UCM'nin kararı, Filistinliler'in zaferi
Filistin Özerk Teşkilatı'nın Uluslararası Ceza Mahkemesi'nden Siyonist rejimin cinayetlerini soruşturmasını istemesi üzerine, uluslararası mahkeme yargıçları, mahkemenin İsrail'in Filistin topraklarındaki savaş suçlarına bakma yetkisine sahip olduğunu duyurdu.
Uluslararası Ceza Mahkemesi Savcısı Fatu Bin Suda aralık 2019'da yaptığı açıklamada, Doğu Kudüs başta olmak üzere Batı Şeria ve Gazze Şeridi'nde savaş suçu işlendiği veya işlenmekte olduğunu gösteren mantıklı kanıtların olduğunu söylemesinin ardından bu kez UCM, işgal rejimi İsrail'in Filistin topraklarında işlediği savaş suçlarıyla ilgili soruşturmada, söz konusu suçları soruşturmak için yetkili olduğuna karar verdi
Mahkemenin ilk derece dairesinin verdiği kararda, Gazze, Batı Şeria ve Doğu Kudüs'ün, soruşturmaya dahil edilen Filistin toprakları içerisinde yer aldığı belirtildi.
Filistin'in Roma Statüsü'ne taraf devlet olduğu ve sınırlarının 1967 yılından bu yana işgal edilen Gazze, Batı Şeria ve Doğu Kudüs'ü de içerdiği ifade edilen kararda, Filistin'in diğer üye ülkeler gibi UCM'ye taraf olduğu vurgulandı.
Mahkemenin yargı yetkisine giren toprakları belirlemeyi amaçladığı kaydedilen kararda, UCM'ye taraf devlet olmak için gerekli şartları yerine getiren Filistin'e diğer üye ülkeler gibi muamele edileceği bildirildi.
BM Güvenlik Konseyi kararnameleri uyarınca, 1967 sınırları, Filistin'in sınırları olarak biliniyor ve bu topraklarda işgal rejiminin yerleşim faaliyetleri yasadışıdır. Ancak Siyonist rejim bu sınırlarda işgal ve cinayetlerine devam ediyor.
UCM 2002 yılında savaş suçları, insanlık karşıtı suçlar, soykırım ve diğer cinayetleri soruşturmak amacıyla kuruldu. Ancak İsrail UCM'ye üye değil ve mahkemeyi tanımıyor. UCM'nin yeni kararı da, İsrail yetkililerinin öfkesine yol açmıştır. Nitekim Siyonist rejim Başbakanı Benyamin Netanyahu karara gösterdiği tepkide, UCM'yi siyasi bir taraf olmakla suçladı.
İşgal rejimi yetkililerinin karardan duyduğu öfke oldukça anlaşılır bir şeydir çünkü, UCM'nin soruşturmasıyla işgal rejiminin Filistinliler'e yönelik cinayetlerinin büyük kısmı üzerindeki perde indirilmiş olacak ve hatta rejimin üst düzey yetkililerinin birçoğu, yargılanıp, tutuklanabilecekler.
Arap Birliği Genel Sekreteri Ahmed Ebulgayt ise bu bağlamda şöyle diyor: Filistin meselesi kasıtlı olarak unutulmuş ve ona yönelik dengesiz bir yaklaşım sözkonusudur. Yani sadece bir gözle o da İsrail tarafı açısından Filistin-İsrail münakaşasına bakılıyor, işgal altında olan diğer bir taraf sanki yokmuş gibi, yada Filistinliler'den dayatılanlarla uyumlu hale gelmeleri isteniyor.
Bilindiği üzere işgal rejimi, Filistinliler'e karşı topraklarını işgal etme, evlerini yıkma, kaçırma, vahşice sokak ve cadde ortasında katletme, acımasızca Filistinliler'e karşı saldırı düzenleme ve savaş açma gibi türlü cinayetler işlemiştir. Özellikle ABD'nin eski Başkanı Donald Trump'ın tam teşekküllü desteğiyle işgal rejiminin Filistinliler'e karşı cinayetleri doruk noktaya ulaştı ve bu dönemde Siyonist rejim sayısız savaş suçlarına imza attı.
UCM'nin kararı uyarınca mahkeme Filistin topraklarında tam soruşturma başlatacak. Soruşturmada Gazze, Doğu Kudüs ve Batı Şeria'da işgal rejiminin işlediği savaş suçları üzerine mahkemenin yoğunlaşacağı düşünülüyor.
Yıllardır İsrail rejiminin saldırı ve cinayetlerine maruz kalan Filistinliler için UCM'nin yeni kararı bir zafer sayılıyor. Ancak ABD ve İsrail'in müttefiklerinin UCM'nin soruşturma sürecine baskı yapmak için tüm araçlarını kullanabileceğinden ve Filistinlilerin beklediği sonucun çıkmayabileceğinden endişe duyulmakta.