Pakistan'dan Hindistan'a Uyarı
Pakistan ordusu kara kuvvetleri komutanı Kamer Cavid Bajva Hindistan'ın hasmane hareketliliğinden kaygı duyduklarını bildirerek," Pakistan aleyhindeki her türlü kışkırtıcı girişim İslamabad'ın kesin yanıtı ile karşılaşacaktır. " uyarısında bulundu.
Pakistan ordusu kara kuvvetleri komutanı General Kamer Cavid Bajva El Halit-1 tankını tanıtma ve Pakistan ordusu envanterine ekleme töreninde yaptığı konuşmada İslamabad'ın barış düzeyini arttırmak, her türlü tehdit ve kışkırtıcı girişim ile mücadele çerçevesinde ülkenin savunma bünyesini güçlendirmeyi gündeme aldığını ve bu hususa odaklandığını belirtti.
General Kamer Cavid Bajva bölgedeki mevcut tehlikeli koşulların Pakistan ordusunun tam teyakkuzda olmasına neden olduğunu da belirtti.
Hindistan ve Pakistan arasında sınır bölgelerinde ve hudut ile ilgili yeni gerilimler iki ülke makamlarının da birbirlerine karşı sert açıklamalar yapmalarına ve yeni tur gerilimlerin başlamasına yol açmıştır. Bu çerçevede de Pakistan'ın üst düzey askeri yetkilisi Kamer Cavid Bajva'nın tepki göstermesine yol açmıştır.
General Kamer Cavid Bajva'nın sözde Hindistan'ın hasmane girişimlerine ve hareketlenmelerine Pakistan'ın kesin yanıtı ve karşılığı yönündeki tutumu, İslamabad'ın da Yeni Delhi'nin her hangi bir muhtemel girişimde bulunarak Pakistan toprak bütünlüğü ve ulusal çıkarlarını tehlikeye sokması halinde kendini hazırladığını gösteriyor.
Son iki yıl içerisinde ise Hindistan ve Pakistan'ın ufak bile olsa bir birlerine karşı kısıtlı askeri operasyon düzenlemeleri her iki ülke halkını da topyekun bir savaş hususunda kaygılandırmış ve paniğe kapılmalarına yol açmıştır.
Özellikle de 1947 yılında Pakistan'ın Hindistan'dan ayrılmasından sonra iki bağımsız ülkenin üç kez savaşa girmesi ve bu savaşların olumsuz sonuçlarının iki ülke halkının akıllarına kazınması durumu daha da ciddi şekilde kaygı verici bir düzeye taşımıştır.
Bu yüzdendir ki ne zaman Hindistan ve Pakistan arasında Keşmir üzerindeki gerilimler artıp iki ülke askeri güçleri de sınır bölgelerinde kısıtlı bile olsa askeri çatışmalara girdiklerinde Hindistan ve Pakistan halkı gerilimlerin devam etmesi ve topyekun bir savaşa ayak basılması korkusu ile yatıp kalkarlar.
Buna esasen Hindistan ve Pakistan halkının bu tehlikeli ve kritik koşullardaki beklentileri, iki ülke siyasi makamlarının diplomasi ve diyalog ilkeleri üzerinden gerilimleri azaltmalarıdır. Bu çerçevede Pakistan ve Hindistan askeri yetkililerinin sert açıklamaları da önlenmeli ve ihtilafların çözümü için müzakereye baş vurulmalıdır.
Tabii Hindistan ve Pakistan arasındaki ihtilafların özü ve derinliği öyle ki kimi zaman siyasi makamlar bile sert askeri açıklamalarda bulunmuşlardır. Örneğin Hindistan başbakanı Narendra Modi 2019 yılında Yeni Delhi'de düzenlenen bir seçim konferansında bir kez daha güvenlik sorunlarını seçim kozu olarak kullanıp Pakistan'ı nükleer saldırı yapmakla tehdit etti. Son on yıllardaki tecrübeler ise Hindistan ve Pakistan'ın bir birlerine karşı derin kötümserliklerini kenara bırakmalarını, tehdit literatüründen uzak durup ikili diyalog ve müzakere süreçlerine dahil olmalarını gösteriyor. Aslında iki taraf da ihtilafların detaylarına inmek için daha uygun stratejiler ve çözüm yolları belirlemek için tüm alanlara odaklanmalı ve diyalogları başlatmalılar.
Pakistan ve Hindistan'ın ön yargısız ve yanlış farazi düşünceler olmadan müzakere süreçlerini başlatmazlarsa gerilimler hala ilişkilerini zedeleyecek ve Altkıta üzerindeki savaş ruhunu da koruyacaktır.
İki ülke bir an önce büyük bir çatışmanın önüne geçmek için harekete geçmeli ve barış sürecini başlatmalıdır.