Pakistan'ın Hindistan ile Görüşme Şartı
Pakistan başbakanı İmran Han Hindistanlı mevkidaşı Narendra Modi ile belli şartlar altında görüşebileceğini açıkladı.
Hindistan kontrolü altında bulunan Keşmir halkı ile dayanışma günü yıldönümünde konuşan Pakistan başbakanı İmran Han bu bağlamdaki açıklamasının ardından "Bölge halkının, tekrar özerklik istediklerini, Yeni Delhi’nin Keşmirlilerin haklarına riayet etmesi halinde Hindistanlı mevkidaşı Narendra Modi ile görüşmeye hazır olduğunu” belirtti.
Pakistan başbakanı İmran Han sözlerinin devamında şu ifadelerde bulundu: " Hindistan kontrolünde bulunan Keşmir halkı, bölgenin özerkliğini istiyorlar. Hindistan hükümeti de kışkırtıcı girişimlerden sakınmalıdır."
Pakistan halkı Cuma günü başkent İslamabad dahil farklı şehirlerde Keşmir halkı ile dayanışma milli günü etkinlikleri kapsamında Keşmir Müslümanlarını desteklemek adına gösteriler ve yürüyüşler düzenlediler.
Yeni Delhi hükümeti 5 Ağustos 2019 tarihinde Hindistan kontrolündeki Keşmir bölgesinin özel yetkilerini yani özerklik statüsünü iptal ederek Keşmirli vatandaşlar için yaşam koşullarını zorlaştırdı ve Hinduların bölgeye taşınması ve onlara Keşmir topraklarını satın alma imkanını sağlamış oldu.
Pakistan başbakanı İmran Han'ın Keşmir'in özerkliğinin geri verilmesini, İslamabat ile Yeni Delhi arasında görüşmelerin başlaması için şart koşması, aslında Keşmir meselesinin İslamabad'ın kırmızı çizgisi ve hatta başlıca kaygısı olduğunu ve hiçbir şekilde bu stratejik konuda Hindistan ile müzakere etmeyeceğini göstererek bu alanda geri adım atmayacağını gösteriyor.
Pakistan açısından Hindistan hükümeti Keşmir'de yaşayan halk için kendi kaderlerini belirleme (yani self determinasyon) hakkını uygulama bağlamında zemin hazırlamalıdır. Bu talep aynı zamanda BM'ın Keşmir ile ilgili kararnamesiyle de tam olarak uyumludur.
BM kararına ve de milletlerin kendi kaderlerini belirleme (self determinasyon) ilkesine esasen, Hindistan kontrolündeki Keşmir bölgesinde referandum düzenlenmeli, bölge halkının kendi kaderlerini belirleme yönündeki karar alma mekanizmalarını çalıştırmalıdır.
BM’in bu bağlamdaki kararının var olmasına ve Keşmir bölgesinde referandumun düzenlenmesinin açıklanmasına rağmen, Yeni Delhi hükümeti şimdiye dek bu yasal talebe karşı çıkarak Keşmir sorununun barışçıl yollar ile çözülmesine ve bölgede referandumun düzenlenmesine karşı koymuştur.
Bölgeye ve özellikle de Müslümanlara yönelik ciddi bir kısıtlama sayılan Keşmir'in özerkliğinin kaldırılmasına tepki olarak Pakistan hükümeti Keşmir halkının kendi kaderini belirleme gibi temel haklarını destekleme bağlamında bölgesel ve küresel konsensüsler oluşturarak Hindistan yetkililerini bu ırkçı yasayı tekrar gözden geçirme ve arından da Keşmir’de referandum düzenlemeye mecbur kılmak için Yeni Delhi’ye baskı uygulamaya çalıştı.
Keşmir bölgesinin özerklik statüsünün kaldırılmasının bölgesel ve küresel düzeyde tepkilere yol açmasına rağmen Pakistan’ın bu alandaki tepkileri çok daha ciddi oldu. Bu çerçevede Hintli diplomatlar bile İslamabad'dan ihraç edildi ve Yeni Delhi ile ticari ilişkiler durduruldu.
Hindistan ise Pakistan'ın tepkilerine karşılık bu ülkenin Keşmir bölgesi ile ilgili kararının iç meselesi olduğunu bildirerek İslamabad'dan Yeni Delhi ile ilişkilerini azaltma eğilimini ve siyasetini gözden geçirmesini istedi.
Pakistan'ın yeni başbakanının iki ülke arasında diyalogların şartlı olarak başlaması konusundaki sözleri ve Yeni Delhi'nin Keşmir özerkliğini geri vermesi gerektiğine vurgu yapması İslamabad'ın mazlum ve cefakeş Keşmir halkının haklarına büyük önem verdiğini gösteriyor.
Fakat görünen o ki halihazırda Hindistan'da, başında Narendra Modi’nin bulunduğu iktidar BJP partisinin ikili ilişkilerde gerginliği azaltma bağlamında İmran Han’ın Keşmir özerkliği yasasının gözden geçirilmesi talebine olumlu yaklaşması pek muhtemel değildir./