Trump'ın Kim Jong-un ile görüşmeyi kabul etmesi
Bilindiği üzere, önemi ve etkileri nedeni ile son günlerde siyasi çevrelerde gündeme oturan konulardan biri, Amerika başkanı ve K. Kore lideri arasında muhtemelen Mayıs ayının sonuna kadar gerçekleşecek olan görüşmedir.
Yapılacak görüşmenin içeriği ve sonuçları hakkında görüş bildirmek için çok erken olmasına rağmen, bu konu şimdiden bir çok düşünce enstitüsü ve siyasi çevrelerin ilgi odağına yerleşmiştir.
Bizler de bu konuyu ele almak üzere hazırladığımız programla huzurlarınızdayız.
K. Kore yetkilileri şimdiye kadar bir çok kez Amerika yetkilileri ile görüşme talebinde bulundular. Bu yüzden Amerika başkanı Donald Trump'ın bu sefer K. Kore liderinin görüşme talebini kabul etmesi, üzerinde düşünülmesi ve birkaç boyuttan ele alınması gereken konudur.
Her şeyden önce son bir yılda Trump kongre ara seçimleri öncesi kamuoyu için olumlu sonuçları olan hiçbir girişim veya başarıya imza atamamıştır. İkinci olarak Trump kamuoyunu, kendisinin bir porno film oyuncusu ile olan ilişki konusunda saptırmaya çalışıyor. Üçüncü olarak Amerika başkanı, dışişleri bakanının görüşlerini dikkate almadan ve sadece kendi güvenlik takımı "McMaster" ile istişare sonucu K. Kore lideri ile görüşmeyi kabul edip, 2018 yılına damgasını vuran başkan olarak beklenmedik kararlar alan bir yetkili olmaya devam etmek istedi.
Nitekim Amerika eski dışişleri bakanı Hillary Clinton şöyle diyor: Trump hükümeti Pyongyang ile görüşmede hiçbir tehlike görmüyor. Eğer Kim Jong-un ile nükleer silahları hakkında görüşmek istiyorsanız, tecrübeli diplomatlara ihtiyacınız vardır.
Bir çok sebep ve neden, K. Kore liderinin Amerika bakşanı ile görüşme talebinde bulunmasına sebep oldu.
İlkin bazı çevrelere göre bu istek, Pyongyang'ın nükleer ve füze alanlarında beklentilerinin gerçekleşmiş olmasıdır zira artık Kim Jong-un elleri dolu ve bir nevi başarılı bir konumda Amerika başkanı Trump ile görüşmeye başlayabilir. Zira nükleer silah ve füzeler, K. Kore liderinin Amerika karşısındaki tek üstün kozudur.
İkinci sebep ise bazı çevrelerin belirttiğine göre K. Kore'ye uygulanan yaptırımlardır zira Amerika'nın yoğunlaşan ekonomik yaptırımları, K. Kore'ye her türlü ithalat ve bu ülkeden ihracatı engellemektedir. Bu yüzden Amerika ile müzakereye başlamak, K. Kore'nin yararına olacaktır.
Bazı batılı çevreler ise K. Kore liderinin Amerika başkanı ile görüşme talebini, kendi füze ve nükleer programlarını tamamlamak için zaman kazanmak ve hatta Amerika yaptırımlarının şiddetlenmesini erteleme şeklinde değerlendiriyor.
Nitekim siyasi meseleler uzmanı Joseph De Tranny de şöyle diyor: K. Kore liderinin tutumunda değişiklik hissediliyor. Görünüşe göre Kim Jong-un ülke ve milletine sorun olan uluslararası yaptırımların zararlarından haberdar olmuştur.
Hiç şüphesiz Amerika ve K. Kore yetkililerinin karşılıklı görüşme kararı almalarında etkili olmuştur fakat bu arada G. Kore, Çin ve Rusya'nın rolü dikkate değer ve önemlidir.
Son aylarda Çin yetkilileri yaptıkları değişik açıklamalarda K. Kore nükleer ve füze krizinin bu ülke ve Amerika arasındaki ikili bir konu olduğunu ve söz konusu ikilinin bu konuyu çözüme kavuşturmaları gerektiğini belirterek, bölge konularının Kore yarım adası nükleer krizi ile düğümlenmesini engellemeye çalıştı. Pekin Amerika'yı soğuk savaş zihniyetine sahip olmakla suçlayarak bölgede her türlü kriz ve çatışma hakkında Amerika'yı uyarmaya çalıştı.
Buna karşılık pekin yönetimi K. Kore'den sabırlı olmasını ve Amerika ile ihtilafların çözümünü engelleyecek her türlü gerginlikten kaçınmasını isteyerek uyarılarda bulundu. Çin'e göre Amerika Pekin'e baskı uygulamak için K. Kore füze ve nükleer krizi konusunu suiistimal etmeye çalışıyor. Bu yüzden pekin yönetimi sürekli Kore yarım adasındaki krizi çözmeye çalıştı.
Wilson düşünce enstitüsü program yöneticisi Abraham Denmark yaptığı değerlendirmede Amerika ve K. Kore arasında direkt görüşmelere ihtiyatlı bir şekilde olumlu yaklaşırken K. Kore ile diplomasinin her zaman iyi bir şey olduğunu, tüm sorunlara rağmen K. Kore ile görüşmek istediklerini ve bunun umut verici bir konu olduğunu belirtiyor.
Diğer yandan ekonomik gelişmede gerileme, işsizliğin artması ve kredi notunun düşmesi gibi önemli sorunlar yaşayan G. Kore, K. Kore'yi Amerika ile görüşmeye teşvik ederek mevcut krizin yoğunlaşmasını engellemeye çalışıyor. Pyeongchang kış olimpiyatları sırasında K. Kore ve G. Kore heyetleri arasında yapılan görüşmelerin ardından anlaşılan o ki G. Kore cumhurbaşkanı, K. Koreli mevkidaşına Amerika başkanı Trump'ın anlaşmaya varılabilen biri olduğu ve Pyongyang'ın bu fırsatı kullanarak ondan imtiyaz alabileceği konusunda garanti vermiştir.
Buna ilaveten bizzat kendisi K. Koreli bir aileden olan Moon Jae-in de K. Kore ekonomi durumunu iyileştirmek için K. Kore ile gerginlikleri gidermekte kararlı olduğu anlaşılıyor. Bu arada G. Kore merkez banksı başkanı Lee Joo-yeon'un belirttiğine göre Trump'ın Kim Jong-un ile görüşme talebini kabul etmesinin G. Kore piyasasında istikrarın sağlanmasına yardımcı olacağını, böylece yatırımcı ve tüketicilerin teşvik edileceği, ülke kredi notunun yükseleceği ve bu ülkenin yatırım riskinin azalacağını, bu yüzden yapılacak görüşmelerin dikkate değer olduğunu söyledi.
Diğer yandan K. Kore nükleer krizin çözümlenmesinde 6'lı müzakerenin önemli ülkelerinden ve Pyongyang destekçilerinden Rusya'nın Kim Jong-un'u Amerika başkanı ile müzakereye teşviklerini gözardı etmemek gerekir. Rusya cumhurbaşkanlık seçimleri arifesinde bu ülke Amerika başkanı Donald Trump ve K. Kore lideri Kim Jong-un arasında görüşme ortamını hazırlamakla Rusya'da başkanlık seçimlerindeki konumunu güçlendirmeye çalıştığı tahmin ediliyor.
Fakat yine de Trump'ın Kim Jong-un ile görüşmesi hakkına Amerika'da bir çok görüş ayrılığı mevcuttur. Nitekim bazı çevreler bu konunun Amerika başkanını küçük düşürürken K. Kore konumunu güçlendirdiği kanaatindeler
Bu arada Washington'da bulunan Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi uzmanı Su Me Tery de yaptığı açıklamada şöyle diyor: Amerikalı üst düzey yetkilileri muhtemelen görüşmek için Trump'ın Pyongyang'a gitmemesini tavsiye edecekler, zira dünyanın en güçlü ülke başkanının K. Kore'ye gitmesi, bu ülke yönetimine ülke içinde ve dışında güç ve meşruiyet kazandıracaktır.
K. Kore lideri Kim Jong-un ile Amerika başkanı Donald Trump arasında yapılacak görüşmede bir sonuca varma ihtimali bulunmazken, Çin ve Rusya krizin yönetimi bağlamında K. Kore'nin bu konuda attığı adımı destekliyorlar. Bu durum Amerika'nın müttefikleri yani G. Kore ve Japonya arasında çatlağa sebep olmuştur.
Bu arada İran İslam cumhuriyeti dışişleri bakanlığı sözcüsü de iki ülke arasında yapılacak müzakere konusuna değinerek,
"Eğer bu müzakere yapılırsa, İran, küresel barış ve güvenlik için atılacak her türlü adımı destekleyecektir, fakat pratikte Amerika'nın sözlerinin güvenilmez olduğu kanıtlanmıştır." dedi.