Pakistanlı Şialar, Paraçinar Katliamını Kınadı
Pakistanlı Şii müslümanlar dün ülkenin muhtelif şehirlerinde geniş gösteriler düzenleyerek, Paraçınar şehrinde sivil halka yönelik vuku bulan terör olayını kınayarak, hükümetten Şiilerin can güvenliğinin korunması yönünde ciddi adımlar atmasını istedi.
Pakistanlı Şii partiler ayrıca ülke genelinde üç gün yas ilan ettiler. Gerçi şimdiye kadar Pakistan'ın Pahtunhah eyaleti ve federal yönetim yetkililerinden bazıları Paraçınar şehrinin meydan halinde halka yönelik düzenlenen ve 23 kişinin hayatını kaybettiği bir çoğunun da yaralandığı terör olayını kınamışlardır ama genelde Pakistan halkı ve özelde Şiiler açısından bu kınamalar yeterli olmayıp, hükümet ve ordu güçleri terör örgütlerine karşı ülke genelinde ciddi bir mücadele başlatması ve halkın can güvenliğini koruması gerekmektedir.
Diğer bir ifadeyle Pakistan'da yaşanan her bir terör olayı ardından hükümet yetkililerinin bu olayları kınamaları artık normal bir mesele haline gelmiş ve bu ise teröristler çevresinde bir güven çemberinin oluşmasına sebep olmuştur.
Şii Müslümanların nüfus olarak çoğunlukta olduğu Paraçınar bölgesinde, en son 2013 yılında büyük bir terör saldırısı gerçekleşmiş ve saldırı sonucunda 57 kişi şehit düşmüş ve 170’in üzerinde masum insanda yaralanmıştı. Bu insanlık dışı terör saldırısının sorumluğunu Vahhabi terör örgütü Leşkeri Cengvi üstlendi. Paraçınar katliamı ardından Pakistan'ın birçok bölgesinde ve özellikle de başkent İslam Abad'da sıkı güvenlik önlemleri alındı. Aslında bu terör olayının arkasında da Suudi rejimine bağlı Leşkeri Cengvi örgütünün bulunması Pakistanlı Şiilerin daha sert bir tavır ortaya koymalarına yol açmıştır. Çünkü bu terör örgütü Pakistan halkı nezdinde çok iyi tanınmakta ve bu terör eylemi onun ilk terör eylemi olmadığı gibi bu gidişle son eyleminin de olmayacağı kesindir.
Pakistanlı güvenlik güçleri ile teröristler arasında baş gösteren bir çatışma sırasında terör örgütü Leşkeri Cengvi'nin liderinin öldürülmesi, Paraçınar terör olayının bir telafi saldırısı olabileceği tahmin ediliyor. halkın hükümetten beklentisi tüm örgütüyle, elemanları ile devlet tarafından çok iyi bilinen bu terör örgütüne karşı mücadelenin ciddi olarak sürdürülmesi ve bu terör örgütünün bir daha yeni eylemlere girişebilmesi için gerekli fırsatın verilmemesidir.
Bazı güvenlik raporlarına göre, Leşgeri Cengvi terör örgütü tekfirci DAEŞ terörüne biat etmiş bulunuyor. Pakistan'ın Sind Eyaletinin polis şefi de geçen sene yaptığı açıklamada, söz konusu iki terör örgütünün Pakistanlı Şii Müslümanlara karşı katliamlara girişime konusunda anlaştıklarını söylemişti. Başta Şiiler olmak üzere genelde Pakistan halkının teröristlere göz yumulduğu kaygısıyla hükümete yönelik eleştiri ve tepkilerinin artması ardından özellikle Paraçınar eyaletinde güvenliğin orduya devredilmesi ve Pakistan ordusu kara kuvvetleri komutanının son elim terör olayı ardından bölgeye gelerek halk ile yakından görüşmesi ve olay mağdurlarını ziyareti hükümetin halkın tepkisini ciddiye aldığını ve bununla halkın tepkisini bir nebze olsun yatıştırmaya çalıştığı görülmektedir.
Şimdi ise Pakistanlı Şii müslümanların ülkenin muhtelif bölgelerinde geniş çaplı gösteriler düzenleyerek hükümetin pasif kalmasını kınaması, Pakistan hükümeti ve ordusunun halkın güvenliğini temin etme ve terörizme karşı mücadele konusunda pek başarılı olamadıklarını gösteriyor. Kaldı ki bu terör saldırıları ve bombalı olaylar artık toplum içinde tamamen tanınmış ve kimler tarafından finanse edildiği belli olan gruplar tarafından yapılmakta ve bu terör örgütlerine karşı mücadele etmek hükümet açısından pek de zor bir mesele değildir.
Pakistanlı Şiiler ve liderleri Cengvi gibi tekfiri, vahhabi terör örgütlerinin kesinlikle Sünni Müslüman camiayla hiç bir irtibatının olmadığını, terör hadisesinin yaşandığı Paraçınar bölgesinde Şii ve Sünni Müslümanların hep birlikte olay mağdurlarının yardımına koştuğunu ve bu olayın sorumlularını birlikte kınadıklarını ilan etmiş bulunuyorlar. Bunun için de Pakistan halkı hükümetten ve ilgili kurumlardan terör olaylarını kınamak ve boş vaatlerde bulunmak yerine terörizme ve teröristlere karşı mücadele konusunda ciddi adımlar atmalarını ve teröristlere bir daha bu gibi saldırılar gerçekleştirmelerine fırsat vermemelerini bekliyor. Şunu bilmeliler ki direkt olarak Vahhabi Suudi rejiminden komut alan bu terör örgütleri Pakistan ve diğer benzer bölge ülkelerinde Şiilerle Sünniler arasında bir iç savaşı çıkarmak istiyorlar ve bu terör örgütlerine karşı mücadele Pakistan hükümeti için milli bir mesele olarak en ön planda olmalı ve ülke birlik ve bütünlüğünün bozulmasına müsaade etmemesi gerekir.