Otuz gün, otuz hikaye - 8
Dünyada insanları daha çok eziyet edenler kıyamet gününde ve yüce Allah huzurunda çekecekleri azap tüm insanlardan daha ağırdır.
Asrı saadette Allah Resulü -s- döneminde ensardan biri bir bahçesi vardı ve yaşadığı evin yakınında da bir başka bahçe yer alıyordu. Semere bin Condab adında bir adam bu bahçede bir hurma ağacı vardı. Semere arada bir geliyor ve hurma ağacına baş vuruyor ve ağacı ile ilgileniyor ve hurmalarını topluyordu. Ancak Semere ne zaman ağacına baş vuracak olursa ev halkının durumuna itina etmeden ve haber vermeksizin içeri giriyordu. Ev halkı Semere’nin bu davranışından çok rahatsız oluyordu. Evin sahibi Semere’den ne zaman içeri girmek istiyorsa, habersiz girmemesini ve onlara haber vermesini rica etmişti, ancak Semere inanılmaz bir şekilde onların ricasını umursamıyor ve yine istediği zaman haber vermeden bahçeye giriyordu.
Bir gün ensar adam mecburen İslam Peygamberi’nin -s- huzuruna çıktı ve Semere’den şikayetçi oldu ve şöyle arzetti: bu adam haber vermeden evime giriyor ve benim ve ailemin huzurunu bozuyor. Sizden ricam ona benim evimi habersiz girmemesine söyleyin.
İslam Peygamberi -s- bunun üzerine Semere’yi çağırdı ve ona şöyle buyurdu: şu Ensardan adam senden şikayetçi, senin ona haber vermeden evine girdiğini ve onun ailesini istemediği durumlarda gördüğünü söylüyor. Bundan sonra önce izin al sonra gir ve haber vermeden evine girme. Ancak Semere bunu kabul etmedi ve İslam Peygamberi’nin -s- sözünü itaat etmedi. İslam Peygamberi -s- bu kez şöyle buyurdu: o zaman hurma ağacını sat. Fakat Semere bu öneriyi de kabul etmedi. Allah Resulü -s- hurma ağacı için fiyatının çok üstünde bir fiyat önerdi, fakat Semere inat etmeye devam etti ve o ağacı satmadı.
İslam Peygamberi -s- bu kez Semere’ye şöyle buyurdu: eğer bu ağacı satarsan, cennette sana bir ağaç verilecek. Ama Semere yine kabul etmedi. Semere şöyle diyordu: ne hurma ağacımdan vaz geçiyorum, ne de bahçeye girerken bahçenin sahibinden izin alırım.
Semere’nin bu davranışı ile karşılaşan Allah Resulü -s- şöyle buyurdu: sen başkalarına zarar veren ve şartları zorlaştıran birisin. İslam dininde bu tür özelliklere yer yoktur.
İslam Peygamberi -s- ardından Ensardan adama şöyle buyurdu: git ve o hurma ağacını kopar ve Semere’nin önüne at. Ensardan adam büyük bir sevinçle gitti ve bu işi yaptı. Bunun üzerine Allah Resulü -s- Semere’ye şöyle buyurdu: şimdi git ve ağacını istediğin yere ek.
İslam Peygamberi -s- şöyle buyurmuştur: Dünyada insanları daha çok eziyet edenler kıyamet gününde ve yüce Allah huzurunda çekecekleri azap tüm insanlardan daha ağırdır.
Günlerden bir gün Hz. Cebrail -s- İslam Peygamberi’ne -s- nazil oldu. Hazret ona şöyle buyurdu: Ey Cebrail beni nasihat et. Hz. Cebrail’in -s- İslam Peygamberi’ne -s- nasihatlerinden biri şöyleydi: Müminin şerefi, gece namazı ve izzeti insanları eziyet etmekten el çekmektir.