Dünya kemik erimesi günü
https://parstoday.ir/tr/news/world-i87771-dünya_kemik_erimesi_günü
Dünyada her yıl 20 Ekim günü dünya kemik erimesi günü olarak anılıyor.
(last modified 2022-10-07T13:02:52+00:00 )
Ekim 20, 2017 04:22 Europe/Istanbul
  • Dünya kemik erimesi günü

Dünyada her yıl 20 Ekim günü dünya kemik erimesi günü olarak anılıyor.

Aslında dünya kemik erimesi günü düşüncesi ilk kez 1997 yılında İngiltere’nin kemik erimesi milli derneğinin düzenlediği bir kampanya ile gündeme geldi ve Avrupa komisyonu da bu kampanyaya destek vererek 20 ekim gününü dünya kemik erimesi günü olarak adlandırdı. Bu adlandırmanın amacı dünya halkını kemik erimesi hastalığı ve nasıl önlendiği, nasıl teşhis edildiği ve nasıl tedavi edildiği hakkında bilgilendirmektir.

 

 

Osteoporoz veya kemik erimesi kemik metabolizmasındaki bir bozukluk sonucunda kemikteki protein örgüsünün seyrelmesiyle iskelette ortaya çıkan ve kemiklerin çok kolay kırılabilmesine sebep olan bir hastalıktır.

Kemiğin birim hacimdeki mineral yoğunluğu azalmıştır. Bu nedenle kemikler daha kolay kırılır hale gelir. En çok omurlarda, kalça ve bilek kemiklerinde görülse de vücuttaki bütün kemikler bu durumdan etkilenir. Her iki cinste de görülebilmekle beraber hastaların %80'i kadındır.

Dünyada her yıl yaklaşık insanların ömründen 5 milyon 800 bin yıl kemik erimesi hastalığı yüzünden kaybolup gidiyor. Kemiklerin kırılmasına neden olan bu hastalıkta dünyada her üç saniyede bir kemik kırılıyor.

 

Kemik erimesi, “kemiklerin gözenekli hale gelmesi” şeklinde de ifade edilebilir. Kemiklerimizin en güçlü olduğu dönem 30 yaş civarındadır, daha sonra yoğunluklarını kaybetmeye başlarlar. 50 yaş ve üzerindeki kadınların yarısı yaşam süreleri içerisinde kemik erimesi ile ilişkili bir kırık yaşayacaktır.

Kemiklerinizin eridiğini fark etmeyebilirsiniz, bir kırıkla karşılaştığınızda ya da vücudunuzun duruşunda belirgin bir değişiklik olduğunda ortaya çıkabilir. Omurlardaki değişimlerin neden olduğu sırt ağrısı kemik erimesinin ilk işareti olabilir.

Kemik erimesi her yıl 1,5 milyon kırığa neden olmaktadır. Omur basısına bağlı kırıklar en sık rastlanan tipidir. Omurlarda oluşan çok küçük kırıklar sonucunda omurda çökme olabilir, bu nedenle omurganın biçimi değişebilir. Kalça kırıkları uzun süren hareket sorunlarına neden olup, ölüm riskini artırabilir. Kemik erimesi olanlarda el bileği kemikleri, leğen kemiği ve diğer kemiklerde de kırıklara sık rastlanır.

 

Kemik dokusu özellikle kadınlarda 35 yaşından sonra zayıflamaya başlar. Herkeste farklı boyutta gelişen bu zayıflama belli bir seviyeye geldiğinde kemik erimesi medyana gelir. Kadınlarda kemik erimesi erkeklere oranla 4 kat daha fazla yaşanır. Bunun en önemli nedeni ise menopozla birlikte düşen östrojen seviyesidir. Araştırmalar ayrıca kadınlarda kemik erimesi yüzünden ölüm oranı rahim kanserine nazaran dört kat fazla olduğunu gösteriyor. Yine kadınlara özel hormon sayısının azalması ve üç yıldan daha az aralıklarla çok sayıda doğum yapmak da kadınlarda kemik erimesi hastalığına yol açan etkendir. Veriler 50 yaşın üzerindeki kadınların %40 kadarı ve erkeklerin %14’ü vefat etmeden önce kemik erimesi hastalığından dolayı kemik kırılması gibi acı bir tecrübe ile karşılaştıklarını gösteriyor. Uzmanlar bu verilerin yaşam umudunun artması yüzünden önümüzdeki 50 yılda iki kata çıkabileceğini ifade ediyor.

Yine 65 yaşına gelen kadınların arasında kemik erimesi hastalığına yakalanma oranı %39 ve 80 yaşa gelindiğinde %70 olduğu belirtiliyor.

 

 

Biraz önce de belirtildiği üzere Kadınlarda kemik erimesi erkeklere oranla 4 kat daha fazla yaşanır, zira kadınlar erkeklere nazaran daha zayıf kemik dokusuna sahiptir. Bunun bir başka önemli nedeni ise menopozla birlikte düşen östrojen seviyesidir.

Kemik erimesi genelde iki grupta sınıflandırılır ve birincil ve ikincil kemik erimesi olarak adlandırılır. Birincil kemik erimesi menopoz ve yaşlanmaktan sonra görülen türüdür ve 55 ile 70 yaş arasında ortaya çıkar. Birincil kemik erimesinin ortaya çıkmasında yaş, östrojen seviyesinin düşmesi, genetik ve uygunsuz beslenme gibi etkenler etkilidir.

 

Sigara kullanma, hareketsiz bir yaşam tarzı, kalsiyum ve D vitamini yönünden zayıf gıdalarla beslenme birincil kemik erimesi riskini artırır. Alkol tüketiminin fazla olması kemik kaybı ile bağlantılıdır, kırık riski artar.

Ancak ikincil kemik erimesi hastalığının başlıca nedeni çeşitli hastalıklardır. Ailede kemik erimesi mazisi, tiroid ve paratiroid hastalıkları, böbreklerde kronik yetmezlik, karaciğerde kronik hastalıklar. Diyabet tip 1, zihinsel iştahsızlık, uzun süre ilaç tüketmek, bayanlarda aşırı spor yapmak gibi hastalıklar ve durumlar ikincil kemik erimesine yol açabilir. İkincil kemik erimesi her yaşta yaşanabilir.

 

Bu arada kemik erimesi hastalığının bir kaç etkenli hastalık olduğu ve tedavisinin de çeşitli olduğu ve salgı bezi, romatoloji, beslenme, rehabilitasyon, ortopedi ve psikoloji uzmanlarının işbirliğini gerektiren bir süreçtir.

Kemik erimesi hastalığı genellikle tesadüfen ve röntgen çekimleriyle ortaya çıkar. Bir çok durumda da kemik erimesinin tek belirtisi uzun süre ayakta durduktan sonra hissedilen ve biraz dinlendikten sonra geçen sırt ağrısıdır. Ama bazen de kemik erimesinin hiç bir belirtisi yoktur ve ancak kemik kırılması yaşanınca anlaşılır.

Kemiklerin sağlamlığını anlamak için tek yol sürekli dansiyometri testini yaptırmaktır. Bu test elin bileği veya omurga kemikleri üzerinde yapılabilir ve her ikisinin teşhis değeri birdir. Bu test röntgen çekiminden daha kesin sonuç verir. Buna göre de bu testin her 5 yılda bir ve riski yüksek olan insanlarda her iki yılda bir yapılmalıdır.

 

Kemik erimesi hastalığından korunmak için alınacak önlemler aynı zamanda tedavide de etkili yöntemlerdir. Bunların arasında östrojen ve kalsiyum alımı başta gelir. Kalsiyum kemiklerin temel unsurudur ve her insan günlük yemeklerinde 1000 ila 1200 miligram kalsiyum alması gerekir. Gerçi bu rakam hamile kadınlarda, emziren kadınlarda, menopoz evresinde olan yaşlı kadınlarda ve çocuklarda daha yüksektir ve 1500 ila 2000 miligram kadar olmalıdır. Süt, yoğurt, tereyağ ve peynir gibi süt ürünleri kalsiyum zengini gıda maddeleridir. Yine havuç, üzüm, dut, zeytin, ıspanak, kereviz, kuru üzüm, badem, fıstık, ceviz, baklagiller, balık ve deniz ürünleri gibi besin maddeleri de kalsiyum deposudur.

Ayrıca beslenmeye dikkat edilmelidir. Hareketsiz ve sporsuz bir yaşam kemik erimesini arttırır. Yürümek, hafif spor yapmak kemik erimesini önlemek için faydalıdır. Çünkü kas gücümüz ve hareket kabiliyetimiz korunur. Böylece vücut dengesi korunmuş olur.

 

Kemik erimesi hastalığının tedavisi için bir kaç yöntemden söz edilir. Tedavi yöntemlerinden biri, Kemiği güçlendiren ilaçların tüketilmesidir.
Eğer kemik erimeniz varsa, kullanmanız için bifosfonat grubu bir ilaç reçete edilebilir. Bifosfonatlar kemik kaybını ve kırık riskini azaltıp, kemik yoğunluğunun bir ölçüde artırılmasını sağlayabilir. Ağızdan alınan formları mide ve barsak sorunlarına yol açabilir; yemek borusunda ülser görülebilir, asite bağlı reflü ve bulantı olabilir. Enjekte edilen bifosfonatlar, yılda 1-4 kez uygulanır, grip benzeri belirtilere yol açabilir. Bifosfonatlar çene kemiği hasarına neden olabilir.

 

 

Kemik erimesi hastalığının tedavisi için bir başka yöntem yine Hormon içeren ilaçlarin tüketilmesidir.
Eskiden menopoz ile ilgili belirtileri ortadan kaldırmak için kullanılan hormon tedavisi, kemik erimesi tedavisi için de bir seçenek oluşturmaktaydı ancak bu tedavi kanser, kan pıhtılaşması, kalp hastalığı ve inme gibi riskleri nedeniyle, diğer kemik erimesi ilaçlarına göre daha sınırlı kullanılmaktadır. Kemikte östrojene benzer şekilde güçlendirici bir etki yapan ve hormon olmayan bir ilaç olan raloksifen kanser riski yaratmaz ancak damar içinde pıhtılaşma ve sıcak basması gibi yan etkilere yol açabilir. Sentetik bir paratiroid hormonu olan teriparatid, günlük enjeksiyonlar ile uygulanır, yeni kemik oluşumunu sağlar. Bacakta kramplar ve sersemlik gibi yan etkiler görülebilir, yalnızca iki yıl kullanılabilir.

 

Kemik erimesi hastalığının tedavisi için biyolojik ilaç seçeneğinden de söz edilir. Denosumab laboratuvarda üretilen bir antikordur, kemiğin yıkımını yavaşlatır. Yılda iki kez yapılan enjeksiyon ile uygulanır. Menopoz sonrası dönemde bulunan, diğer kemik erimesi ilaçlarını kullanamayan ya da bu ilaçlardan fayda görmeyen kadınlarda kullanılır. Sırt, kas ve kemik ağrıları, mikrobik hastalık riskinin artışı ve kalsiyum düzeylerinde düşme gibi yan etkiler gözlenebilir.

 

 

Her halükarda kemik erimesi hastalığının önemi ve özellikle yaşlı insanların yaşam kalitesini yükseltme açısından bu hastalığın önlenmesi gerekli bir zaruret olduğundan, hükümetlerin uygun politikalar geliştirerek toplumun yaşam tarzı, beslenme tarzı ve spor faaliyetleri gibi konularda genel bilgilerini attırması ve toplumun tüm bireyleri için de uygun imkanları karşılamaları gerekir. Kuşkusuz bu sessiz hastalığın önlenmesi için yapılacak bu tür harcamalar sağlıklı bir kuşak yetiştirmek için tedavi yolunda harcanacak başdöndüren harcamalardan kat kat daha az olacağı kesindir.