Temmuz 01, 2018 21:06 Europe/Istanbul

Tam tevbe, günahtan pişman olmaktır ki ne zaman günah işlersen Allah’tan af talep edersin ve bir daha asla o günahları işlemezsin.

Sokak çok dardı ve içinde az sayıda ev bulunuyordu. Sokağın sonunda ağaçlarının dalları duvarın kenarından sarkan bir bahçe vardı. Sokağı çok az bir ışık aydınlatıyordu ve bu yüzden sokaktan geçmekte olan adamın yüzünü teşhis etmek çok zordu. Sokağın havası Fuzeyl bin Ayyaz için uygun bir fırsattır. Fuzeyl kervanların ondan korktuğu bir eşkiya idi, zira kervanların yolunu kesiyor ve mallarını yağmalıyordu.

 

Fuzeyl bir kaç günden beri bu sokağı ve sokağın sonundaki evin sakinlerinin giriş çıkışlarını gözetliyordu. Şimdi Fuzeyl ev halkı bir kaç günden evden ayrıldıklarını biliyordu ve bu yüzden gece yarısı olmasını ve sokağın iyice tenhalaşmasını bekliyordu. Bahçedeki Çekirgelerin sesi sokağı doldurmuştu. Fuzeyl sokağa girdi ve gecenin kararlığından yararlanarak evin yüksek duvarına tırmandır. Duvarın tepesine çıktığında karşı tarafa inmek istedi. O sırada çok hoş bir ses duydu. O ses Fuzeyl’i duvarın üzerinde adeta dondurmuştu. Biraz daha dikkatlice dinlediğinde, o sesin abid ve muttaki biri olan ve o evin koşluğundaki evde yaşayan ve o sırada ibadetle meşgul olan bir adamın sesiydi. Adam gecenin sessizliğinden faydalanarak Kur'an'ı Kerim kıraat ediyordu. Adam Kur'an'ı Kerim’i her dinleyenin hayran bırakacak kadar hoş ve güzel bir ahengle okuyordu.

 

Fuzeyl de yerinden kımıldamadan adamın güzel tilavetine kulak veriyordu. Abid adam Kur'an'ı Kerim tilavetinde Hadid suresinin 16.ayetine gelmişti. Ayet şöyle buyurmaktaydı:

İman edenlerin Allah'ı anma ve O'ndan inen Kur'an sebebiyle kalplerinin ürpermesi zamanı daha gelmedi mi?

 

Abid adam bu ayeti öyle tilavet ediyordu ki duvarın tepesinde oturan Fuzeyl sanki Allah teala günahkar kulu Fuzeyl’e hitap ettiğini ve şöyle buyurduğunu düşünmeye başladı: Ey Fuzeyl, daha ne kadar hırsızlık ve yağma yapacaksın? Daha ne kadar taş kalplı olacaksın? Daha ne kadar gaflette yaşayacaksın? Daha ne kadar haram yiyecek, yalan söyleyeceksin?

Fuzeyl kendi kendine ayeti tekrarlıyordu: İman edenlerin Allah'ı anma ve O'ndan inen Kur'an sebebiyle kalplerinin ürpermesi zamanı daha gelmedi mi?

Fuzeyl sarsılmıştı, kendi kendine şöyle dedi: Allah’ım, şimdi zamanı gelmiştir.

 

Bu olaydan sonra Fuzeyl tevbe etti, kesin tevbe, öyle has bir tevbe ki bir daha günah işlemedi, öyle bir tevbe ki Fuzeyl’in ünlü bir abid ve muttaki olmasına yol açtı, öyle bir tevbe ki tüm insanlar onun karşısında huzu içinde oldu.

Rivayetlere göre Fuzeyl kameri 101 veya 105 yılında Semerkand yöresinde ve Ebiverd kentinde dünyaya geldi ve kameri 187 yılında da 10 Muharrem gününde Mekke’de hayata gözlerini yumdu.

 

İslam Peygamberi -s- şöyle buyurmuştur:

Tam tevbe günahtan pişman olmaktır ki ne zaman günah işlersen Allah’tan af talep edersin ve bir daha asla o günahları işlemezsin.