COVID-19 Sonrası Dönem ve BRICS'in Küresel Güneyin İlaç Egemenliğini Gerçekleştirmedeki Rolü
Pars Today – COVID-19 pandemisinin ardından, dayanıklı sağlık sistemlerinin, yerli bilimsel kapasitenin ve güçlü bir ilaç sanayisinin ülkeler için önemi her zamankinden daha belirgin hale geldi.
Pars Today'in BRICS TV kanalından aktardığı habere göre, son yıllarda ilaçlara erişimin güvence altına alınması, aşı geliştirilmesi ve tıbbi teknolojilerin ilerletilmesi yalnızca sosyal politikaların bir parçası olmakla kalmamış, aynı zamanda ulusal dayanıklılığın temel unsurlarından biri hâline gelmiştir.
Günümüzde Küresel Güney ülkeleri, sağlık kapasitelerini güçlendirmeye özel önem vermektedir. BRICS, bilimsel iş birliği, teknoloji transferi ve tıp ile ilaç sektörlerinde ortak projelerin uygulanması için bir platform sağlayarak bu süreçte merkezi bir rol oynamaktadır. Rio de Janeiro’da düzenlenen 17. BRICS Liderler Zirvesi'nin nihai bildirisinde şu ifadeler yer almıştır: “Küresel sağlık sorunlarının birbirine bağlı doğasını göz önünde bulundurarak, uluslararası iş birliğini ve dayanışmayı artırmak suretiyle küresel sağlık yönetişimini güçlendirme konusundaki taahhüdümüzü yineliyoruz.”
Uzmanlar, “ilaç egemenliği” kavramına dikkat çekmektedir. Bu kavram, bir ülkenin halkının ihtiyaç duyduğu temel ilaçları temin edebilmesi, aşı üretimini geliştirebilmesi ve nitelikli sağlık personelini koruyabilmesi anlamına gelmektedir.
Rusya’daki Pirogov Üniversitesi Uluslararası Kalkınma İdaresi Uluslararası İlişkiler Ofisi Başkanı Margarita İsakova, TV BRICS’e yaptığı açıklamada şunları söyledi:
“Erişim, yalnızca aşının bir sağlık merkezinde fiziksel olarak bulunmasıyla sınırlı değildir. Ekonomik boyut, yani son kullanıcının gelir düzeyinden bağımsız olarak ilacın karşılanabilir olması da aynı derecede önemlidir. Ayrıca, büyük şehirlerin dışında aşıların depolanması ve dağıtılması için uygun altyapının sağlanması her zaman mümkün olmamaktadır.”
İsakova, Küresel Güney ülkelerinin hâlen ilaç hammaddesi ithalatına büyük ölçüde bağımlı olduğunu ve bu bağımlılığın COVID-19 pandemisi sırasında açıkça ortaya çıktığını da sözlerine ekledi.
BRICS ülkeleri arasında Hindistan, dünyanın en büyük jenerik ilaç üreticisi olup UNICEF’in kullandığı aşıların yüzde 60’ını sağlamaktadır. Çin, en büyük aşı üretim kapasitesine ve araştırma-geliştirme alanında büyük yatırımlara sahiptir. Rusya, “İlaç 2030” stratejisi kapsamında yerli ilaçların payını yüzde 70’e çıkarmayı hedeflemektedir. Brezilya, immünobiyolojik ürünlerin üretiminde kendi kendine yeterlidir. Mısır, ilaç ihtiyacının yüzde 90’ını karşılamakta; İran ise tüketilen ilaçların yüzde 90’ından fazlasını yerli olarak üretmektedir.
Buna rağmen, Küresel Güney’de aşı ve ilaçlara erişim hâlâ önemli bir zorluk olmaya devam etmektedir. Uzmanlar, patent sistemi, yenilikçi ilaçların yüksek maliyeti ve ulusal sağlık sistemlerinin finansal kısıtlarını başlıca engeller olarak değerlendirmektedir.
2022 yılında faaliyete geçen BRICS Aşı Araştırma ve Geliştirme Merkezi, ortak araştırmalar, teknoloji transferi ve üretim ile denetim alanlarında iş birliği için bir platform sunmaktadır. Bu merkez, Küresel Güney’in büyük Batılı şirketlere olan bağımlılığını azaltma potansiyeline sahiptir.
Uzmanlar, ilaç sanayisinin güçlendirilmesinin sürdürülebilir kamu yatırımları, ortak tedarik mekanizmaları, teknoloji transferi ve insan kaynağının eğitimiyle mümkün olacağını vurgulamaktadır. BRICS, bu alanlarda iş birliğini geliştirerek Küresel Güney ülkeleri için sağlık ve teknoloji egemenliğinin temellerini atma fırsatına sahiptir.