Trump, İran’ın Zenginleştirme Hakkını Korumakta Israr Etmesine Neden Öfkelendi?
Parstoday – ABD Başkanı Donald Trump, temelsiz iddialarını yineleyerek, İran’ın uranyum zenginleştirme hakkını koruma ve sürdürme konusundaki ısrarına karşı yeniden öfkesini dile getirdi.
Parstoday’in haberine göre, Trump 27 Temmuz Pazar gecesi, İskoçya'nın Turnberry kentinde Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ile görüşmesinin başında şunları söyledi:“Onlar saldırgan konuşuyor. İran ağır bir darbe aldı. İran’ın nükleer silah sahibi olmasına izin veremeyiz. Ancak onlar hâlâ zenginleştirme hakkında konuşuyor ve bunu sürdürmek istediklerini söylüyorlar. Fakat buna izin veremeyiz.”
İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Seyyid Abbas Irakçi, 24 Temmuz’da yaptığı açıklamada:“Zenginleştirme faaliyetlerimiz devam edecek; bu, halkımızın hakkıdır ve bundan vazgeçmemiz söz konusu değil” dedi. Aynı şekilde, Dışişleri Bakan Yardımcısı Mecid Taht Ravançi, 25 Temmuz Cuma günü İstanbul’da Avrupa üçlüsüyle yaptığı görüşmelerin ardından, zenginleştirme hakkının İran’ın İstanbul görüşmelerindeki temel gündemlerinden biri olduğunu vurguladı.
Trump’ın İranlı üst düzey yetkililerin uranyum zenginleştirmeye devam etme konusundaki vurgusuna verdiği sert ve öfkeli tepkiyi, ABD ve Siyonist rejimin (İsrail’in) gerçek dışı varsayımları çerçevesinde değerlendirmek gerekir. ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu, İran’a askeri saldırı ve nükleer tesisleri bombalama yoluyla İran’ın barışçıl nükleer programını sona erdirdiklerini ve İran’ın nükleer kapasitesini yok ettiklerini sanıyorlardı. Oysa İran’ın nükleer teknolojisi, büyük ölçüde yerli uzmanlık ve bilgiye dayanmaktadır ve bu bilimsel bilgi, bombalamayla yok edilebilecek bir şey değildir. İran uzun süredir tam nükleer döngüye sahip ve bu kapasite, İranlı bilim insanlarının bilgi ve yeteneklerinde kök salmıştır.
Ayrıca, İran’ın barışçıl nükleer faaliyetlerinin temelini oluşturan uranyum zenginleştirme süreci, Batı'nın özellikle ABD’nin ve Siyonist rejimin – yirmi yılı aşkın süredir uyguladığı baskılara ve sert yaptırımlara rağmen devam etmektedir.
Şimdi Trump, son ABD-İsrail ortak saldırısıyla İran’ı yenilgiye uğrattığını ve İran’ın nükleer tesislerini tamamen yok ettiğini iddia ederek, İran’ın zenginleştirme faaliyetlerinden vazgeçeceğini sanıyordu. Ancak İran, Trump’ın beklentisinin tam tersine hareket etti.
21 Temmuz’da Fox News’a konuşan Abbas Irakçi, Fox sunucusu Bret Baier’in “Amerika’nın saldırılarında İran’ın nükleer tesisleri ne kadar zarar gördü?” sorusuna şu cevabı verdi:“Şu anda zenginleştirme programı durdurulmuş durumda çünkü zarar çok ciddi. Tesislerimiz ciddi şekilde hasar gördü. Atom Enerjisi Kurumumuz hasarın boyutunu değerlendiriyor. Ancak bildiğim kadarıyla durum ciddiyet arz ediyor.”İrakçi ayrıca, yüksek düzeyde zenginleştirilmiş uranyumun saldırılardan etkilenip etkilenmediği konusunda net bilgi olmadığını belirterek, “Atom Enerjisi Kurumumuz zenginleştirilmiş uranyumumuzun durumunu değerlendiriyor ve sonuçları derhal Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı'na bildirecek” dedi.
Bununla birlikte, Irakçi net bir şekilde şunu da vurguladı:“Zenginleştirmeden vazgeçemeyiz. Bu, bilim insanlarımızın bir kazanımıdır ve ayrıca bir milli gurur meselesidir.”Ayrıca, İran adına imzalanacak her türlü nükleer anlaşmanın, uranyum zenginleştirme hakkını da içermesi gerektiğini söyledi.
ABD, İsrail ve Avrupa üçlüsüyle birlikte yıllardır İran’ın askeri amaçlı bir nükleer programı olduğunu iddia etmekte ve bu iddialar doğrultusunda çok çeşitli siyasi ve ekonomik yaptırımlar uygulamaktadır. Nihayetinde, İsrail ve ABD İran’ın nükleer kapasitesini yok etmek amacıyla askeri saldırılar düzenlemiş, nükleer tesisleri bombalamış ve İranlı bilim insanlarını hedef almıştır.Buna rağmen, İran sahip olduğu yerli bilgi ve uzmanlık sayesinde nükleer yeteneklerini korumayı başarmıştır.