Otuz gün, otuz hikaye - 10
Kıyamet gününde insanın amel mizanına iyi huydan daha üstün bir şey konmaz.
Medine halkı arasında bu haber yayılmıştı. Haber kulaktan kulağa tüm Medine halkına ulaşmıştı. İslam Peygamberi’nin -s- sahabelerinden ve Evs aşiretinin lideri vefat etmişti. Evs ve Hazrec aşiretleri Medine’nin iki önemli aşiretiydi. Saad bin Maaz Müslüman olunca aşiretinin tüm fertleri de onu izleyerek Müslüman oldular, bu insanlar tüm kadınları ve erkekleri hep birlikte İslam dinini benimseyen ilk hanedandı. Saad bin Maaz Bedir ve Uhud savaşlarında İslam Peygamberi’nin -s- yanında müşriklerle savaşmıştı ve Resulullah efendimizin -s- yakınlarından ve müsteşarlarından biriydi. Handek savaşında Saad bin Maaz bacağından yaralandı. Medine halkı Saad’ın sağlık durumu pek iyi olmadığını biliyordu ve sonunda yaraların ağırlığı ve aşırı kan kaybı yüzünden vefat etti.
Allah Resulü’ne -s- Saad bin Maaz’ın vefat ettiği haber verildi. Resulullah efendimiz -s- yerinden kalktı ve Saad bin Maaz’ın evine gitti. Hazretin talimatı üzerine kendisinin bizzat gözetiminde Saad’ın naaşı gusül edilerek kefenlendi. Saad’ın cenazesi kaldırıldığında, İslam Peygamberi -s- yalın ayak ve abasız hareket ediyordu ve bazen tabutun sol tarafını ve kah sağ tarafını tutuyordu. Saad için hazırlanan mezara gelindiğinde o hazret bizzat mezarın içine girdi ve Saad’ın naaşını başkalarının yardımıyla mezara yerleştirdi ve ardından mübarek elleri ile mezarı örttü ve üzerine toprak döktü ve hazırlanan çamurla mezarın üzerindeki çatlakları doldurdu ve en son mezarın üzerine düz hale getirdikten sonra orada bulunan insanlara hitaben şöyle buyurdu: ben biliyorum, o yakında çürüyecektir, fakat Allah bir kulu bir işi yaptığında o işi sağlam yapmasını sever.
Saad’ın mezarı düz hale getirildiğinde Saad’ın annesi mezarın yanına geldi ve şöyle dedi: ey Saad cennet sana helal olsun. Allah Resulü -s- şöyle buyurdu: sakin ol ey Saad’ın annesi, bu yakinle Allah tarafından konuşma, şimdi Saad mezarın baskısının azabını çekiyor ve bundan rahatsızdır. Bu sözlerin ardından hepsi mezardan ayrılır.
O sırada Allah Resulü’ne -s- eşlik eden insanlar o hazrete arzetti: Ya Resulullah, siz Saad için şimdiye kadar başka hiç kimse için yapmadığınız işleri yaptınız. Siz yalın ayak ve abasız onun cenaze törenine katıldınız. Allah Resulü -s- şöyle buyurdu: melekler de yalın ayak ve abasızdı. Ben sadece onları izledim. Halk sordu: bazen tabutun sağını, bazen solunu tuttunuz? Hazret şöyle buyurdu: zira elim Cebrail’in elindeydi, o hangi tarafı tutarsa ben de o tarafı tutuyordum. Halk yine sordu: Ya Resulullah, Saad’ın cenazesine namaz kıldınız ve kendi mübarek ellerinizle onu mezara koydunuz ve kendi ellerinizle mezarını yaptınız, ama yine de Saad mezarın baskısını yaşadığını ve mezarında azap çektiğini buyuruyorsunuz? Allah Resulü -s- şöyle buyurdu: evet, zira Saad ailesine karşı kötü davranıyordu.
Evet değerli doslar, Allah Resulü şöyle buyurmuştur:
Kıyamet gününde insanın amel mizanına iyi huydan daha üstün bir şey konmaz.
O hazret yine şöyle buyurur: Allah katında en iyi kullar, huyları daha iyi olanlardır.