Suriye'ye baskı için Han Şeyhun olayını canlı tutma çalışmaları
-
Suriye
Suriye dışişleri bakanlığı, kimyasal silahları yasaklayan kurumu ve BM'in, ülkenin kuzey batısında İdlib'de Han Şeyhun'a kimyasal silah saldırısı ile ilgili ortak komite raporunu kabul etmedi.
Suriye Dışişleri Bakanlığı bu bağlamda yayınladığı raporda, ortak komite raporunun Amerika ve diğer batılı ülkelerin direktifi ile hazırlandığını, böylece Suriye yönetimine siyasi baskı uygulamak istendiğini belirtti.
Kimyasal silahları yasaklayan kurum ve BM'in ortak raporu, Perşembe günü ve Rusya'nın söz konusu komitenin BMGK'daki görev süresinin uzatılmasına dair Amerika önerisini Salı günü veto etmesi ardından yayınlandı. Ortak komitenin raporu, Suriye yönetimini Han Şeyhun bölgesinde Sarin gazı kullanmakla suçluyor. Bu arada Amerika, Fransa ve İngiltere de Suriye ordusunu 4 nisan 2017'de Han Şeyhun'da kimyasal silah kullanmakla suçluyorlar. Fakat Suriye yönetimi defalarca bu iddiaları reddetti. Rusya dışişleri bakanlığı da ortak komitenin raporunun yayınlanmasından sonra, geçen 4 Nisan tarihinde Han Şeyhun'da zehirli Sarin gazı içeren bombaları Han Şeyhun'da patlattıklarına dair belge ve bilgilere sahip olduğunu bir kez daha ilan etti.
İdlib bölgesi başta Amerika olmak üzere batının desteklediği silahlı grupların kontrolündedir. Söz konusu ortak komitenin raporunda bazı görgü tanıklarının açıklamalarına değiniliyor, fakat yapılan açıklamalar, Suriye ve Rusya'nın belirttiğine göre gerçekten çok uzaktır. Rusya dışişleri bakanı sözcüsü Sergey Ryabkov Cuma günü yaptığı açıklamada, " ortak komitenin raporu çelişkilerle doludur ve doğruluğunda şüphe olan tanıkların ifadelerine değiniliyor" dedi.
Ryabkov, BM'ye bağlı Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü OPCW'nin raporunda kusurlar bulunduğunu ve çelişkili, teyit edilmemiş kanıtlar kullanıldığını belirtti. Ryabkov, rapordaki tüm mantıksal tutarsızlıkları ve çelişkilerin, raporu bir kere gelişigüzel okuyan kişilerin dahi görebileceğini vurguladı.
Suriye ile ilgili benzer raporlar çok kez yayınlanmıştır ve Suriye yönetimi düşmanları ülkede krizin başından itibaren, yönlendirilmiş raporlarla kendi hedeflerini gerçekleştirmeye çalışmışlar. Kimyasal silahları yasaklayan kurum ve BM'nin ortak komite tarafından yayınlanan tek yanlı rapor, söz konusu komitenin kendi çalışmalarında, Suriye hükümeti tarafından sunulan raporları dikkate almadığını gösteriyor. Suriye dışişleri bakanlığı da ortak komite ile samimi bir şekilde çalıştığını ve çok detaylı bilgiler sunarak, terörist grupların Han Şeyhun'da kimyasal silah kullandığı gerçeğinin ortaya çıkmasına çalıştığını belirtti.
Rusya dışişleri bakanlığında silahların yayılmasını yasaklayan kurum başkanı Mihail Olianof da yaptığı açıklamada, uluslararası komitenin Han Şeyhun'la ilgili raporunda alınan sonuçlar ve varılan kararların yüzeysel olduğunu ve Rus uzmanların verilerinin asla dikkate alınmadığını belirtti.
BM ve kimyasal silahları yasaklayan kurumun ortak komitesi tarafından han Şeyhun olayı ile ilgili raporu, bu günlerde teröristlerin yenilmeye başladığı ve IŞİD saldırılarının Suriye'nin doğusunda Deyrozur bölgesi ile sınırlı olduğu bir dönemde, Şam yönetimine karşı bir baskı aracı olarak kullanılıyor. Astana müzakereleri süreci de batının desteklediği silahlı grupları adeta inzivaya sürüklemiştir. Başka bir ifade ile Suriye halkı ve ordusu daha üstün bir konumdayken, silahlı gruplar ve destekçileri de Cenevre yeni tur görüşmelerinde Suriye hükümetine karşı baskıları arttırmaya çalışıyorlar.
BM Suriye özel temsilcisi Staffan de Mistura'nın belirttiğine göre Cenevre yeni tur görüşmeleri 28 Kasım 2017'de düzenlenecek. Bu arada Amerika dışişleri bakanı Rex Tillerson yaptığı açıklamada Suriye'nin yasal cumhurbaşkanı Beşar Esad'ın Suriye'nin geleceğinde yeri olmadığını iddia etti.
Tabi ki bu tutum ortak komitenin raporu ile yanyana gelince, Amerika elebaşlığındaki batının Suriye geleceğinde Beşar Esad'ı bir kenara bırakmaya çalıştığını gösteriyor. Bu uğurda her yola hatta Han Şeyhun olayını canlı tutmaktan da yararlanmaya çalışıyorlar. /