G-20 Zirvesi; ABD dünyaya karşı
G-20 liderleri geçen 7 ve 8 Temmuz 2017 Cuma ve cumratesi günleri Almanya’nın Hamburg kentinde bir araya geldi. Dünyanın 19 sanayileşmiş veya zengin ülkesinin liderleri AB ile birlikte uluslararası Hamburg fuarında toplanarak dünyanın önemli siyasi ve iktisadi meselelerini tartıştı.
Hamburg kentinde düzenlenen G-20 liderler zirvesinde gündeme gelen en önemli konulardan biri, dünyada ticari anlaşmaların ve genelde serbest ticaretin geleceğiydi. Dünyanın en büyük ekonomisi sayılan Amerika’nın popülist Başkanı Donald Trump’ın başka ülkeler ve bölgelerle imzalanan ticari anlaşmalardan çekilme üzerinde ısrarını sürdürmesi G-20 liderlerinin kaygılarını arttıran bir konuydu.
Amerika Başkanı Donald Trump Almanya’da düzenlenen G-20 liderler zirvesine katılmadan önce twitter hesabına düştüğü bir notta bir kez daha Amerika dünya tarihinin en kötü ticari anlaşmalarını imzaladığını, zira bu anlaşmaların hiç biri Amerika’ya hiç bir katkısı ve yardımı olmadığını vurguladı.
Ancak G-20’nin başta Çin ve Almanya gibi ihracatçı üyeleri olmak üzere diğer üyeleri Amerika’nın başka ülkelerle imzaladığı ticari anlaşmalara bağlı kalmasını ve ayrıca Trump’ın işbaşına geldiği günden beri Amerika’nın yeni yönetiminin ticari ve iktisadi politikalarının başına yerleştirdiği destekçilik politikasını bir kenara bırakmasını istiyor.
Bu çerçevede G-20 liderleri Hamburg zirvesinde serbest ticaret konusunda Trump’ın tutumuna karşı çıktı. G-20 liderleri uluslararası düzeyde ticaretin serbest olmasına vurgu yaparak iç üretime destek verilmesini de vurguladı.
G-20 liderler zirvesinin sonuç bildirisinde tüm üye ülkelerin açık piyasa vaziyetini korumak istedikleri ve iç üretime destekle mücadeleyi sürdürecekleri belirtildi. Bu mesele ise kesinlikte Trump’ın “önce Amerika” sloganı ile çelişen bir durumdur.
Batı medyasında çıkan haberlere göre Fransa Cumhurbaşkanı Emanuel Macron ABD Başkanı Trump’ın serbest ticarete vurgu yapan zirvenin sonuç bildirisini imzalama konusunda ikna etti.
Trump twiter hesabında Hamburg’da yürüttüğü müzakerelerinin sonucu hakkında yaptığı değerlendirmede, G-20 liderler zirvesi ABD için büyük bir başarı olduğunu iddia etti. Trump bu değerlendirmesine gerekçe olarak da Washington’un bir kaç kötü ticari anlaşmanın şerrinden kurtulmasını ileri sürdü. Gerçi Trump bunun için karşı taraflara bazı puanlar vermek ve bazı konularda da uzlaşmak zorunda kaldı.
Rusya dış politika ve savunma konseyi Başkanı Feodor Lukianov uluslararası ticaret ve iç üretime destek karşısında direnmeme eğilimi, G-20’in iki temel hedefi olduğunu belirtiyor. Lukianov’a göre bu grup aslında dünyada iç üretime destek eğiliminin gelişmesini engellemek için kuruldu. Şimdi grubun tüm üyeleri uzun yıllar bu politikayı takip ettikten sonra Amerika’da sloganı iç üretime destek olan bir Başkan işbaşına geldi ve bu değişim çok önemli bir değişim sayılır.
Almanya Başbakanı Angela Merkel 8 Temmuz’da G-20 liderler zirvesinden sonra düzenlediği basın toplantısında, iki gün süren zirvenin sonunda G-20 üyeleri hep birlikte serbest ticareti desteklediklerini ilan ettiklerini açıkladı. Merkel’e göre zirveye katılanların serbest ticaret üzerine müzakereleri çok zorlu geçti, ama kabul edilebilir sonuca ulaştı.
Merkel G-20 liderleri ile ABD Başkanı Donald Trump’ın müzakerelerine de işaret ederek liderlerin bazı meselelerin üzerinde iyi sonuçlara ulaştıklarını, fakat bazı meselelerde de hala bir takım zorluklar yaşadıklarını kaydetti.
19 üyenin Amerika ile zıt tutumuna dolaylı olarak işaret eden Merkel, biz serbest piyasayı korumamız gerekir, demeyi başardık, ifadesini kullandı. Merkel aynı zamanda G-20 liderleri destekçilik politikasına karşı mücadele ve ayrıca insaflı ticaret üzerine anlaştıklarını vurguladı.
Buna karşın Almanya Başbakanı Merkel, ticaret konusunda Amerika ile zorlu müzakerelerin sonunda anlaşma sağlanabildiğini kaydetti. Merkel, buna rağmen G-20 liderleri ortak tavırla küreselleştirmeyi desteklediklerini ve açık kapı politikalarını ve ticaret destekçiliğe karşı çıkmayı uygulamaya söz vererek istikrarlı bir uluslararası ticari düzen kurarak dünyada yatırımın gelişmesine yardımcı olmaya karar verdiklerini ifade etti.
Hamburg zirvesinin sonunda yayımlanan G-20 liderler zirvesi sonuç bildirisinde yeni sorunlarla mücadele ve dünya ülkelerinin ortaklaşa geliştirmek G-20 üyelerinin esas amacı olduğu ileri sürüldü.
Amerika’da 2016 başkanlık seçimlerinde cumhuriyetçi partinin nihai adayı olarak seçimlere katılan Donald Trump, seçim kampanyaları sırasında Amerika yönetiminin yerli üreticilere desteğini arttırma zaruretinden söz etmiş ve seçimleri kazandığı takdirde Amerika’da her şeyden önce bu konuya öncelik vereceğini belirtmişti. O günlerde Trump hatta Amerika’nın diğer bazı ülkelerle ticari anlaşmalarını iptal edeceği tehdidinde bulunmuştu.
Trump başkanlık seçimlerini kazanarak 20 Ocak 2017’de beyaz saraya girdikten sonra da açıkça serbest ticaret politikasına ve uluslararası ticari konvansiyonlara muhalefetini ilan etti ve böylece başka ülkelerin tepkisini üzerine çekti. Trump Ocak 2017’nin sonlarına doğru Amerika’nın Büyük okyanusun iki kıyısı arasında serbest ticaret anlaşmasından çekilme kararını imzaladı. Bu karar anlaşmanın diğer taraflarının tepkisi ile karşılandı.
Bu çerçevede G-20 liderleri ve üye ülkelerin üst düzey yetkilileri defalarca Trump’ın bu tutumuna karşı olduklarını belirterek bu tutumun küresel ekonomi için tehlikeli sonuçları hakkında uyarılarda bulundu. Nitekim G-20 liderler zirvesinden önce de grubun maliye bakanları Nisan 2017’de Washington’da düzenledikleri oturumda üye ülkelerin iç sanayiine destek politikasının olumsuz sonuçları hakkında uyarıda bulundu. Bu doğrultuda Almanya maliye Bakanı destekçilik politikasının küresel ekonomi ve bu politikayı izleyen ülkelerin ekonomileri için asla iyi olmadığını belirtti. Aslında Alman bakanın bu sözlerinin muhatabı, iç üretime destek verme politikasını gündeme getiren Amerika’nın yeni yönetimiydi.
Destekçilik politikası iktisadi politikalarda ithal ürünlere tarife uygulamak, ithalat hacmini kısıtlamak ve bazı kısıtlayıcı kanunları çıkarmakla ülkelerin üreticileri ve iktisadi müesseseleri arasında rekabeti engelleyen politikadır. Amerika Başkanı Donald Trump ise Amerikalı firmaları ve fabrikaları destekleme politikasına öncelik veriyor.
Şimdi eğer Amerika G-20 liderlerinin destekçilik politikasına karşı çıkmasına rağmen bu politikayı izleyecek olursa G-20’nin diğer üyelerinin olumsuz tepkileri ve misillemeleri ile karşılaşacağı kesindir. Bu durumda Washington’un ihraç ettiği ürünlere dayatılan tarifelerden kaynaklanan ağır bedeli kabul edip etmeyeceği veya G-20’nin diğer üyelerinin destekçilik politikasından el çekmeyi mi kabul edeceği şimdilik bilinmiyor.
Hali hazırda tüm işaretler G-20 üyeleri ile Amerika arasında iktisadi politikaların üzerinde ciddi anlaşmazlık yaşandığını gösteriyor, öyle ki grubun 19 üyesi bir tarafta ve ABD karşı tarafta durduğu anlaşılıyor.
Öte yandan görünen o ki Donald Trump için AB dışındaki bazı ülkelerle ticari anlaşma yapmak, AB üyeleri ile yapmaktan daha fazla cazip geliyor.
Şimdi Britanya’nın AB’den tam olarak çekilmesine yani 2019’un ilkbaharına kadar yaklaşık iki yıl kaldığı anlaşılıyor. Bu süre içerisinde ve AB yasalarına göre Britanya ne ABD ve ne de birliğin dışındaki herhangi bir ülke ile iktisadi veya ticari anlaşma imzalayabilir. Ancak Trump Hamburg zirvesinin kulisinde İngiliz Başbakanı May ile görüştükten sonra Britanya ile güçlü ve büyük bir ikili ticari anlaşmadan söz etti.
Amerika Başkanı Donald Trump şimdiye kadar bir çok kez en temel önceliği Amerikan ekonomisini iyileştirmek olduğunu belirtti. Trump bu çerçevede ithal ürünlerin tarifelerini attırmak ve sonuçta Amerika’ya ihracatın önüne geçmek ve ayrıca zengin ve sermaye çevrelerinin vergi oranlarını düşürmek istiyor. Trump amacı yatırımcıları daha çok Amerika içinde yatırım yapmaya teşvik etmek ve Amerikalı yatırımcıların Amerika dışında yatırım yapmalarını önlemek ve sonuçta Amerikalı vatandaşlar için daha fazla istihdam alanı açmak olduğunu belirtiyor. Trump Amerikalı sanayi sektörleri ve fabrikalarının Amerika dışına taşınarak giderlerini düşürmeye çalışmasını da eleştiriyor ve bu sermayelerin Amerika’ya geri dönmesi ve iş fırsatlarını arttırması gerektiğini savunuyor. Trump ayrıca Amerika’nın başka ülkelerle şimdiye kadar imzaladığı tüm ticari anlaşmaların yeniden gözden geçirilmesini istiyor.
Ancak Trump’ın bu eğilimi G-20’nin Çin, Almanya, Japonya ve Güney Kore gibi ihracatçı üyelerini derinden kaygılandırıyor. Çünkü Amerika ithal ürünlere uyguladığı tarifeleri ve vergileri attırdığı takdirde bu ülkelerin Amerika’ya ihraç ettiği ürünlerin maliyeti önemli oranda artacak ve böylece Amerikan piyasalarında bu ülkede üretilen ürünlerle rekabet gücünü büyük ölçüde kaybedecektir.
İşte bu yüzden G-20’nin ister liderler zirvesi ister maliye bakanlarının zirvesi olsun, tüm oturumlarında Amerika’nın ticari politikalarını yeniden gözden geçirmesi gerektiğine vurgu yapılıyor.
Gerçi Amerika Başkanı Donald Trump destekçilik politikasını izlemekten amacı sadece Amerika’ya ihracatı azaltmak olmadığını ve bunun yanında Amerikalı yatırımcıları ve girişimcileri Amerika içinde yatırım yapmaya ve sanayi tesisleri kurmaya teşvik etmek istediğini belirtiyor. Fakat buna rağmen Trump’ın dünyanın en büyük ekonomisi olarak sadece yerli sanayi sektörüne destek vermesi dünya ekonomisini olumsuz yönde etkileyeceği kesindir.
Bu arada G-20 zirvesinde 19 üyenin serbest ticarete destek meselesinde kesin tavır koyması yüzünden Amerika sonuç bildirisinde yer alan bu desteği kabul etmek zorunda kaldı. Ancak buna karşın Donald Trump sadece bu konuya karşı çıkmaya devam etmekle kalmayacağı ve hatta destekçilik politikasına daha geniş çapta destek vermek için yeni kararlar alacağı ve aynı zamanda başka ülkeler ve bölgelerle ticari anlaşmalarını yeniden gözden geçireceğine kesin gözü ile bakılıyor.
Rusya dış politika ve savunma konseyi Başkanı Feodor lukianov’a göre Donald Trump için en önemli mesele, küresel ticarette başarılı olmak ve Amerikan ekonomisini istikrara kavuşturmaktır. Ancak eğer Trump bunu başka ülkelerin ve hatta Avrupalı ortaklarının çıkarlarını çiğneme bahasına yapmak ve destekçilik politikasını sürdürecek olursa, Amerika ve Trump’ın dünyada daha fazla inzivasına yol açacağı da kesindir.
Amerikalı uzman Kith Priston, Donald Trump’ın serbest ticaret, iklim değişikliği ve diğer uluslararası meselelere yönelik politikaları Amerika’nın kendi müttefikleri arasında daha çok inzivaya itilmesine yol açacağını belirtiyor. Priston Hamburg’da düzenlenen G-20 liderler zirvesinde Atlas okyanusunun iki kıyısı arasında ticari savaşla ilgili sert tartışmalar sırf Trump ve ABD yönetiminin eğiliminde yaşanan değişikliğin doğurduğu gerginlikten kaynaklandığını vurguluyor.
Her halükarda gözlemciler Almanya’nın Hamburg kentinde düzenlenen G-20 liderler zirvesi bir kez daha Amerika’nın bu tür politikaları ile dünya liderliği iddiasında bulunamayacağını ortaya koyduğunun altını çiziyor.