18 Temmuz; Nelson Mandela günü
BM 18 Temmuz gününü Nelson Mandela olarak adlandırmıştır.
Tarih yazan ve büyük olaylara imzalarını atan büyük insanları anmak amacı ile yıllık takvimde bazı günler, o insanların adı ile isimlendirilmiştir. Bu isimlerden bazıları insanlar için adeta ilham kaynağı sayılırlar. Nelson Mandela günü de işte bugünlerden biridir. Kasım 2009 tarihinde BM, 18 temmuz gününü, barış kültürünü yayma bağlamındaki hizmetlerini takdir etmek amacı ile, G. Afrika eski cumhurbaşkanı ve Nobel barış ödülü sahibi Nelson Mandela günü olarak adlandırmıştır. Nelson Mandela, sadece G. Afrika değil, tüm dünyada ırkçılık ve apartheid ile mücadele kahramanıdır. O ırkçılık ve ırk ayırımı ile mücadelede en yüce değerler ve insani kerametlerin kahramanıdır.
Nelson Mandela dünyada şiddete başvurmadan mücadelenin sembolü, farklılıklar ve benzerliklerin yanı başında insani değerlere ulaşmak için barışın sembolüdür. 27 yılını hapiste geçiren Mandela, büyük bir özgürlük savaşçısı olarak hapisten kurtulduğunda kendisini hapse atan ve işkence edenleri cezalandırmadı. Nelson Mandela özgürlüğüne kavuşmanın hemen ardından kendisini destekleyenlere hitaben yaptığı konuşmada “ tüfekleriniz ve kamalarınızı denize atın” dedi. Mandela bir diğer tarihi sözünde şöyle dedi: Özgürlük, prangaları kırmakta özetlenmiyor, özgürlüğün, başkalarının özgürlüğüne saygıya ihtiyacı var.
Mandela bu insani ahlakla, G. Afrika’da iç savaşı engelleyebildi. Hapisten çıktıktan 4 yıl sonra ülkesinin ilk siyahi cumhurbaşkanı olarak seçilen Mandela, G. Afrika’da milli barış sürecini, siyasetinin ekseni olarak seçti. Irk ayırımı ile mücadele kahramanı, siyah derililerin itibarını onlara tekrar kazandırdı ve beyazlara da endişelenmeleri için bir sebep olmadığı garantisi verdi. Nobel barış ödülü sahibi başpiskopos Desmond Tutu şöyle diyor: Mandela 1994 yılında iktidar oldu fakat ruhunda dalga dalga var olan af ve merhamet, günün birinde ona zulmedenleri cezalandırmasına izin vermedi.
Nelson Mandela 18 temmuz 1918 tarihinde Kip eyaletinde küçük bir köyde doğdu. Babasının itibarı nedeni ile okul ve üniversiteye gitme fırsatı buldu. Mandela gençlik çağından itibaren ırk ayrımı ve ırkçılıkla mücadele düşüncesindeydi, zira azınlık beyazların çoğunluk siyahilere bir değer vermediği, hatta köpeklerine siyahilere tanıdığı haktan daha fazlasını tanıdığı bir ülkede ve toplumda yaşıyordu.
Mandela 1961 yılında Afrika Ulusal Kongresi'nin askeri kanadı komutanı oldu. Bir yıl sonra Cezayir ve Etyopya’da askeri eğitim gördü ve bir yıl gizli mücadele ardından tutuklandı, 1964 yılında müebbet hapse mahkum oldu. Mandela mahkemede savunmasında şöyle dedi: Hayatım boyunca kendimi Afrika halkına vakfettim. Beyazların siyahilere sultası ile mücadele ettim. Özgür ve demokratik bir toplumda herkesin dengeli ve eşit fırsatlarla yaşayabilecek bir toplum hedefindeyim. Bu, onunla yaşadığım ve ulaşabilmeyi hedeflediğim ülkümdür. Eğer gerekirse bu ülkü uğrunda ölmeye bile hazırım.
Hapis döneminin 18 yılını Roben adasında geçiren Nelson Mandela 1982 yılında Cape Town’da Bulzmour hapishanesine intikal ettirildi. Daha sonra Barrel kentinde Victor Feisterer hapishanesinde çok zor şartlarda tutuldu, öyle ki her 6 ayda bir kez ailesinden bir mektup alma hakkı vardı. 27 yıl hapis cezasında sadece 3 kez eşi Winnie ile görüşebildi.
Irk ayırımı ile mücadele kahramanı hapis cezasını, zorluklara dayanma ve kendini yetiştirme fırsatına çevirdi. Bu mücadelede kimseye kin duymayacak erdemlik seviyesine ulaştı. Hatta 27 yıl hapis cezasında ona en kötü ve insanlık dışı davranışlarda bulunanlara bile kin tutmadı. Onun en bilinen cümlesi “Affederim fakat unutmam - forgive but don't forget”, dünya siyaset edebiyatında bir atasözüne dönüştü; Mandela bu sözü, ırk ayrımının en büyük destekçisi Britanya’nın Buckingham Sarayı’nda söyledi.
Mandela veya dostlarının hitap ettiği gibi Madiba, her şeyden ziyade, iki özelliği ile tanınırdı.
Her şeyden önce 18 yılı bir yerde olmak üzere 27 yıl hapis yatmasıdır. Mandela hapisteydi fakat ruhu her türlü kin ve nefretten arınmıştı. Amacı, ırklar ve kavimler arasında her türlü ayrım ve eşitsizlikten arınmış bir ülke oluşturmaktı.
Onun ikinci bariz özelliği ise en sevildiği dönemde gönüllü olarak iktidardan çekilmekti. Mandela 1999 yılında 50 yıl mücadele ve 5 yıl cumhurbaşkanlığı ardından gönüllü olarak iktidardan çekildi ve ikinci kez cumhurbaşkanı adayı olmadı.
1990 yılında hapisten kurtulan Nelson Mandela 4 yıl boyunca G.Afrika’nın ilk siyahi cumhurbaşkanı olarak görev yaptı. İktidarın zirvesinde iken çekilmek, onun ister hapiste, ister iktidarda, insani değerlere ne kadar bağlı olduğunu gösterdi; 50 yıl boyunca uğrunda mücadele ettiği, 27 yıl hapiste olduğu ülküler ve yargı değerleri.
İşte onun bu ahlaki ve insani değerleri, Mandela’nın hayatının sonuna kadar sevilen bir lider, yılmaz ve özgürlükçü bir isim olarak tarihe geçmesini sağladı. 2013 yılında 95 yaşında hayata veda ederken, dünyanın dört bir yanından yetkililer ve tanınmış uluslararası şahsiyetler, cenaze törenine katıldılar. Nelson Mandela’nın en büyük öğretisi, insan severlik, özgürlük ülküleri ve değerlerine ulaşmak için mertlik ilkelerine uymaktır.
Nelson Mandela’nın hapisten kurtulması ardından, G.Afrika’da ırkçılık ve ırk ayırımına en fazla destek veren yönetimler, onun popülaritesini en fazla suiistimal ederek propaganda faaliyetlerine yönelen ülkeler olmasıdır. Nitekim başta İngiltere, Amerika ve Siyonist rejim gibi sömürgeci ve ırkçı rejimler onun şöhretini ve halk desteğini kullanmaya çalıştılar.
İnsan haklarını savunduklarını iddia eden batılı yönetimler insani ve ahlaki öğretileri, en fazla siyasi ve propaganda amaçlı kullanan yönetimlerdir. Batılı ülkeler G. Afrika’da apartheid rejimini en fazla destekleyen yönetimlerdi.
Soğuk savaş döneminde G. Afrika, batı bloğu ülkeleri arasında yer aldı. Batılılar, G.Afrika’da beyazlar rejiminin izlediği siyasetler ve ırkçı eylemlerine karşı dünya kamuoyunun baskıları sonucu BM’de bu ülkeye karşı alınan yaptırım kararlarını kabul eden en son ülkelerdi. Üstelik Apartheid rejiminin Güney Afrika’da devrilmesi ardından, on yıllarca bu ülkede ırkçı rejime verdikleri geniş kapsamlı tüm desteklerin unutulması için Nelson Mandela’nın şahsiyeti ve mücadele sürecini kullandılar. Onlar bu yönde Mandela ile resim çektirmekten bile kaçınmazken, G. Afrika’da Apartheid rejime verdikleri destek siyasetinden dolayı asla özür bile dilemediler.
BM tarafından Nelson Mandela günü olarak belirlenen 18 Temmuz gününde, dünyadaki tüm özgürlükçü insanlarla birlikte bu büyük ve yılmaz savaşçıyı saygı ile anıyoruz./