Paris'te bitmeyen Sarı Yelekliler Krizi
Sarı Yelekliler olarak bilinen Fransız protestocular, aralıksız devam eden protestolarının dokuzuncu haftasında 12 ocak günü, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron siyasetleri aleyhinde Paris sokaklarında protesto gösterisi düzenlediler. Fransız makamlarının bu gösterilen devam etmesi konusundaki uyarılarına ve 80 bin güvenlik gücünü ülkenin dört bir yanında görevlendirdiğine rağmen gösteriler düzenlendi.
Bütün güvenlik önlemlerine karşın "Dokuzuncu Adım" başlığı ile tanımlanan protestocuların dokuzuncu gösterileri de şiddet olaylarına sahne oldu. Fransa polis güçleri ülkenin farklı noktalarında Sarı Yeleklileri dağıtmak için coplar, göz yaşartıcı gazlar ve tazyikli su kullandılar. Ayrıca bu gösterilerde 100'e yakın sarı yelekli de tutuklandı.
Gerçi Fransa'daki protesto gösterileri, Kasım 2018'de başladı ancak bu toplumsal hareketlenmenin köklerini daha önceki yıllarda özellikle de Avrupa'nın 2008 ekonomik krizi döneminde aramak lazım.
Ekonomik sorunlar ülkede işsizlik oranının artması, gelirlerin azalması ve Fransızların hayat düzeyi ve kalitesinin düşmesine yol açtı. Üstelik geçmişteki hükümetlerin hiçbiri bu ekonomik krizin ve yan etkilerinin halka zarar vermesini engelleyemedi.
Bir başka taraftan da, göç dalgaları ve son yıllardaki terör saldırıları gibi siyasi, toplumsal ve güvenlik alanındaki krizlerin artması, Fransa'yı da etkileyerek özellikle de askeri ve güvenlik alanındaki harcamaların artmasına yol açmıştı.
Böyle bir durumda, Macron'un 2017 seçimlerindeki ekonomik vaatleri ve sloganları da, Fransızların kendisine Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde güvenmelerine neden oldu. Ancak Macron'un performansı ve tutumları, 19 ay cumhurbaşkanlık döneminde Fransızların hayat koşullarını iyileştirmemesinin yanı sıra ülke halkının daha çok yoksullaşmasına ve işsizliğinin artmasına neden oldu.
Sosyal eşitsizliklerin ve sınıf farkının artış göstermesi, hali hazırda birçok Fransız’ın da ciddi sorunu haline gelmiştir. Macron'un, durumları iyileştireceği, maaşlara zam yapılacağı ve vergi muafiyetleri gibi vaatlerine rağmen kızgın Fransız protestocuları Macron'un bu vaatlerin uygulanmasını pratikte imkansız gördükleri için onun istifa etmesini ve bu durumun iyileşmesi için ciddi adımlar atılmasını istiyor.
Bu arada Fransız yetkililer gösterilerin devam etmesini kınarken, göstericilere karşı polis güçlerinin donatılmasından söz ediyorlar.
Fransa içişlerinden sorumlu devlet bakanı Laurent Nunez 11 Ocak Cuma günü güvenlik güçlerinin sayısının arttığını ve operasyonel yöntem değişikliğine değinerek, “Bizim kurumlarımızı istikrarsızlaştırmak niyetinde olan, tacirler ve merkezi şehirler halkını rehine alan çok kızgın bu azınlığın aşırıcı girişimlerini engellemeliyiz. Daha fazla aşırıcılık sergilenirse daha fazla tutuklamalara şahit oluruz” dedi.
Fransa'daki protesto gösterileri, ülke yetkililerinin güvenlik önlemeleri ve tehditlerinin yanı sıra vaat ettikleri ekonomik planların da etkili olacağı, bu yüzden gösterici sayısının da azalacağının düşünüldüğü bir sırada, dokuzuncu haftasında gerçekleşti
Fransa Siyasi Araştırmalar Enstitüsü-CEVİPOF'un yaptığı araştırmaya göre halkın, siyasi kurumlar ve Fransa'da demokratik sahne aktörlere karşı artan güvensizliği, Macron hükümeti için büyük bir kriz haline dönüşmüştür.
Fransa hükümetinin 2019 yılının ilk aylarındaki önceliği ise yaşanan toplumsal krizi aşmak ve siyasi bakımdan kontrolü ele almaktır. Bu yüzden Fransa yürütme sistemi halk ve siyasetçiler arasında barışın sağlanması için 15 Ocak tarihinde milli bir münazara düzenlemek istiyor.
Fakat benzer girişimlerin öfkeli Fransız protestocuları yatıştırmakta etkili olacağı pek mümkün görünmüyor. /