Haziran 16, 2018 19:48 Europe/Istanbul

Evet, oruçlu dostlar, mübarek Ramazan ayının pak ve duru günlerini idrak ediyoruz. Umulur ki ibadetleriniz hak teala katında kabul görür ve bu has anların kıymetini daha fazla idrak ederiz. Bu anlar büyük manevi faydalarla beraberdir.

İmam Seccad -s- mübarek Ramazan ayının dualarından birinde yüce Allah’a şöyle münacat eder: Ey yüce Rabbim, bu ayda bizi yakınlarımıza iyilikte bulunmaya ve onları ziyaret etmeye ve komşularımıza ihsanda bulunmaya muvaffak eyle, malımızı haksız olarak eklenenlerden arındırmaya ve zekat ödeyerek pak etmeyi ve bizden kopanlarla birleşmeye muvaffak eyle.

Oruç tutmanın faydalarından biri tüm insanların ister gani ister fakir, ilahi katın huzuruna çıkmaya ve zengiller mağdurların ve yoksulların açlık duygusunu tatmaya ve onların yardımına koşmaya zemin oluşturmasıdır. Gerçekte oruç ibadeti sosyal katılıma vesile olur, ganiler fukarayı ilahi sofralara davet eder ve onlarla irtibat kurar.

Günlerden bir gün adamın biri Resulullah’ın -s- huzuruna çıkar ve şöyle arzeder: Ya Resulullah, benim akrabalarım vardır, ben onlara iyi davranıyorum, ama onlar beni eziyet ediyor ve ben de onlarla ilişkimi kesmeye karar verdim. Bu sözleri duyan Allah Resulü -s- adama şöyle buyurur: o zaman Allah da seni terkeder. Adam ne yapması gerektiğini sorar. Allah Resulü -s- şöyle buyurur: seni mahrum bırakana iyilik et, senden kopanla irtibat kur ve sana zulmedeni affet. Ne zaman bunu yaparsan Allah de senin yanında olur.

Gerçekte en büyük ibadetlerden biri, Allah’ın kullarına hizmet etmek ve ilahi nimetleri onlara yardım etme yolunda harcamaktı. Bu yolda sadece maddi yardım söz konusu değildir ve bunun yanında insan başkalarının sorununu çözerse ve bir sıkıntısını giderirse, bu da başlı başına ihsan sayılır. Yine bir müminin gönlünü şad etmek de ihsandır. İmam Sadık -s- şöyle buyurur: din kardeşinin yüzünden bir tozu silen kimseye Allah teala on mükafat ve sevap yazar ve din kardeşinin yüzüne bir tebessüm konduran kimseye hasenat yazılır.

Mübarek Ramazan ayında zekat vermek ve ikramda bulunmanın başka cilvlesi vardır ve ilahi kata yakınlaşma vesilesi vardır. Zekat mümin insanın malından şer’i kurallara göre çıkardığı ve fukaraya verdiği ilahi haktır. Kur'an'ı Kerim bir çok ayette zekat meselesine ve önemine değinmiştir. Maide suresinin 12. Ayetinde açıkça cennete girmenin şartı zekat olarak beyan edilmiştir. Ayet şöyle buyurmakta:

Ben, muhakkak sizinle beraberim. Namazı dosdoğru kıldığınız, zekatı verdiğiniz, peygamberlerime iman ettiğiniz ve onlara yardımda bulunduğunuz, (mallarınızı) Allah yolunda güzelce sarfettiğiniz takdirde, günahlarınızı mutlaka örter ve sizi altından ırmaklar akan cennetlere korum.

Kur'an'ı Kerim’in bir başka yerinde zekat namazın yanında zikrediliyor ki bu da namazın hak teala karşısında tevazu ve eğilmek ve zekat da bireysel ve sosyal yaşamda eksiklikleri gidermekle beraber, birlikte saadet ve kurtuluşu güvence altına aldığını ortaya koyuyor. Yüce Allah Tevbe suresinin 71. Ayetinde zekat verenlerin üzerine rahmet gölgesini sereceğini ve onlara özel inayet göstereceğini belirterek şöyle buyuruyor:

Erkek ve kadın bütün müminler birbirlerinin dostları ve velileridirler. İyiliği emrederler, kötülükten vazgeçirirler, namazı kılarlar, zekâtı verirler, Allah'a ve Resulüne itaat ederler. İşte bunları Allah rahmetiyle yarlığayacaktır. Çünkü Allah azîzdir, hakîmdir.

Zekat 9 şeyin üzerine vacip olur. Bunlar buğday, arpa, hurma, üzüm, altın, gümüş, deve, inek ve koyundan ibarettir. Kim bu mallardan herhangi birini sahip ise, fıkıh kitaplarında belirlenen kurallara göre bir kısmını İslam kaynaklarında öngörülen alanlarda sarfetmesi gerekir. gerçekte zekat, insanın kendi malından çıkardığı ve fukaraya verdiği paya verilen addır. Zekat ödemek malın bereketini ve hayırını arttırmakla beraber zekat ödeyen kimsenin ruhuni de kötülüklerden arındırır.

Zekat çeşitlerinden biri, fıtra zekatıdır. Bu zekat Ramazan bayramına bağlanan gecede gani insanlar için vacip kılınan vergidir. Bu zekatta aileden sorumlu kimselerin üç kilogram buğday veya Mısır veya pirinç veya ekmek veya bunlardan hangisini en çok tüketiyorsa üç kilogramının bedelini kendisi ve aile fertlerinin her biri için bu miktarı fakire vermelidir. Bu tür bir zekat gıda maddeleriyle ödendiğinden yoksulların gıda ihtiyacını karşılamakta etkili bir kaynak olabilir. İlahi has rahmet herkesi kapsamaz, ancak Allah teala zekat ödeyen mümin ve takvalı kullarını özel rahmetinden yararlandırır.

Kur'an'ı Kerim bu konuda Araf suresinin 156. Ayetinde şöyle buyurur:

"Ve bize hem bu dünyada bir iyilik yaz, hem de ahirette. Biz gerçekten de tevbe edip senin hidayetine döndük." Buyurdu ki, azabım var, onu dilediğime isabet ettiririm, rahmetim de vardır , o ise her şeyi kaplamış ve kuşatmıştır. Onu da özellikle korunanlara, zekatını verenlere ve âyetlerimize inananlara mahsus kılacağım.

İmam Sadık -s- da yüce Allah katında en sevilen kullar en cömert olanları olduğunu ve en cömert insanlar da malının zekatını ödeyen kullar olduğunu buyurur.

Allah’ın ziyafet ayı ramazanın insanlar için oluşturduğu en önemli irtibat zeminlerinden biri insanı çevresinde olup bitenlerin üzerinde daha fazla odaklanmasını sağlamaktır. Bu durum insanı malının bir kısmını bağışlamak ve bu yoldan gönülleri yakınlaştırma yolunda adım atmasına yardımcı olur. Muhtaç insanlara ikramda bulunmak ve onlara iftarlık vermek mübarek razaman ayının güzel sünnetlerinden biridir. Bu tür gelenekler sosyal ilişkileri pekiştirir ve müslümanların arasında kardeşlik duygusunu pekiştirir.

İslam dini esas itibarı sevgi ve şefkat dinidir ve insanların ilişkileri saygı ve sevgi temelinde olmasını vurgular. İslam Peygamberi -s- başkaları ile sosyal ilişkilerinde insanlara azami derecede sevgi ve şefkatle davranırdı. Kuşkusuz ilişkileri sevgi ve saygı temelinde olan bir toplum her daim hak rahmetinin gölgesinde yer alır. Bu yüzden mübarek Ramazan ayında iftarlık vermek, İslam Peygamberi -s- üzerine sık sık vurgu yapacak kadar önemlidir, velev ki verilen iftar bir hurma veya bir yudum su olsun.

Bu çerçevde İslamî İran’da mübarek Ramazan ayında camilerde, sokaklarda, evlerde ve her yerde manevi Ramazan ayı sade iftar sofraları ile şenlenir ve oruçlu insanlar iftar sofralarına davet edilir. Burada iman duygusu sevgi, şefkat ve ihlas şeklinde kendini gösterir ve muhabbet de sosyal amelde ve davranışta ve özellikle sosyal vaciplerde zuhur eder. Ve böylece namaz ve ibadet ehli olanlar en çok bağışta ve infakta bulunan ve başkalarının hakkını eda eden insanlardır.

Mübarek Ramazan ayında yoksullara ve yetimlere ikramda bulunmak ve oruçlu insanlara iftar vermek özel bir yeri vardır. Umulur ki hepimiz bu faziletli ayda başkalarına ve özellikle yetimlere daha fazla özel gösterir ve onları unutmayız.