Azeri-Ermeni Çatışmaların Devam etmesi
Azerbaycan Cumhuriyeti ve Ermenistan askeri güçleri arasındaki çatışmalar farklı eksenlerde ve bölgelerde devam etmektedir.
Azerbaycan cumhuriyeti ve Ermenistan askeri güçlerinin temas hatlarında ağır çatışmaların sürmesine paralel olarak iki taraf da bir birlerini yabancı ülkelerden destek almak ve yabancıların müdahalelerine zemin hazırlamakla suçlamaktadırlar.
Her hal karda karşılıklı ithamlara rağmen, son bir kaç haftada Azerbaycan Cumhuriyeti ordusunun güçlü ilerleyişleri sayesinde işgal altındaki topraklarının bazı bölgelerini tekrar geri almayı başardığı değerlendirmesi yapılabilir.
Bu hususta ise Azerbaycan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı İlham Aliyev şahsi Twitter sayfasından sık sık paylaşımlar yapmaktadır. Bu paylaşımlarda her gün Ermenistan işgalinden kurtarılan bölgelerine değinerek, “Azerbaycan cumhuriyeti ordusu son çatışmalarda Hocavend, Cebraiıl, Zengilan ve Laçin’e bağlı 13 köyü daha Ermenistan güçlerinin işgalinden kurtarıldığı”nı duyurdu.
Böylece Azerbaycan Cumhuriyeti ordusu, Rusya devlet başkanı “Vladimir Putin’in barış planında” sözü edilen arazilerin bazı bölgelerini geri almayı başarmıştır. Rusya barış planına göre Ermenistan, Azerbaycan Cumhuriyeti'ne ait işgal ettiği beş ili bu ülkeye iade etmelidir. İadelerin yapılması ve geri çekilmenin ardından ise Azeri mültecilerin evlerine dönmesi planlanmıştı. Ardından da barış güçlerinin temas hatlarına yerleştirilmesi ve son olarak da Dağlık Karabağ bölgesinde kendi kaderini belirleme (self determinasyon) hakkı çerçevesinde referandumun düzenlenmesi isteniyor.
Bu bilgiler ise Rusya'nın dağlık Karabağ barış planının açığa çıkan bazı maddeleridir. Son yıllarda ise bu yönde hem Bakü hem de Erivan hükümeti yaptıkları tahminlerle konu üzerine hesaplar yapmışlardı.
Rusya devlet başkanı Vladimir Putin'in Karabağ için sunduğu barış planı göz önünde bulundurulduğunda, Azerbaycan Cumhuriyeti ordusunun son bir ay içerisinde Rusya'nın öngördüğü bölgeleri Ermenistan'dan geri aldığı söylenebilir. Üstelik halihazırda yaşanan gelişmelerin de Bakü ve Erivan arasında daimi barış anlaşmasının imzalanması için gereken sürecin bir parçası olduğu değerlendirmesi yapılabilir.
Fakat buu arada dış müdahaleler özellikle de Türk makamlarının müdahaleleri ve tutumları da sırf Bakü ve Erivan liderleri arasındaki anlaşmaların bir parçası sayılır.
Böyle bir ortamda uzmanlar da Karabağ münakaşasının şiddetlenmesinin hasım tarafların ordusuna ve ekonomisine büyük zararlar vereceğini ve hatta telafi edilemez yaralar bırakacağını belirtiyorlar. Bu alanda Finlandiya dış siyaset enstitüsü üst düzey araştırmacısı Tony Alranta yaptığı değerlendirmede şöyle diyor: "Sınırların her iki tarafında sivillerin ölüm iddiaları ile çatışmaların yoğunlaştığı mevcut koşullarda, Karabağ münakaşası tarafları bir birlerini karşılıklı olarak şiddete başvurmakla suçluyorlar, ve görünen o ki iki ülkedeki iç siyaset faktörleri de bu çatışmalarda etkilidir. Her iki ülke de halklarına güçlü liderlere sahip olduklarını göstermeye çalışıyorlar."
Azeri-Ermeni çatışmalarının genel bir değerlendirmesinin yapılması gerekiyorsa şöyle bir kanıya varmak mümkün: Karabağ münakaşasının devam etmesi insani ve ekonomik hasarlar ve ziyanlardan başka bir sonucu olmayacaktır.
Bu gerçeklerden yola çıkarak uzmanlar da İran İslam Cumhuriyeti ve aynı görüşü paylaşan diğer ülkelerin Karabağ münakaşasındaki hasım tarafların müzakere masasına oturmalarından başka uygun bir seçeneğin olmadığı hususunda hemfikirler./