Davet - 20
Mübarek Ramazan ayı, ilahi ziyafet ayı, Kur'an'ı Kerim baharı, ruhun ve kalbin tezkiye ayıdır.
İmam Humeyni’nin -ks- rihlet yıldönümünü idrak ettiğimiz günlerde bulunduğumuz için bugünkü sohbetimizi İmam Humeyni -ks- açısından mübarek Ramazan ayının önemi ve o büyük insanın bu ayda yaşam tarzını gözden geçirmek istiyoruz.
Mübarek Ramazan ayı, ilahi ziyafet ayı, Kur'an'ı Kerim baharı, ruhun ve kalbin tezkiye ayıdır. Bu ayda yüce Allah kullarına oruç tutma tevfikini sundu, böylece kullar ilahi kata niyaz ederek Allah tealadan mağfiret talebinde bulunuyor.
Kur'an'ı Kerim’de Ramazan ayından insanları hidayete erdirme ayı olarak söz ediliyor. Bu ayın ilk on günü rahmet, ikinci on ünü mağfiret ve son on ünü cehennem ateşinden kurtuluş ayıdır.
Mübarek Ramazan ayı için beyan edilen faziletler ve sevaplar sayısızdır ve kesinlikle bu ayın hakikatini idrak eden ve söz ve amellerinde kullanan kullara özeldir. İmam Humeyni -ks- mübarek Ramazan ayını içinde insan bir çok berekete kavuştuğu ay olarak görüyor ve bu bereketlerin de ancak bu aydan yararlanma tevfikine nail olan insanları kapsadığını belirtiyor.
İran İslam Cumhuriyeti nizamının kurucusu mübarek Ramazan ayında özel ilgi duyardı ve bu aya girmeden önce ıslah olmaya, nefsimizi tehzip etmeye ve nefsani heva ve hevesleri terketmeye ihtiyaç duyduğumuzu ve zahir ve batınımızı geçmişe göre değiştirmemiz gerektiğini ve tevbe ederek kendimizi Allah ile konuşmaya hazır hale getirmemiz gerektiğini beyan ederdi.
İmam Humeyni -ks- mübarek Ramazan ayında oruç tutan insanlara şu tavsiyede bulunurdu: kendinizi ıslah ederek hak tealaya teveccüh edin, uygunsuz amel ve davranıştan kaçının. Eğer maazallah bir günah işlediyseniz, mübarek Ramazan ayına girmeden önce tevbe edin ve dilinizi hak tealaya münacata alıştırın.
İmam Humeyni -ks- kulların ve oruç tutan insanların ıslah şartını gıybet ve töhmetten uzaklaşma şeklinde beyan ediyor ve insanın organlarına hakim olması tuttuğu orucun hak teala katında kabul görmesine ve oruçlu insanın ilahi rahmetten yararlanmasına vesile olacağını ve böylece orucun insanın şeytan vesvesesine karşı sağlam bir kalkan olacağını belirtiyordu. İmam Humeyni bu amelleri için insan Allah ile ahitleşmesi ve tarihi bir karar alması gerektiğini belirterek şöyle diyordu: Allah ile ahit bağlayın ki mübarek Ramazan ayında gıybet, töhmet ve kötü sözden kaçınacaksınız. Dilinizi, gözünüzü, elinizi, kulağınızı ve diğer organlarınızı kontrol altına alın. Amellerinizi ve sözlerinizi gözetleyin. Belki şayeste amelleriniz için Allah teala size inayet gösterir ve tevfik inayet eder ve ve Ramazan ayın bitince ve şeytanın zinciri açılınca umulur ki siz de ıslah olmuş olur ve artık şeytana aldanmazsınız.
İmam Humeyni’nin -ks- mübarek Ramazan ayında özel programlarından biri ibadet ve teheccüttü. İmam ibadeti ilahi aşka kavuşmanın yolu bilir ve aşk vadisinde ibadete cennete ulaşma aracı olarak bakmamak gerektiğini vurguluyordu. Bu konuda imamın yakın arkadaşlarından biri şöyle diyor: bu ayda İmam bu aya uygun biçimde has bir değişim yaşıyordu, öyle ki ay boyunca Kur'an'ı Kerim tilavet etmek ve dua okumak ve Ramazan ayı ile ilgili müstahapları yerine getirmekle geçiriyordu.
Mübarek Ramazan ayının önemli ibadetlerinden biri, Kur'an'ı Kerim tilavet etmek ve mana ve tefsirlerini derinlemesine düşünmektir. Kur'an'ı Kerim Ramazan ayında nazil olduğundan ve bu ayda ayetlerini tilavet etmek büyük faziletleri olduğundan, İslamî rivayetlerde Ramazan ayından Kur'an'ı Kerim baharı şeklinde söz edilmiştir. İmam Humeyni -ks- de mübarek Ramazan ayında Kur'an'ı Kerim tilavetine özel özen gösteriyordu. İmam ele geçirdiği her fırsatta velev ki kısa olsun, Kur'an'ı Kerim tilavet ederdi. Nitekim imamın hatta genellikle boş bekleyişle geçen iftar sofrası hazırlanıncaya kadar Kur'an'ı Kerim tilavet ettiği görülmüştür.
İmam Humeyni -ks- akşam namazından sonra sabah namazına kadar Kur'an'ı Kerim tilavet ederdi. İmama Necef kentinde eşlik eden arkadaşlarından biri şöyle diyordu: İmam Humeyni -ks- mübarek Ramazan ayında her gün Kur'an'ı Kerim’den on cüz’ü tilavet ederdi, yani her üç günde bir kez Kur'an'ı Kerim hatim ederdi. Bundan başka her yıl mübarek Ramazan ayından önce gözetlediği bazı kişiler için bir kaç kez Kur'an'ı Kerim hatim edilmesi yönünde talimat verirdi.
Kur'an'ı Kerim’in nazil oluşu, Kadir gecesi, meleklerin ve ruhun yeryüzüne inmesi, kaderlerin belirlenmesi ve diğer bazı durumların her biri semavi birer maide ve manevi yemek gibidir ve bu yüzden mübarek Ramazan ayın ilahi ziyafet ayı olarak adlandırılmıştır.
İmam Humeyni’ye -ks- göre Ramazan ayı ziyafet ayıdır ve Allah teala herkesi kendi ziyafetine davet etmiştir. İmam bu ziyafetin önemli hakkında şöyle diyordu: madde aleminde Allah’ın ziyafeti demek bizi tüm dünyevi şehvetlerden sakındırmak demektir.
İmam Humeyni’ye -ks- göre ilahi ziyafeti idrak etmemek, insanın uygulamaları ile doğrudan orantılıdır. Özellikle bu dönemde insanlara zulümler ve savaşlar reva görüldüğü bir dönem, ıslah olmamak ve mübarek Ramazan ayında ilahi ziyafeti idrak etmemenin sonucudur. İmam bu konuda da şöyle diyordu: hepiniz ilahi ziyafete davet edildiniz, hepiniz Allah’ın misafirisiniz ve misafir olmak, terketmek demektir. Eğer insanda zerre kadar nefis varsa bu ziyafete katılmamıştır ve eğer katılmışsa da faydalanmamıştır. Dünyada gördüğünüz tüm bu kavgalar ve savaşlar bu ziyafetten yararlanmamış olmanın ve Allah’ın davetini kabul etmemiş olmanın sonucudur. Bu davete lebbeyk demeye çalışın.
Öte yandan İmam Humeyni -ks- hakiki oruç tutan insan ne zulmettiğini ne de zulme boyun eğerek mazlum konuma düştüğünü belirtiyor. İmam bu konuda da şöyle diyordu: eğer şu mübarek Ramazan ayında Müslümanlar hep birlikte ilahi ziyafete girmiş olsaydı, eğer tezkiye ve arınmış olsaydı asla zulme boyun eğmezdi. Zulme boyun eğmek, zalim gibi zulmetmek gibidir, her iki durum tezkiye etmemenin sonucudur. Eğer biz bu noktaya ulaşmış olsaydık ne pasif olup zulme boyun eğerdik, ne de zalim olurduk. Bunların hepsi tezkiye olmamış olmaktan kaynaklanır.
Mübarek Ramazan ayını faziletlendiren bir başka özellik kader gecesi ve kaderlerin belirlenmesi bu ayda yer almasıdır. Kadir gecesi bin aydan daha üstündür ve melekle bu gecede Allah’ın izniyle yeryüzüne iner ve kulların yıl boyunca kaderini belirler. Kadirden maksat, takdir, belirleme ve ölçmedir. Allah teala Kadir gecesinde beşerin bir yıllı hayatını ve mematını, rızkını, saadetini ve şekavetini ve bunun gibi durumlarını belirler.
İmam Humeyni -ks- Kadir gecesi hakkında yaptığı açıklamada, ilahi ziyafeti girmek için hazırlık yapma sürecinde, nefsin selameti ve hidayet nuru olan bazı önemli ve zaruri etkenlere işaret ettikten sonra şöyle diyor:
Kadir gecelerini ve Kur'an'ı Kerim’in nazil olduğu Beşar Esad gecenin bereketlerini idrak etmeye çalışalım, zira alemin tüm saadeti bu gecede nazil olmuştur ve bu açıdan Kadir gecesi alemin tüm gecelerinden daha üstündür.
İmam Humeyni -ks- şöyle diyor: eğer mübarek Ramazan ayı bittikten sonra amellerinizde ve davranışlarınızda hiç bir değişiklik yoksa ve yolunuz ve yordamınız bu aydan öncekinden farklı değilse sizden istenilen orucun gerçekleşmediği anlaşılır.
İmam Humeyni -ks- mübarek Ramazan ayından ancak ilahi olmuş olarak çıkmak gerektiğini mümin insanın bayramı bu ayın sonunda yattığını belirterek şöyle diyordu: şunu düşünün ki eğer bu aydan doğru biçimde çıkarsanız o zaman bayramınızdır. Bayram, bu ziyafete girenlerindir, bu ziyafetten yararlananlarındır. Nasıl ki zahiri şehvetleri terketmişse, insanın yolunda en büyük engel olan batıni şehvetten de el çekmiş olmalıdır.
Mübarek Ramazan ayı insanı bir çok işte muvaffak edebilir. Mübarek Ramazan ayı insanı bir sonraki mübarek aya kadar kendini kontrol edebilecek ve ilahi rızanın dışına çıkmasını önleyebilecek şekilde değiştirebilir.
Bir kez daha İmam Humeyni’nin rihlet yıldönümü dolaysıyla taziyelerimizi sunuyor ve mübarek Ramazan ayı nefsi tezkiye etme ve günahlardan uzak durma ayı olmasını niyaz ediyoruz.