Temmuz 02, 2018 20:21 Europe/Istanbul

Geçen bölümde doğru, mantıklı ve sağlam söz anlamına gelen kavl-i sedid tabirinden söz ettik ve dedik ki ölçülü konuşa ilkesine bağlı kalmak, davranışlarımızın ıslah olmasına da zemin oluşturur.

Sağlam ve metin söze cazibe kazandıran davranışlardan biri iyi söz etmektir. Bu yüzden Kur'an'ı Kerim Bakara suresinde Müslümanlara başkaları ile iyi konuşmalarını tavsiye etmiştir.

İyi sözün ne olduğu ve ne gibi özelliklere sahip olması konusunda rivayetlerde çeşitli noktalara işaret edilmiştir. Örneğin söz uzun ve yorucu olmamalıdır, içinde kullanılan sözcükler insanı rahatsız etmemelidir, kullanılan sözcükler şeffaf ve açık olmalıdır, söylenen söz açık yüzle beyan edilmelidir, başkaların kendimizin sevdiği sözlerle konuşmalıdır, karşımızda duran da bir insan olduğundan, kişiliğine saygı gösterilecek şekilde konuşmalıdır. Söylenen söz insani ilişkileri geliştirmeli vahdete zemin oluşturmalı, kinleri ve küskünlükleri gidererek kalpleri birbirine yakınlaştırmalı ve sözün sonunda insanlar hoş anılarla ayrılmalı ve bir kez daha görüşmeyi arzu etmelidir.

 

Kendisi ahlak simgesi olan İmam Seccad -s- iyi sözün getirileri hakkında şöyle buyurur: iyi söz rızkı arttırır, ölümü erteler ve insanı ailesinde sevdirir ve onu cennete götürür.

Dolaysıyla iyi söz hem bu dünyada ve hem ahirette sonuç verir ve insanı cennete götürür. Kur'an'ı Kerim bu bağlamda Isra suresinin 53.ayetinde İslam Peygamberi’ne -s- şöyle buyurur: Kullarıma söyle, sözün en güzelini söylesinler.

Eğer yüce Allah peygamberine -s- kullarına en güzel sözleri söylemelerini söylemesini emrediyorsa, iyi ve güzel sözün ne denli önemli olduğunun işaretidir ve kim kendini Allah’ın kulu olarak görüyorsa bu ilahi emri canı gönülden benimsemesi ve bu ilkeye uyması gerekir.

 

Kur'an'ı Kerim iyi söze vurgu yapmaktan başka, diğer insanlardan duyduğumuz iyi ve güzel sözlere uymayı da tavsiye ederek şöyle buyurur:

Tâğut'a kulluk etmekten kaçınıp, Allah'a yönelenlere müjde vardır. Kullarımı müjdele: O kullarımı ki, onlar sözü dinlerler,sonra da en güzeline uyarlar. İşte onlar, Allah'ın doğru yola ilettiği kimselerdir. Gerçek akıl sahipleri de onlardır.

 

Bu ayette bir kaç nokta dikkat çekiyor. İlkin, bu ayette daha önceki ayet gibi Allah teala peygamberine müjdele diye buyuruyor. Allah teala nerede önemli bir konu söz konusu ise bu tür bir emir verir, aksi takdirde bu tabiri kullanması pek zaruri görünmüyor.

İkinci nokta şu ki Allah teala bir önceki ayet gibi kullarımı müjdele, diye buyuruyor. Ki bu tabir de özel bir ilginin işaretidir ve belki de tüm insanları kapsamadığını ve tüm insanların arasından Allah teala kullarım şeklinde tanımladığı bir grubu seçtiği anlaşılır.

 

Burada akla gelen soru şu ki bu grup ne gibi özellikleri vardır ki bu şekilde Allah tealanın ilgi odağına oturmuştur? Kur'an'ı Kerim bu alanda üç özelliğe vurgu yapıyor. Bu grubun ilk özelliği şu ki sürekli başkalarını söz ve görüşüne saygı gösterir ve hiç bir görüş dayatmadan karşı tarafın sözünü dinler. Bu durum ise bu grubun başkalarının sözünü tahammül etme gücü yüksek olduğunu ve hemen tepki vermediklerini gösteriyor.

 

Bu grubun bir başka özelliği, başkalarının sözünü dinledikten sonra o sözü değerlendirmeleri ve en mantıklı ve en ilkeli olan sözleri izlemeleridir. Kur'an'ı Kerim’in bu kesim için beyan ettiği bir başka özellik de şu ki Allah onları hidayete erdirmiştir. Bu tabir de bu grubun Allah tealanın özel ilgisine maruz kaldıklarını gösterir, özellikle Allah teala ayetin başında benim kullarım diye buyuruyor ve burada da Allah onları hidayete erdirdiğini buyuruyor.

 

Ayetin sonunda dikkat çeken son nokta onlar düşünce sahibidir, tabirinin kullanılmasıdır. Buna göre Allah’ın has kullarının en seçkin özelliklerinden biri düşünce sahibi olmalarıdır. Yani bu insanlar mantıkla ve her türlü kör bağnazlıktan uzak bir şekilde konuşur ve başkalarının sözlerini de akılcı bir şekilde değerlendirir ve tüm bunlar öz Muhammedi -s- İslam’ın ve hakiki izleyenlerinin göstergelerindendir. Dolaysıyla IŞİD gibi hiç bir mantık ve düşünceye dayanmaksızın her türlü cinayeti işleyen gruplar, kanatlar, tarikatlar ve terör örgütleri şeytanın kulları ve Amerikan İslamının yetiştirdiği iblislerdir.

Allah tealadan bu bereketli ayda tüm insanlara din yolunda akıl ve düşüncelerini doğru kullanma tevfikini inayet buyurmasını niyaz ediyoruz.