ABD’de liberal seryame krizi
https://parstoday.ir/tr/news/world-i85489-abd’de_liberal_seryame_krizi
Yüzde 99’un yüzde bire karşı itirazı, ABD ekonomisinin atan damarı Wall Street hareketinden 4 yıl sonra, liberal sermaye düzeni sermaye ve servet üretmek üzere en yeni düşüncelerini hayata geçirdiği yer, Newyork kentinin en pahalı noktası. Wall Street.
(last modified 2022-10-07T13:02:52+00:00 )
Eylül 28, 2017 14:18 Europe/Istanbul
  • ABD’de liberal seryame krizi

Yüzde 99’un yüzde bire karşı itirazı, ABD ekonomisinin atan damarı Wall Street hareketinden 4 yıl sonra, liberal sermaye düzeni sermaye ve servet üretmek üzere en yeni düşüncelerini hayata geçirdiği yer, Newyork kentinin en pahalı noktası. Wall Street.

Dünyanın mali işlem ve alış veriş bakımından en büyük borsası olan Newyork borsasının binası Wall Street’te bulunuyor. Yine Amerika’nın Newyork borsası NYSE, Nasdaq borsası, Amerika borsası AMEX, Newyork ticari borsası NYMEX, Newyork ticaret masası NYBOT gibi en önemli iktisadi merkezleri de bu semtte yer alıyor.

Ancak hş. 1390 yılında Wall Street büyük bir protesto eylemine sahne oldu.

O gün binlerce Amerikalı caddede çadır kurmuş ve buradan ayrılmak istemiyordu. Gerçekte Amerika’da ekonomik kriz ilk kez halk kitlelerini sermaye çevreleri aleyhinde isyan ettirmişti. İlkin bu hareketin bir günde sona ereceği düşünülmüştü. Ancak burada ciddi bir hareket şekillenmekteydi. Nitekim polis gücünün şiddete başvurması da halkı dağıtmaya yetmedi.

Halk, biz buradan gitmeyeceğiz, polisin şiddetine karşı teslim olmayacağız, diyordu. Amerika’da şekillenen ve dünyanın bir çok ülkesinde olumlu karşılanan söz konusu halk hareketinin kökleri sermaye ekonomisine dayanıyordu.

 

Uluslararası meseleler uzman Peter Salivan şöyle diyor:

Sermaye ekonomisinde krizin başlama noktası, son yıllarda ve tam olarak 2008 yılında Amerika’da iktisadi krizin şiddetlenmesidir. Bu kriz Amerika’da konut piyasasının durgunluğa girmesi, Amerikan mali piyasalarının şiddetle gerilemesi ve doların %30 ila %35 değer kaybı ile başladı ve Avrupa ekonomisi, Doğu Asya ekonomisi, latin Amerika ve Fars körfezi kıyılarında yer alan Arap ülkelerinin ekonomisini şiddetle etkileyerek küresel boyut kazandı. Ancak işin dış yüzü başka türlü gözüküyor. Amerika’nın yüzü daha da güzelleşti ve medya Amerika daha da zenginleşti demeye başladı. Fakat gerçekte halkın cebine giren para yoktu.

 

Gazeteci yazar Richard Harison şöyle diyor: çeşitli araştırmalar Amerika’da son onyıllarda  artarak elde edilen gelirlerin büyük bir bölümü sadece zengin kesimin cebine girdiğini gösteriyor. ABD kongresi bütçe bürosunun Ekim 2011 tarihinde yayımladığı raporunda belirtildiği üzere 1979 ila 2007 yılları arasında toplumun %1’lik kesiminin geliri yüzde 275 artış kaydetti, oysa toplumun %60’lık orta kesiminin gelirinin artışı %40’tan daha az olmuştur. Amerika’da krizin köklerini anlamak pek de zor değil. Bunun için ülke ekonomisinin yönetim biçimine bakmak yeterlidir.

 

Bu konuda uluslararası ekonomi uzmanı Dr. Şah Veysi şöyle diyor:

Hş. 27 şehriver 1390 tarihinde yaşanan olay dünyada bir sloganla tanındı: %1’in %99’a karşı kıyamı. Kısa bir sürede sanal ortamda bir çok poster, slogan ve fotoğraf yayımlandı ki hepsi Amerika’nın yüzde birlik toplumunu hedef alıyordu. Amerika halkı kaygılıydı ve Wall Street hareketi bu kaygıyı göstermenin fırsatıydı.

 

Masachuset üniversitesi ekonomi hocası Franklin Fisher ise şöyle diyor:

Amerika’da halkı bir araya getiren en önemli etken, onların iki konuya karşı artan hisleri ve inançlarıdır. İlkin Amerikan ekonomisinin şartları halkı sadece kendileri değil, çocukları da gelecekte uygun yaşam şartlarından yararlanamayacakları inancına yöneltti. İkincisi de protestocular Amerika’da gelir ve servetin dağılımındaki eşitsizlikten öfkeliydi ve hepsi Amerikan ekonomisi işin sonunda asla adalete kavuşmayacağını düşünüyordu. Bu hadisenin analizi yavaş yavaş genişlemeye başladı ve Amerika ekonomisinin yönetimine karşı eleştiriler devam etti ve liberal sermaye tezlerine kadar yayıldı. Serbest piyasa ekonomisinin refah yaratmakta yetersizliği ve rantı sadece yüzde birlik kesimin cebine girmesine sebebiyet veren düzensizlik ile ilgili tartışmalar yükseldi.

 

İngiltere’de yayımlanan The Guardian gazetesinden John Farion şöyle diyor:

Eğer Karl Marx yaşıyor olsaydı bugün sermaye düzeninde yaşanan kargaşadan büyük zevk duyardı, diye bilirim. Zira dünyanın mali düzenini saran krizde bazı tezlerinin doğru çıktığını görmüş olurdu. İpini koparmış bir sermaye düzeni, bizim de şahit olduğumuz gibi sonunda kendini de yutacaktır. 1857, 1870, 1907 yılları ve 1920’li, 1930’lu, 1970’li ve 1990’lı yıllar ve 21. Yüzyılın ilk onyılında yaşanan büyük sermaye krizleri, kapitalizmin çelişkili mahiyeti itibarı ile her zaman kriz yarattığını ortaya koydu. Barack Obama yönetimi bu hareketi sakinleştirmeye çalıştı. Onlar halkı ikna etmek için Obama’nın sağlık sigortasını başlattı. Yani büyük bir acı için geçici ağrı kesici gibi.

 

 

Uluslararası ekonomi hocası Dr. Şukuh ise Amerika yönetiminin bu krizi yönetme çabasını ve bankaları kontrol etmesini şöyle değerlendiriyor:

Bu çözüm yolu gerçi nisbi hoşnutluğa vesile oldu, ancak kriz hala devam ediyor. Bir çokları kısa vadeli çözüm yolları sadece sınıfların arasındaki uçurumu derinleştirdiğini belirtiyor.

 

Amerika’da yayımlanan Nation dergisi ise bu konuda yayımladığı geniş bir raporda şöyle diyor: Verilerin analizi, Amerika’da gelirlerin arasındaki uçurumun son bir asrın en yüksek seviyesine ulaştığını gösteriyor. 2012 yılında Amerikalıların %1 kadarı Amerikalı ailelerin gelirinin %19.3’ünün gelirini kendilerine ayırdı. 2011 yılından sonra sosyal eşitsizlik ve sınıflar arasındaki uçurum ve mağduriyet durumları daha da beter olduğundan krizin yeniden tırmanmasına şahit olmalıyız. Protestocular Wall Street hareketinin ruhu hala yaşadığını ve sadece ilk doğduğu yerde odaklanmadığını belirtiyor.

 

Amerikalı ünlü düşünür Noam Chamsky “işgal edin” adlı bir kitap yazarak Wall Street hareketinin Amerikan halkı için müspet tesirlerinden söz etti. Chamsky kitabında şu ifadelere yer verdi:

İşgal hareketinin gerçek getirilerinden biri, mevcut şartları benimsememenin gerçek araç gereçlerini yaygınlaştırmaktı. Bu harekete katılan halk kendileri için bu harekete katılmış değiller. Onlar başkaları için, daha açık bir toplum için ve gelecek kuşaklar için ve sonuçta mevcut durumu değiştirmek için bu harekete katıldılar. Dolaysıyla toplumun çoğunluğunun talepleri yerine getirilmediği müddetçe mevcut durumu sorgulama potansiyeli var olacaktır. Görünen o ki liberal demokrasi nihayetinde bu krizi çözebilir.

 

Peki, Batı hangi yöne doğru ilerleyecektir? Bu, liberal demokrasi düzenin muhalifleri ve muvafıkları kendilerinden sordukları sorudur. Aslında bu soru Wall Street hareketi başlamadan önce pek de kolay bir soru değildi.

Uluslararası ekonomi meseleleri uzman Dr. Şah Veysi ideoloji krizi sermaye düzenini hedef aldığını belirterek şöyle diyor:

Bu kriz kapitalizmi sorguladı. Halk için refah getirmesi gereken servet çok az sayıda bir kesimi büyük bir kitleye musallat etti ve ekonomi sonuçta krize sürüklendi.

Yüzde birlik ekonomi yüzde 99’a karşı gerçi tamamen zalimane gibi duruyordu, fakat halk kitlelerinin tümü bu durumdan haberdar değildi ve güncel yaşam uğraşları onları sermaye düzeninin sırlarından uzak tutuyordu.  Ancak yüzde bir sadece ekonomi ile de yetinmiyordu. Onlar her şeyi ele geçirdi.

 

Uluslararası ekonomi işleri uzmanı Susan Şali şöyle diyor:

Sermaye düzeninde yaşanan hususlar iktisadi bir itirazın çok ötesinde bir şeydir. Her şey bir avuç sermaye adamının elindedir. Onlar tüm şirketlerin sahibidir, medya ve politikacıları da onlar satranç taşları gibi dizer. Bu gizli saklı bir konu değil ve halk kaderleri bir avuç insanın elinde olduğunu bilir ve tabi bu adaletsizlik iktisadi ilmi olarak gösterilmeye çalışılır. Liberal sermaye düzeni bocalamaktadır ve kendini bu ideolojik krizden kurtarmaya çalışmaktadır. Bir zamanlar güvenlik ve huzur iktisadi büyümenin olmazsa olmazıydı, ancak şimdi güvenlik ve huzur bahanesi ile yüzde birlik zengin kesim halka karşı çıkmaktadır. Ekonomik kriz sosyal krize dönüşmüş ve sermaye düzeni onu yok etmek istemektedir.

 

Uluslararası ekonomi hocası Dr. Şukuh şöyle diyor: küçük devlet ve büyük özel firmalar, sermaye düzeninin tek ülküsüydü ve beşeriyet tarihinin sonu telakki ediliyordu. Gerçi kapitalizm, marksizm gibi rakiplerini devre dışı bırakmayı başardı, ama şimdi güya kendi boğazını sıkmak zorunda kaldı. Gerçi şimdi Wall Street dört yıl sonra sokaklarda yok gibi, ama bence daha iyi bir yere gitti ve bu yer Amerikan halkının fikri ve zihnidir ve kesinlikle bir gün daha yeniden tırmanacaktır.