Semavi nidalar - 12
fırsatları değerlendirmek, mantıklı ve akla uygun bir amel ve dini öğretilerce üzerine vurgu yapılan bir konudur.
Bu arada mübarek Ramazan ayı da azami derecede yararlanmak gereken çok kıymetli bir fırsat sayılır.
Bu ayda olumlu yönleri takviye etmeli, geçmişteki hataları telafi ederek kendimizi yetiştirmeli ve ilahi ve insani değerlerle dolu bir dünya yaratmalıyız.
Geçen bölümde müminlerin pratik sorumluluklarından söz edeceğimizi söylemiştik, zira amel, imanın ayrılmaz bir parçasıdır, nitekim Kur'an'ı Kerim nerede iman’dan söz etmişse hemen ardından amelden ve mısdaklarından da söz etmiştir.
Genel bir bakışta pratik sorumlulukları söz ve davranış olmak üzere iki bölüme ayırmak mümkün. Buna göre ilkin sözle ilgili sorumluluktan söz etmek istiyoruz, zira dil insanların içinde ve düşüncelerinde yer alan niyetleri beyan eder. Kur'an'ı Kerim bu bağlamda iman edenlere ilahi takvayı ve metin ve sağlam konuşmayı tavsiye ediyor.
Dil en büyük ilahi nimetlerden biridir. Bu nimete şükretmenin en iyi yolu, ondan en iyi şekilde yararlanmaktır. Ahlak alimlerinin belirttiği üzere: dil insan vücudunun en bereketli organı ve itaat etmek, hidayete erdirmek ve ıslah için en etkili araçtır.
İslam Peygamberi’nden bir hadiste şöyle okumaktayız: Allah’ın kullarından hiç kimsenin imanı, kalbi doğru olmadıkça doğru olmaz ve bu da ancak dilini doğru ve kontrollü kullanmasına bağlıdır.
Biraz önce Kur'an'ı Kerim’den aktırdığımız ayete kavl-i sedid tabiri güçlü ve sağlam, hakka uygun ve aksamayan anlamında kullanılmıştır. Bazı müfessirler ise bu tabiri sevap, yalan ve lağvden arınmış, zahir ve batının bir olması, salah veya gelişme olarak yorumlamıştır.
Kur'an'ı Kerim kavl-i sedidden söz etmeden önce ilahi takvaya vurgu yapmıştır. Buna göre eğer takva caydırıcı güç olarak mümin insanda kök salmamışsa ve onu sapkınlıklardan koruyarak faziletlere sevketmiyorsa, insan kavl-i sedide bağlı olamaz, zira metin ve sağlam sözün çıkış noktası iman ve takvadır. Bir hadise göre: İslam Peygamberi -s- bu ayeti tilavet etmeden asla minbere çıkmazdı: ey iman edenler ilahi takva edinin ve hak sözü söyleyin.
Kavl-i sedid işaretlerinden biri hikmet ve ibret almakla beraber olmasıdır. Bu yüzden sıfatlarından biri hekim olmak olan Allah teala İslam Peygamberi’ne -s- şöyle emrediyor: insanları hikmetli ve nasihat veren sözlerle Allah yoluna davet et.
Kuşkusuz eğer bir söz hikmetli ve sağlam söz olursa, muhatabını da etkiler ve özellikle hayırsever ve hikmet içerikli söz olursa, muhatapların kalbine nüfuz ederek saygı görür. Zira tüm insanlar fıtri olarak ilkeli ve mantıklı sözlerden zevk alır. Belki de bu yüzden Kur'an'ı Kerim Bakara suresinde şöyle buyurur:
Allah hikmeti dilediğine verir. Kime hikmet verilirse, ona pek çok hayır verilmiş demektir. Ancak akıl sahipleri düşünüp ibret alırlar.
Kuşkusuz Kur'an'ı Kerim’in tüm hasmane tutumlara karşın etkili oluşu ve tarih boyunca ve şimdiki çağda kalıcı oluşunun sırrı, ayetlerinin hikmetli oluşudur. Kur'an'ı Kerim ayetleri o kadar güçlü ve sağlamdır ki üzerinden 15 asır geçtiği halde ve tüm ilmi ve dini topluluklara çağrılarına rağmen hiç bir değil bir sure, Kur'an'ı Kerim’e benzer bir tek ayet bile getirememiştir. Kur'an'ı Kerim bu konuda da şöyle buyurmakta:
Elif. Lâm. Râ. (Bu sana indirilen), hikmet sahibi (ve) her şeyden haberdar olan (Allah) tarafından âyetleri sağlamlaştırılmış, sonra da açıklanmış bir kitaptır.
Dolaysıyla eğer hekim olan Allah iman edenlere ve muttaki insanlara mantıklı ve sağlam konuşmalarına emrediyorsa bunun sebebi, onların hikmetli bir kitap gönderen ve hikmetli olan bir Allah’a iman etmiş olmaları ve hikmetli konuşan ve nasihat eden ve insanları Allah tealanın belirlediği yolda hidayete erdirdiği bir peygamberin mektebinde yetiştikleri içindir.
Amaçları öz Muhammedi -s- İslamı tahrip etmek ve Amerikan İslam’ını yaygınlaştırmak olan İslam dini gibi rahmani bir dine düşmanlık edenlerin komploları ile en etkili mücadele yolu da kamuoyunu mantıklı ve ilkeli yöntemlerle aydınlatmaktır. Bu arada en etkili yöntemlerden biri söz ve amelleri ıslah etmektir. Eğer söz ve amel mantığa dayanır ve ilkeli olursa başkalarını cezbetmekte fevkalade etkisi olur. Bu yüzden Allah teala metin ve sağlam sözün üzerine tavsiyede bulunduktan sonra da kendisi iman edenlerin davranış ve amelini ıslah edeceğini buyurur. Yani eğer insan ölçülü ve mantıklı konuşursa, davranışları da kendiliğinden ıslah olur.