Haziran 16, 2018 19:31 Europe/Istanbul

İslam Peygamberi –s– şöyle buyurur: Allah teala mübarek Ramazan ayının her gecesinde üç kez şu cümleleri tekrar buyurur: Acaba bir talep eden var mıdır ki ben ona talebini vereyim? Acaba tevbe eden kimse var mıdır ki ben tevbesini kabul edeyim? Acaba benden mağfiret talep eden var mıdır ki ben onu bağışlayayım?

Evet değerli dostlar, mübarek Ramazan ayını idrak ediyoruz. İslam Peygamberi –s– bu ayın tevbe ve af dileme ayı olarak adlandırmış ve şöyle buyurmuştur: Ramazan ayı, Allah’ın ayı ve mağfiret ayıdır. Ramazan ayı, günahların bağışlandığı ve ilahi azaptan kurtuluş ayıdır. Ramazan ayı, pişmanlık duyma ayı, Allah’a geri dönüş ayıdır. Bu ayda bağışlanmayan kul, hangi ayda bağışlanabilir ki?!

 

Ramazan ayı, tevbe ve Allah tealaya geri dönüş ayıdır. Yaşamında hata işleyen veya helak olmak ve hüsrana uğramaktan başka sonucu olmayan yanlış yolu seçin insanlar için mübarek Ramazan ayı tevbe etmeleri için en iyi fırsattır. Zira bu mübarek ayın bereketi ile oruçlu insanların içinde ruhi bir inkılap ve büyük bir değişim gerçekleşir ve iyi amellerde bulunma fırsatını yakalamış olur. Bu iyi ameller kötülükleri temizler ve günahın sonucu olan ilahi azabı onlardan uzaklaştırır. Böylece oruç tutan insan karanlıktan takva nuruna, ahlaki fazilet nuruna, tevbe nuruna ve Allah’a geri dönüş nuruna yönelmiş olur.

 

Tevbe, geri dönüş demektir. Geri dönüşün fiziki açıdan manası açıktır. Yani insanın gittiği bir yoldan geri dönmesidir. Tevbe kalbi ve manevi durumlarda ise başka bir özel anlamı vardır ve günahı terketmek, Allah tealaya dönmek ve O’nun katından özür dilemektir.

 

Bu konuyu daha iyi anlayabilmek için diyelim ki yaşadığınız kentten kuzeyde bir başka kente doğru gitmek istiyorsunuz, fakat 50 km yol katettikten sonra birden yanlışlıkla güneye doğru bir başka yolda ilerlemekte olduğunuzu fark ediyorsunuz, yani tam tersi istikamette. Kuşkusuz hemen frene basarsınız. Peki ama, acaba 50 km yanlış gittiğiniz yol telafi olur mu? Kuşkusuz bu sorunun cevabı hayırdır. Siz şimdi aracınızın direksiyonunu çevirmeli ve bu 50 km yolu geri dönmelisiniz. Bu geri dönüşe tevbe denir. Fren ise bilinen istiğfardır ki mübarek Ramazan ayında Allah katına pişmanlığınızı beyan eder ve özür dilersiniz ve böylece daha fazla hata yapmayı önlemiş olursunuz, gerçi sırf bu amelle her şeyin telafi edilemeyeceği bellidir. Asıl telafi tevbe etmekle mümkün olur. Yani üzerinize düşen görevlerinizin yerine getirmelisiniz, kılmadığınız namazlarını kılmalı, tutmadığınız oruçlarınız tutmalı ve yaptığınız gıybet ve attığınız iftiralar için helallik talep etmelisiniz. Dolaysıyla tevbe, insan ruhu ve nefsi bir süre birlikte olduğu kötü sıfatlarda içinde yaşadığı inkılapla uzaklaşması ve geri dönmesi demektir.

 

Tevbe nimeti ve tevbenin Allah teala tarafından kabul görme nimeti, ilahi geniş lütuf ve merhametin işaretidir. Nitekim İmam Seccad –s– da Mekarimul Ahlak duasında yüce Allah’a şöyle arzeder:

Ey yüce Rabbim, ben senin mağfiretine geldim ve senin af dergahına yöneldi ve senin bağışlamana talip oldum ve senin fazl ve rahmetine inanıyorum. Ey yüce Rabbim, ben, benim bağışlanmama vesile olacak bir şey getirmedim ve amellerimde onun için affedilmeyi hakedecek bir şey bulamıyorum ve ben kendi kendimi mahkum olarak gördükten sonra senin inayetin ve kereminden başka bir yol bulamıyorum.

 

İlahi nimet ve rahmetin mübarek Ramazan ayında en doruk noktası, Kadir gecelerinde olur. Yüce Allah’ın özel inayeti ve bu geceler için belirlenen tesirlerin veya içinde yaşanan hadiselerin yüzünden özel azameti ve önemi söz konusudur. Bu gecelerin azameti ve şerefi o kadar büyüktür ki yüce Allah Kadir suresinde şöyle buyuruyor: Sen kadir gecesi nedir, bilir misin? Allah teala ardından bu gecenin bin geceden daha üstün olduğunu buyuruyor ve bu gece baştan başa ve şafak sökünceye dek selametle dolu olduğunu vurguluyor.

 

Gerçekte yüce Allah kadir gecesine fazilet kazandırarak mümin insanların salih amellerini tamamlamak ve eksiklerini telafi etmek üzere bir fırsat sunuyor. Bu konuda İmam Bakır –s– şöyle buyuruyor:

Eğer Allah teala mümin kulların amellerini bir kaç kat arttırmazsa, kemale ermeleri olmaz. Kadir gecesinde mümin kulların iyi amelleri bir kaç kat daha fazla değer kazanır.

 

İnsanların kadir gecesinde saadete ermelerinin sırrı da şevkle ve kendi iradeleri ile yerine getirdikleri amelleridir.  Yüce Allah kadir gecesini meleklerin O’nun izni ile yeryüzüne indikleri mübarek bir gece olarak adlandırıyor. Kuşkusuz insanın pak ve her türlü kirlilikten arınmış kalbi meleklerin ineceği alan olabilir.

 

İmam Sadık’tan –s– sahabeleriden Ebu Basir’e şöyle buyurduğu rivayet edilir: Bu gecede gelecek bir yıla kadar tüm olaylar, ölümler ve yaşanacak gelişmeler belirlenir. O zaman kadir gecesinde namaz kıl ve geceleri uyanık geçir. Ebu Basir arzeder: eğer durarak namaz kılamazsam ne yapabilirim? İmam şöyle buyurur: oturarak kıl. Ebu Basir bu gecede ibadetin önemini daha iyi anlayabilmek için yeniden arzeder: eğer oturarak kılamazsam ne yapmalıyım? İmam şöyle buyurur: istediğin şekilde ibadet edebilirsin, zira göklerin kapıları açılmış ve şeytan zincirlenmiştir ve müminlerin amelleri kabul görür.

 

Kadir gecesi umut gecesidir. İnsanın önünde hiç bir umut kapısı olmazsa, çökme sürecine sürüklenir. Umut, yaşamı sürdürme sırrıdır ve insan ancak umut sayesinde ilerleme ve yücelmeye devam edebilir. Ömrünün bir bölümünün fırsatlarını heba eden insan pak olmanın duru pınarına ulaşmaktan umudunu kesmemelidir. Ramazan ayın bu açıdan büyük bir fırsat ve değerdir. Bu ay insanın yüzüne umut ve hayat nuru saçan pencereleri açar.

 

Kadir geceleri, Ramazan ayında açılan umut pencereleridir. Bu gecelerin değeri ve kıymeti hesaplara sığmaz. Kulların varlık aleminin yaratanı ile bağları bu ayın başında yeniden kurulur ve kadir gecelerinde doruk noktasına ulaşır. Bu değerli gecelerde insanla Allah arasında hiç bir aracı yoktur ve insanlar hiç bir engel bulunmaksızın ilahi nura maruz kalır. Kadir geceleri Allah tealaya dönüş geceleridir.

 

İslam Peygamberi’nin –s– şöyle buyurduğu rivayet edilir: Hz. Musa Allah’a arzetti: Ya Rabbim, ben sana yaklaşmak istiyorum. Nida geldi: bana kadir gecesi uyanık olan yaklaşabilir. Hz. Musa arzetti: Ya Rabbim, senin rahmetini istiyorum. Nida geldi: benim rahmetim kadir gecesinde fukaraya merhamet edenindir. Hz. Musa arzetti: Ya Rabbim, ben sırat köprüsünden geçmek istiyorum. Nida geldi: bu kadir gecesinde sadaka verenindir. Hz. Musa arzetti: Ya Rabbim, cennet ağaçlarından ve meyvelerinden istiyorum. Nida geldi: bunlar kadir gecesinde tesbih edenlerindir. Hz. Musa arzetti: Ya Rabbim, ben kurtuluş istiyorum. Nida geldi: ateşten kurtuluş mu? Hz. Musa evet diye arzetti. Nida geldi: Bu kadir gecesinde istiğfarda bulunanlarındır. Hz. Musa arzetti: Ya Rabbim, senin rızanı istiyorum. Nida geldi: benim rızam kadir gecesinde iki rekat namaz kılanındır.

 

Yaşamın geceleri ve gündüzlerinin devamında gelen kadir gecesi nefsimizi sorgulamak ve amellerimizin gözden geçirmek için uygun bir zaman olabilir. kuşkusuz bin aydan daha değerli olan bu gecene bu amelin bol bereketleri ve tesirleri vardır. Kadir gecesi ömrünün bir bölümünü geride bırakanlar için geleceklerini düşünmek ve nereden geldiklerini anlamaya çalışmak için bir mühlettir. Bu dünyada hedefleri nedir ve sonunda nereye gidecekler? Bunların düşünmek insanın kafasında bir kıvılcıma ve hakikat yolunun aydınlanmasına vesile olabilir. bu yüzden rivayetlerde bir saat düşünmenin değeri yetmiş yıl ibadetten daha üstün olduğu belirtilmiştir.

 

Kadir gecesinde ilahi rahmet pınarına ulaşmakla yaşamımıza yeni bir mana kazandırabilir, kalbimizi günah pasından silebilir ve hayır ve iyiliklerin gelişmesine zemin oluşturabiliriz.

Kadir gecesi gönülleri Allah’ı yad etmek ve vesveselerden ve kuşkulardan arındırmak için iyi bir fırsattır. Hz. Cebrail –s– kadir gecesi hakkında İslam Peygamberi’ne –s– şöyle arzeder: Ey Muhammed, kadir gecesi ibadet eden her kulu ibadetinin karşılığını bulur ve tevbe eden herkesin tevbesi kabul görür.

 

Evet, kadir gecesi bir ömür yanlış yola sapanlar için hatalarını telafi etme fırsatı ve Allah’a geri dönüş gecesidir. Nitekim İmam Sadık –s– şöyle buyurur: ne mutlu bu gecede ruku ve secde edenlere, onlar ki geçmişteki hatalarını düşünüp gözyaşı döker ve ben bu tür kulların hak teala katından geri çevrilmeyeceklerini umuyorum.