracağı kesindir.

Öte yandan El Badiye’nin geri alınması ve bu bölgenin Irak ile irtibatı, siyonist rejim İsrail’e karşı savaş süreci üzerinde de olumlu etkileri olacağını anlaşılıyor. Gerçekte bu zafer ve Suriye ordusunun bu operasyonu tamamlaması, Amerika ve siyonist rejimin hoşnutsuzluğunu daha da arttıracaktır. Bu durumda Amerika ve korsan İsrail’in güvenli bölge oluşturma planı ve bu bölgeyi Kanitare, Dera, Sevida, Tenef ve Elbu Kemal bölgeleri ile birleştirme kumpası da etkisiz hale gelecektir.

 

 

Gerçekte bu plan, Amerika ve korsan İsrail’in Suriye’yi İran ve Irak’tan koparmak amacıyla uygulamaya çalıştıkları bir plandır. Amerika ve siyonist rejim kendilerince böylece Tahran ile irtibatta olan direniş kuşağının oluşmasını engellemek istiyor. Bu şartlarda Amerika ve siyonist rejim türlü bahanelere dayanarak Suriye ordusuna saldırmaya ve bu ordunun gücünü etkilemeye çalışıyor. Buna göre Amerika sürekli Suriye ordusunun tekfirci teröristlere karşı zafer elde etmesini engellemeye çalışıyor. Ancak eğer Amerika bu kez tehditlerini hayata geçirecek olursa, şimdiye kadar görülmemiş bir şekilde uçuruma yuvarlanacağı kesindir.

 

 

Londra’da yayımlanan Ray El Yom gazetesinin yazdığı göre, Amerika Başkanı Donald Trump yönetimi Suriye savaşında hezimetin eşiğinde olduğunu hissediyor. Öte yandan tekfirci IŞİD terör örgütünün Musul ve Rakka’da kendince ilan ettiği hilafetin tamamen çökme eşiğine gelmesi ve böylece Amerika ve başını çektiği sözde IŞİD karşıtı uluslararası ittifaka bağlı güçlerin Suriye’de varlık gerekçesinin ortadan kalkmasının ardından Amerika yönetimi türlü bahanelerle Suriye devleti ile uydurma savaşlara girmek ve bu bahanelerle savaşı daha uzun süre sürdürmek istiyor.

Ray El Yom gazetesi, son günlerde Amerika Başkanı Donald Trump bir kez daha savaş naraları atmaya başladı ve Suriye ordusu Humus’un yakınlarında bulunan Şairat hava üssünden kimyasal saldırı düzenlemek için yararlanmak istediği iddiasını ortaya attı.

 

Bu çerçevede beyaz saray sözcüsü Shun Spiser, Amerikan istihbarat servisleri Suriye ordusunun bu konudaki hareketliliğini yakından rasat ettiğini açıkladı. Sözcü  Spiser şu uyarıda bulundu: Eğer Suriye Cumhurbaşkanı Beşar Esad kimyasal saldırı yaparsa, Suriye ordusu bunun için ağır bedel ödeyecektir. Biz bunun bedelinin ne olacağını bilemiyoruz, ancak geçen Nisan ayında olduğu gibi Amerika ve müttefikleri Suriye’de uyduruk bir kimyasal saldırı düzenleyerek bir kez daha Suriye ordusunun askeri üslerini Tom Hawk füzeleri ile vurabilir, ki bu durumda Amerika Suriye’de savaşın ikinci aşamasına yani Suriye nizamını değiştirme aşamasına geçmiş olur. Ancak bu mesele küresel bir savaşı tetikleyebilir, zira Suriye’nin müttefiki olan Rusya bu bağlamda artık hoşgörülü davranmaya ve bu tür durumları tahammül etmeye devam etmeyebilir.

 

 

Aslında bundan önce Amerikan ordusunun Ürdün, Irak ve Suriye arasında kalan Tenef sınır bölgesinde Suriye ordusuna bağlı birliklere saldırması ve yine Rakka semalarında Suriye savaş uçağını düşürmesi Şam yönetimini veya müttefiklerinin Amerika ve müttefikleri ile askeri yüzleşmeye yönelmelerine ve geniş çaplı bir savaşın alevlerinin yükselmesine sebebiyet vermedi, zira her iki taraf Amerika’nın bu kumpasının bilincindeydi. Bu yüzden beyaz saray bir kez daha Suriye ordusunun kimyasal saldırı yapacağı bahanesini ileri sürmeye başladı. İlginçtir ki Fransa ve İngiltere de yıldırım hızı ile bu iddiayı doğruladı ve beyaz sarayla koordineli bir şekilde hareket ederek bu durumda Suriye’ye saldırmayı desteklediklerini ilan etti.

 

Gerçekte Amerika yönetimi son günlerde Suriye ordusunun Halep, Humus, Hama ve Şam çevresinde geniş çaplı ilerleme kaydetmesi ve ilk kez Suriye’nin doğusunda Irak ve Suriye’nin ortak sınırlarına musallat olup bu sınırları açması ve özellikle Deyrizzur eyaletinde tekfirci IŞİD terör örgütünün işgali altında bulunan çok sayıda petrol ve doğalgaz kuyularını IŞİD işgalinden kurtarmasından rahatsızdır. Bu yüzden Amerika yönetimi bir kez daha Suriye’de savaş ateşini alevlendirmek istiyor. Çünkü gerçekte Amerika yönetimi Suriye’de savaşın son bulmasını kesinlikle istemiyor.

 

Öte yandan Lübnan’ın El Benna gazetesi ve Filistin’in El Minar dergisi de Amerika’nın son günlerde Suriye karşıtı provokasyonlarını masaya yatırdı ve her iki medya organı bunun sebebini Suriye devleti ve ordusunun savaş meydanlarındaki zaferleri şeklinde değerlendirdi.

Lübnan’ın El Benna gazetesinin yazdığına göre, Amerika yönetimi Suriye ordusunu kimyasal silah kullanmaya çalışmakla suçlayarak bir kaç hedefe ulaşmak istiyor. Gerçekte Amerika yönetimi Suriye arenasından çekilmediğini ve bu arenada hezimete uğramadığını ve yapacağı askeri müdahaleleri ile ulaşmak istediği sınırları belirleme gücüne sahip olduğunu  ispat etmeye çalışıyor.

 

 

Amerika yönetimi Suriye ordusunun kimyasal silah kullanmak istediği yalanları ileri sürerek Suriye yönetimini ve müttefiklerini korkutmaya ve askeri sahalarda ilerlemelerine ve stratejik zaferlere imza atmalarına engel olmaya çalışıyor.

Amerika yönetimi aynı zamanda Suriye’de destekleyerek beslediği tekfirci terör örgütleri Suriye ordusu ve direniş güçleri ve müttefiklerine karşı hezimete uğramalarının ardından bu örgütlerin moralini yeniden yükseltmeye çalışıyor. Nitekim bu bağlamda Fars körfezinin Güney kıyılarında yer alan bazı Arap emirlikler de Amerika’dan Suriye’ye askeri müdahalede bulunarak Suriye Cumhurbaşkanı Beşar Esad’ın nihai zaferini engellemesini istiyor. Öte yandan Washington yönetimi de Suriye’ye yönelik askeri müdahaleleri ile elinde bir koz bulundurmak ve Suriye krizinin çözümü için düzenlenen müzakerelerde bu kozu kullanmak istiyor.

 

 

Filistin’in El Minar dergisi ise Amerika’nın Suriye’de izlediği hedeflere ulaşması çok zor olduğunu ve hatta Suriye’ye askeri saldırı ve tekfirci terör örgütlerine destek vermesine rağmen bu ülkeye yönelik hedeflerini ve şom planlarını gerçekleştiremediğini belirtiyor.

Aslında Suriye’de gelişmeler asla Amerika’nın çıkarları temelinde yaşanmıyor ve hiç kimse Suriye’ye karşı yürütülen bi savaşın ne gibi sonuçları beraberinde getireceğini kestiremiyor. Bu arada gözlemciler Suriye savaşının bedelini tüm bölge ödemek zorunda kalacağını belirtiyor.

 

 

Bugün Suriye nizamının devrilmesi üzerine yapılan tüm bahislerin kaybedildiği gözleniyor. Amerika ve müttefikleri şimdi Suriye yönetimini devirme stratejilerinde hezimete uğradıktan sonra son fırsat olarak Suriye nizamına karşı politikalarını değiştirmeleri ve Şam yönetimi ile terörle mücadelede işbirliği yapmaları gerektiği anlaşılıyor.

Her halükarda Suriye, düşmanların tüm kinleri ve düşmanlıklarına karşın ayakta kalacak ve nihai zaferi elde edecektir. Bu yüzden Suriye’nin güçlenmesi ve bölgeye yönelik tüm komploları etkisiz hale getirmesi aslında tüm tarafların lehinedir.

 

 

Suriye gelişmelerinde Deyrizzur eyaletinde tekfirci IŞİD terör örgütüne ait mevzilerin İran topraklarından balistik füzelerle vurulmasından Fars körfezinin Güney kıyılarında yer alan Arap emirliklerinin ilişkilerinde yaşanan krize ve terör örgütleri arasındaki anlaşmazlıklara kadar bir çok gelişme bölgedeki Arap medya organlarının üzerinde durduğu ve bu gelişmelerin hakkında raporlar ve analizler yayımladıkları durumlardır.

Nitekim Suriye ordusunun askeri sahalarda geniş zaferleri ve İran füzelerinin de Suriye savaşına girmesi, bu ülkenin gelişmelerini çok hassas bir aşamaya taşıdı.

 

 

Suriye’de özellikle teröristlerin baş hamileri arasında yaşanan gerginlik ve anlaşmazlık ve yine İran’ın tekfirci IŞİD terör örgütüne karşı İran topraklarından füze operasyonu düzenlemesi, örgütün nihai hezimeti için gereken şartları oluşturdu. Şimdi Şam yönetim ve müttefikleri askeri sahada üstün konumda bulunuyor, ancak bu durumun Suriye düşmanlarınca hazmedilmesi güç bir durum olduğu anlaşılıyor. Bu yüzden Suriye düşmanları Suriye ordusu ve savaş uçaklarını hedef alarak askeri sahalarda dengeleri destekledikleri tekfirci teröristlerin lehine çevirmeye çalışıyor. Bu konu ise Arap medya organlarının dikkatini çeken bir konudur.

 

 

Filistin’in El Minar dergisi Suriye ordusunun teröristlere karşı zaferi ve teröristlerin hamilerinin bu durumdan öfkesine işaretle Suriye ordusunun zaferlerini IŞİD’in yok edilmesi yönünde büyük bir gelişme niteledi. El Minar dergisi, şimdi IŞİD’in çökme süreci başladığını ve örgüt Suriye ordusu ve müttefiklerine karşı art arda hezimeti yüzünden çökme eşiğine geldiğini yazdı.

 

 

Suriye ordusu El Badiye bölgesinde IŞİD ile çatışmaya girdi ve örgütü Deyrizzur’da son savaşa doğru çekmeye çalışıyor. Öte yandan Rakka’da da IŞİD’e karşı yürütülen savaş bu atmosferden ayrı değildir. Şimdi Suriye ordusu nerede IŞİD teröristleri varsa orada hareketliliğini sürdürüyor ve IŞİD’in işgal ettiği bölgeleri bir bir kurtarıyor. Bu yüzden gözlemciler IŞİD’in Suriye’de artık son nefeslerini çekmeye başladığını belirtiyor.

Bu arada Suriye ordusu elde ettiği zaferlerle yeni bir moral kazandığı gözleniyor. IŞİD ve diğer tekfirci terör örgütleri ile Rakka’nın düşmemesi için var gücünü bu konuya odakladığı belirtiliyor. Ancak Rakka geri alındığı takdirde IŞİD teröristlerinin Suriye’den kaçmaktan başka çareleri olmadığını anlaşılıyor.

 

 

Kuşkusuz Suriye tekfirci IŞİD terör örgütü tamamen yok edildikten sonra yeni bir aşamaya gelecektir. Nitekim Rakka savaşında elde edilecek zafer, IŞİD’in Suriye’de sonu demektir ve bu da Suriye ordusunun stratejik hedefi sayılır.

El Minar dergisi, Suriye ordusu bu yolda İran ve Rusya savaş uçaklarının desteğinden yararlandığını, IŞİD gücünü yitirdiğini ve yakında yolun sonuna geleceğini ve Suriye toprakları IŞİD ve diğer tekfirci terör örgütlerinin mezarı olacağını yazdı.

 

 

Bu arada Suriye resmi haber ajansı SANA da Arabistan ve müttefiklerinin Katar ile ilişkilerinde gerginlik yaşanması, Suriye’de destekledikleri teröristlerin ve silahlı muhaliflerin durumunu etkilediğini yazdı. SANA, Suriyeli muhaliflerin diyasporası Suriye’deki terörist kollarının hezimetleri sonucunda çok kötü durumda olduklarını, üstelik bölgede ve bölge dışındaki hamileri arasında da anlaşmazlıkların tırmandığını belirtti.

 

 

Carnegie araştırma merkezi uzmanlarından Yezid Sayiğ’in belirttiğine göre Arabistan ve Katar ilişkilerinin bozulması Suriyeli muhalifleri zor durumda bıraktı, zira hiç kimse açıkça bu krizin bir parçası olmak istemiyor, öte yandan hiç kimse da Katar ve Arabistan’ın Suriye’de teröristlere verdiği destekten vazgeçmek istemiyor. Bu durum Suriyeli muhaliflerin diyasporasının durumunu daha da karmaşık hale getiriyor. Çünkü Suriye krizi başladığı günden beri Arabistan ve Katar başta olmak üzere Fars körfezindeki Arap emirlikleri Suriye’deki terör örgütlerine her türlü silah ve mali ve siyasi desteği vermekten çekinmedi.